Site icon Mesime ÜNALMIŞ

UMUTSUZ GELECEKLERE UMUT OLUNMALI

Reklamlar

Bugün kızımı okul çıkışında aldıktan sonra yürüyerek eve doğru ilerliyorduk. Sokaklar öğrencilerle dolup taşmıştı. Hepsinin  yüzündeki ifade aynıydı. Mutsuzluk, umutsuzluk, umursamazlık ve çaresizlik vardı. Bu tablo derinden etkiledi beni. Birinci  sınıfa giden kızımın potansiyelinin farkındaydım. Zeki bir çocuk, ancak her sabah erkenden uyandırdığım, sonra okula göndermek için hazırladığım, ardından okul çıkışı aldıktan sonra, dinlenmesine fırsat vermeden ödevlerini yapması için baskı yaptığım kızımı nasıl bir gelecek bekliyordu. Bende her ebeveyn gibi endişeleniyorum. Geç saatlere kadar ödevleriyle boğuştuğumuz çocuklarımızı, sevgiye en ihtiyaç duyacağı yıllarda, sınav koşularına hazırladığımız çocuklarımıza çok üzülüyoum.  

   Oysa kızım  gelecek vadeden bir çocuk. Ancak eğitim sisteminin en küçük kurbanlarından biri. İçi boşaltılmış eğitim sisteminde gençlerimiz heba oluyor.  Çocuklarımız vaktinin büyük kısmını okulda geçiriyor, eve geldiğinde dersleriyle ödevleriyle boğuşuyor. Böylece hayatı boyunca çok önemli değerlerin farkında olmadan büyüyor. Aile bağlarında çiddi kopukluklar meydana geliyor. Hiçbir şeye tahamül göstermeyen, dinlemeyen, sorgulamayan, kendisine dayatılan hayat tarzına boyun eğerek kaderlerine terk ediliyorlar. Sonra da büyüklerine karşı tutumları sorgulanıyor. Aile kavramı onların gözünde değersizleşiyor. Mutluluğu sokaklarda aramaya başlıyorlar.

Ancak sokakların hiç de güvenli olmadığı  bir ülkede yaşıyoruz artık. Her türlü suça bulaşma oranı giderek artıyor. Gençlerimizin ciddi anlamda yeteneklerini ortaya koyacağı bir ortam bulamadıklarında, bir girdabın içinde dönüp duruyorlar. Her karışına canımızı, kanımızı verdiğimiz, bu  topraklara ve  bu girdabım döngüsünde kaybolan çocuklarımıza sahip çıkmalıyız.

 Bir ülkenin en önemli unsurları, eğitim, devlet  kurumları, coğrafya bilgisi, tarih bilgisidir. Eğitim toplumun yapısını oluşturan çok önemli bir kurumdur. Her yıl deyişen eğitim sistemi çocuklarımızın hayellerini alt üst ederek, gelecek beklentisini farklı ülkelere giderek umut arayışlarına sebep olmuştur. Eğitimin içi boşaltıldığında çocuklarımızın diğer yargıları zarar görür. Ahlaklı bir toplum da oluşmaz. Biz bilinci, yerine ben merkezci düşünmeye başlarlar. Bu da hayat kalitemizi düşürür, daha güzel bir toplumda büyümemize engel olur. Çevremimize  karşı duyarsızlaştırarak, kötülcül düşüncelere iter. Hayat boyu hayvansal gereksinimizlerin peşine düşeriz. İnsani bir hayat yaşamına, ulaşmamız giderek zorlaştığı için, önümüze sunulan her şeye şükrederiz. Bugün ülkemizde korku politikalarıyla varlığını kabullendiren siyasiler, potansiyellerini daha doğru yönde kullanırlarsa bu güzel ülke yeniden şaha kalkabilir.

 Gençlerimizi kendi  alanlarda yetiştirip bilgi birikimlerini, bu ülkenin geleceğine yönelik işlerde potansiyellerini ortaya çıkarmalarını sağlayabilirler.  Liyakatı ön planta tutarak, her işi  ehli kişilere  teslim etmelerine olanak sağlanmalıdır. Aksi taktirde,  vasfını kaybeden kurumlar enkaz altında kalmaya devam eder.  Hem maddi, hem manevi yıkıma uğrayan bir millet, gelecekte söz sahibi de olamaz. Toplum  psikolojik, sosyolojik, ekonomik, ve ahlaki sorunlarla karşı karşıya kalır. Toplumun  değerler zinciri yara alarak kayboluyor. Varlıklarımızın bilincinde olmayan, nesiler yetişiyor. Kötülcül topluluklar, gençlerimizi emir komuta zincirinin bier kölesi haline getiriyor.  Aynı zamanda dini inançlar da zarar görüyor.

İnsanların dini görüşleri ırkçı zihniyetlerin etkisinde  kalarak inançları zedeleniyor. Bu inanç kültüründeki varyantların saplantıları karşısında,hiç istemedikleri  ateistler, deistler çoğalıyor. Baskıyla dayatılan her şey ellerinde patlıyor. Aklını kullanan gençlik, dini inançların bir sektör haline geldiğini görüyor ve tepki gösteriyor. Her konuda zedelenen insanlarımızın yüreğinde kalıcı hasarlar bırakıyorlar. Bu hasarlar toplumda sosyolojik, psikolojik, toplumsal travmalar, aile sorunları ve eğitilmemiş bir toplumu  enkaz altında  bırakıyor.

Bu gençlerimizi en kısa zamanda yeniden kazanmamız gerekiyor. Dünya hızla ilerlerken gençlerimiz başka ülkelerin ürettiği ürünleri kullanmak ve  tüketmek zorunda bırakılıyor. Çocuklarımızın bilinçaltına zarar veren  içerikler, oyunlar genç beyinlere empoze ediliyor. Ancak teknolojiyi doğru anlamda  kullananların sayısı parmakla gösterilecek kadar az olması, kafayı cennete gitmekle bozan bu millet dünyadaki gelişimlerin farkında olmuyor. Bugün atom bombasından çok daha etkili silahlar icat edildi.  Ekonomisi çiddi anlamda çökmüş bir ülkeye her kes zarar verebilir. Olaylar karşısında   topyekün bir duruş sergileyemeyen halk,  kaderine terk ediliyor. Ükemizin yeniden hak ettiği yere getirilmesi lazım. Çeşitli alanlarda başarı göstermiş olan sporcularımızın, her alanda kendilerini geliştirmesi lazım. Ülkemizi temsil eden tüm sporcuların ve sanatçıların dışarıda bizi temsil ettikleri için örnek olması açısından her türlü gelişime açık olması gerekiyor. Her anlamda ortak paydada buluşabileceğimiz bir gelecek diliyorum…

Exit mobile version