Site icon Mesime ÜNALMIŞ

Duygu’nun Dalgaları Bipolar Bozukluk Bölüm 10: Dalgalarla Baş Etmek

Reklamlar

Duygu’nun Dalgaları
Bipolar Bozukluk
Bölüm 10: Dalgalarla Baş Etmek

Duygu pencereyi açtı. Hava serindi ama içi sakindi. Gökyüzü griydi ama gözleri berraktı. Fazilet mutfakta şarkı söylüyordu. Sesini duyduğunda gülümsedi. Bu gülümseme, son zamanlarda daha sık uğruyordu yüzüne. Artık defterini açtığında cümleler daha uzun, daha tamamlanmıştı. Kelimeler hâlâ bazen eksikti ama duygular daha netti.

Bugün dalga yok. Sessizlik var. Fazilet şarkı söylüyor. Ben… ben dinliyorum.

Fazilet kahvaltıyı hazırlarken Duygu yanına geldi. “Bugün kahve içmek istiyorum,” dedi. “Ama seninle.” Fazilet gülümsedi. “İkimize birer fincan,” dedi. “Bugün kutlama var.”

“Ne kutluyoruz?” diye sordu Duygu.

“Senin barışını,” dedi Fazilet. “Kendinle. Görevle. Fırtınayla.”

Duygu sustu. Ama gözleri doldu. “Ben hâlâ dalgalanıyorum,” dedi. “Ama artık boğulmuyorum.”

Fazilet sarıldı. “Senin dalgan benim kıyımda duruyor,” dedi. “Ben hep buradayım.”

O gün Duygu defterine yazdı:

Bugün barış var. Görev durdu. Fırtına dindi. Fazilet gülümsüyor. Ben… ben tamamım.

İlk defa defterini kapattığında bir huzur vardı. Bir sessizlik. Bir tamamlanmışlık. Fazilet onun gözlerine baktı. “Senin hikâyen bitmedi,” dedi. “Ama bu bölüm kapandı.”

Duygu başını salladı. “Ben artık görev değilim,” dedi. “Ben sadece Duygu’yum.”

Fazilet kahkaha attı. Yüksek, neşeli, yankılanan bir kahkaha. Duygu güldü. Birlikte güldüler. Ev doldu. Hava ısındı. Gökyüzü hâlâ griydi ama içerisi bahardı.

O gece Duygu uyuyabildi. Fazilet onun yanına gelmedi. Çünkü gerek kalmamıştı. Duygu defterini açmadı. Çünkü içi sessizdi. Sadece bir cümle yazdı:

Bugün defter sustu. Çünkü ben konuştum. Fazilet dinledi. Dünya döndü. Ben… ben kaldım.

Sabah olduğunda Duygu kahvaltıya indi. “Bugün işe başvuracağım,” dedi. “Ama yavaş yavaş.” Fazilet gülümsedi. “Senin hızın başka,” dedi. “Senin ritmin başka.”

Duygu dışarı çıktı. Güneş yoktu ama rüzgar yumuşaktı. Adımları hafifti. Gözleri açık. Kalbi sakin.

Fazilet mutfakta şarkı söylüyordu. Duygu onu uzaktan duydu. Gülümsedi. Bu ses, onun pusulasıydı. Bu kahkaha, onun kıyısıydı.

Defterini son kez açtı. Son sayfaya yazdı:

Dalgalarla barıştım. Fırtınayla dost oldum. Fazilet hep buradaydı. Ben… ben artık buradayım.

Defteri kapattı. Rafına koydu. Pencereyi açtı. Derin bir nefes aldı. Gökyüzü hâlâ griydi. Ama Duygu’nun içi maviydi.
13.11.2025
Mesime Elif Ünalmış

Exit mobile version