Bölüm 9 – Duygu Dedektifleri: Kıskançlık Koridoru
Gülce’nin “Ben de İstiyorum” Anı
Sınıfa yeni bir oyuncak geldi:
Renkli ışıklı bir hikaye projektörü.
Öğretmen Elif, her gün bir çocuğa hikaye anlatma görevi verdi.
İlk gün Zeynep seçildi.
Zeynep, projektörü aldı, ışıkları yaktı ve “Ayıcık Ayşe” hikayesini anlattı.
Herkes hayran kaldı.
Gülce kenarda oturuyordu.
İçinde bir şey kıpır kıpırdı.
“Ben de istiyorum,” dedi içinden.
Ama sonra sustu.
“Zeynep zaten hep seçiliyor,” diye düşündü.
Gülce’nin içi karıştı:
Hayranlık mıydı?
Kıskançlık mıydı?
Öğretmen Elif tahtaya yazdı:
“Kıskançlık = Bir başkasında olanı çok isteyip, kendini eksik hissetmek.”
Sonra ekledi:
“Bu duygu seni kötü yapmaz. Ama tanırsan, yönlendirebilirsin.”
Gülce defterine şunu yazdı:
“Bugün Zeynep çok güzeldi. Ama ben de olmak istedim. İçimde bir ‘ben de’ sesi vardı.
Öğretmen Elif sınıfa bir koridor çizdi.
Adı: Kıskançlık Koridoru
Koridorun bir ucunda “İstek”, diğer ucunda “Gölge Duygular” vardı.
Çocuklar bu koridorda yürüyerek duygularını tanımlayacaktı.
Gülce koridora adım attı.
İlk durakta “İstek” vardı.
“Ben de anlatmak istiyorum,” dedi.
İkinci durakta “Karşılaştırma” vardı.
“Zeynep hep seçiliyor, ben hiç,” diye düşündü.
Üçüncü durakta “Gölge Duygular” yazıyordu.
Kıskançlık, kırgınlık, sessizlik…
Öğretmen Elif tahtaya yazdı:
“Kıskançlık, gölge gibi gelir. Ama onu tanırsak, ışığa dönüşebilir.”
Sonra çocuklara bir görev verdi:
“Bugün bir gölge duygunuzu tanıyın ve ona bir isim verin.”
Gülce defterine şunu yazdı:
“Bugün içimde bir gölge vardı. Adı ‘Ben de istiyorum’du. Ama onu saklamadım. Tanıdım.”
Zeynep yanına geldi.
“Yarın sen anlatırsın,” dedi.
Gülce gülümsedi.
Kıskançlık koridorundan geçerken, gölgesini tanımıştı.
Ve artık o gölge, bir dilek olmuştu.
“Ben de İstiyorum” Cümlesi ve Gülce’nin Işığı
Ertesi gün sınıfta “Duygu Cümleleri Tiyatrosu” vardı.
Her çocuk bir duygu cümlesi yazacak, sonra sahnede söyleyecekti.
Ama bu kez cümleler içten gelmeliydi.
Kıyaslama yok, yarış yok.
Sadece iç sesin sesi…
Gülce defterine baktı.
Dünkü gölge hâlâ oradaydı.
Ama bu kez korkutmuyordu.
Kalemini aldı ve yazdı:
“Ben de istiyorum.”
Sıra Gülce’ye geldi.
Sahneye çıktı.
Elinde küçük bir kağıt vardı.
Sınıfa baktı.
Derin bir nefes aldı.
“Ben de istiyorum,” dedi.
“Ben de hikaye anlatmak istiyorum.
Ben de ışıklı projektörü kullanmak istiyorum.
Çünkü ben de güzel anlatırım.”
Sınıf alkışladı.
Öğretmen Elif göz kırptı.
“Yarın anlatıcı sensin,” dedi.
Gülce’nin içi ısındı.
Kıskançlık artık bir dilek olmuştu.
Ve dilek, cesaretle söylenince ışığa dönüşmüştü.
Duygu defterine şunu yazdı:
“Bugün ‘ben de istiyorum’ dedim. Gölge gitti. Işık geldi. Ve ben parladım.”
24.11.2025
Mesime Elif Ünalmış

