Bölüm 8 – Duygu Dedektifleri: Kırgınlık Kumsalı
Kumdan Kale ve Kırılan Kalp
Sınıfta “Kumdan Kale” etkinliği vardı.
Çocuklar ikili gruplar halinde hayal kaleleri yapıyordu.
Gülce ve Zeynep bir kale inşa etti.
İçine “güven”, “oyun”, “gülümseme” yazdılar.
Ama Ali gelip kaleye dokundu.
Kale yıkıldı.
Zeynep bağırdı: “Neden yaptın!”
Ali güldü: “Sadece oyun!”
Gülce sessiz kaldı.
Ama içinde bir şey kırıldı.
Kale değil, kalbi…
Öğretmen Elif tahtaya yazdı:
“Kırgınlık = Beklediğin bir davranışın olmaması ve bunun seni üzmesi.”
Sonra çocuklara sordu:
“Bugün kalbiniz kırıldı mı? Neden?”
Gülce parmak kaldırmadı.
Ama defterine şunu yazdı:
“Bugün kalem değil, kale değil… Kalbim kırıldı. Ama kimse fark etmedi.”
Ertesi gün sınıfta “Duygu Dalgaları” etkinliği vardı.
Öğretmen Elif, yere büyük bir mavi örtü serdi.
“Bu örtü, Kırgınlık Kumsalı,” dedi.
Üzerine taşlar, deniz kabukları ve küçük kağıtlar yerleştirdi.
Her çocuk bir duygu dalgası seçip anlatacaktı.
Ali “pişmanlık dalgası”nı aldı.
“Dün kale yıkıldığında gülmem yanlıştı,” dedi.
Zeynep “öfke dalgası”nı seçti.
“Kalemimi kıran kuzenime bağırdım,” dedi.
Gülce sessizce “kırgınlık dalgası”nı aldı.
Kağıda şunu yazdı:
“Kale yıkıldığında kimse bana bakmadı. Ben de oradaydım.”
Öğretmen Elif tahtaya yazdı:
“Kırgınlık = İçimizde sessizce büyüyen bir üzüntü. Fark edilmezse dalga olur, taşır.”
Sonra çocuklara bir soru sordu:
“Bugün sizi kim fark etmedi?”
Gülce parmak kaldırdı.
“Ben kale yaparken çok mutluydum. Ama yıkıldığında kimse bana ‘üzüldün mü’ demedi.”
Sınıf sessizleşti.
Ali başını eğdi.
Zeynep Gülce’ye yaklaştı.
“Ben seni fark etmedim. Özür dilerim,” dedi.
Gülce gülümsedi.
“Ben de söyleyemedim. Ama artık dalgamı tanıyorum.”
Duygu defterine şunu yazdı:
“Bugün kırgınlık dalgasına bindim. Sessizdi ama güçlüydü. Söyleyince hafifledi.
“Beni Üzdün” Cümlesi ve Gülce’nin Cesareti
Sınıfta “Duygu Cümleleri” günüydü.
Öğretmen Elif tahtaya üç cümle yazdı:
- “Beni üzdün.”
- “Seni affediyorum.”
- “Ben de hata yaptım.”
Her çocuk bir cümleyi seçip birine söyleyecekti.
Ama önce “Duygu Aynası”na bakmaları gerekiyordu.
Aynaya bakıp kendi duygularını tanımak…
Sonra cesaretle ifade etmek.
Gülce aynaya baktı.
Kalbi hızlı atıyordu.
Ali’nin kale yıkma anı gözünde canlandı.
Zeynep’in bağırışı…
Ve kendi sessizliği.
Ali yanına geldi.
“Ben pişmanım,” dedi.
Gülce derin bir nefes aldı.
“Ali… beni üzdün,” dedi.
Sınıf sessizleşti.
Ama bu sessizlik bir kutlamaydı.
Çünkü Gülce ilk kez kırgınlığını dile getirmişti.
Öğretmen Elif tahtaya yazdı:
“Kırgınlık dile gelirse iyileşir. ‘Beni üzdün’ demek, hem kendini hem karşındakini özgürleştirir.”
Zeynep alkışladı.
Ali başını salladı.
Gülce gülümsedi.
Kırgınlık kumsalından cesaretle yürüyüp çıkmıştı.
Duygu defterine şunu yazdı:
“Bugün ‘beni üzdün’ dedim. Kalbim hafifledi. Kırgınlık artık içimde değil, kelimelerde.”
23.11.2025
Mesime Elif Ünalmış

