Site icon Mesime ÜNALMIŞ

Alevlerin İçinden Uyanan Umut.

Reklamlar

Alevlerin İçinden Uyanan Umut.

Göksu Deltası’nda güneşin ilk ışıkları sazlıkların arasından süzülürken kuş sesleri doğaya melodik bir huzur katıyordu. Rüzgâr, suyun yüzeyinde dans ediyor; kaplumbağalar kıyıda ağır adımlarla güne başlıyordu. Ancak bu dinginlik, ansızın yükselen kara dumanlarla boğuldu.

Alevler deltanın kalbine düştüğünde, orada yaşayan tüm canlılar için yaşam mücadelesi başlamıştı. Sazlıklar içindeki kuşlar panik içinde havalanıyor, böcekler ve küçük sürüngenler kaçacak bir yer arıyordu. Ancak bu yangın sadece doğayı değil, toplumu da sınayacaktı.

Anne kuş, yuvasına döndü. Yumurtaları hâlâ oradaydı. Yüreği korkuyla çarpıyordu. Hiç düşünmeden alevlerin arasına dalarak iki yavruyu gagasında taşıdı. Ancak geriye kalanları için tekrar geri dönmeliydi. Bu mücadele, sadece onun değil, tüm canlıların içindeki cesareti sınayan bir an olacaktı.

Kaplumbağa, suya ulaşmak için çabalarken ters dönmüştü. Çaresizlik içinde kıvranırken, önünden hızla geçen kuşu fark etti. Gagasında yavrularını taşıyan bu anne kuş, kendi hayatını hiçe sayarak çocuklarını kurtarmaya çalışıyordu. “Bir canlı, diğerini böyle koruyabiliyorsa biz de birbirimizi koruyabiliriz.” diye düşündü. Son gücünü topladı ve suya ulaşmayı başardı.

Böcek , yaprakların altına saklanmış, titreyerek yangını izliyordu. Kaçmalıydı. Ama nereye? Duman boğucu bir perde gibi her şeyi kaplıyordu. O an, tekrar alevlere dalan anne kuşu gördü. “Cesaret bulaşıcıdır.” diye düşündü ve en yakın taşın altına doğru hızla koştu.

Anne kuş, son yavrularını kurtarmayı başardığında vücudu yorgunlukla titriyordu. Yuvası artık yoktu ama yavruları güvenliydi. Gökyüzünde hâlâ kara dumanlar yükseliyordu. O an yavrularını kanatlarının altına aldı ve sessizce fısıldadı:
“Hayatta kalmanın en güçlü silahı birliktir.”
Tam o sırada, yangının etkisini azaltmak için insanlar su taşıyor, birbirlerine yardım ediyordu. Bir yanda doğanın çığlığı yükselirken, diğer yanda el ele veren insanlar umut taşıyordu.

Bir çocuğun gözleri yangın yerine dikilmişti. “Her canlının yuvası kutsaldır.” diye düşündü. Elleriyle taşıdığı kovayı bir yetişkine uzattı. Küçük bir harekettir belki ama büyük bir değişimin başlangıcıydı.

Gökyüzü hâlâ dumanlıydı. Ancak artık sadece bir felaketin izini taşımıyordu; aynı zamanda dayanışmanın, sevginin ve umudun simgesi hâline gelmişti.

09.06.2025
Mesime Elif Ünalmış

Exit mobile version