Site icon Mesime ÜNALMIŞ

Bölüm 10 – Duygu Dedektifleri: Korku Kuyusu Gülce’nin “Karanlıktan Korkuyor

Reklamlar

Gülce’nin “Karanlıktan Korkuyorum” Fısıltısı

Sınıfta “Cesaret Gecesi” planlanmıştı.
Işıklar kapatılacak, herkes sırayla bir fenerle kendi hikayesini anlatacaktı.
Küçük bir çadır kuruldu.
İçine sırayla girilecek, bir “korku anısı” paylaşılacakt
Gülce’nin kalbi küt küt atıyordu.
Karanlık çadır…
Fenerin titrek ışığı…
Ve içeride yalnız kalmak…
İçinden bir ses “Yapamazsın,” diyordu.
Ama başka bir ses fısıldıyordu:
“Denemelisin.”
Zeynep çadıra girdi.
“Ben yüksekten korkuyorum,” dedi.
Ali: “Ben karanlıkta yalnız kalmaktan.”
Sıra Gülce’ye geldi.
Adımları yavaşladı.
Elif Öğretmen göz kırptı:
“Hazır hissetmiyorsan bekleyebilirsin,” dedi.
Ama Gülce başını salladı.
“Deneyeceğim,” dedi
Çadıra girdi.
Feneri yaktı.
Işık yüzünü aydınlattı.
Sesi çok hafifti:
“Ben… karanlıktan korkuyorum.
Ama bu çadırda, fenerle birlikteyim.
Ve bu korku biraz daha küçük gibi.”
Duygu defterine şunu yazdı:
“Bugün korkumu söyledim. Fısıltıyla başladım. Ama içimde bir ışık yandı.”


Ertesi gün sınıfta “Cesaret Merdiveni” etkinliği vardı.
Öğretmen Elif tahtaya bir merdiven çizdi.
Her basamakta bir duygu vardı:

Gülce gülümsedi.
Korkusu hâlâ vardı.
Ama artık yalnız değildi.
Ve bu onu güçlü yapıyordu.
Duygu defterine şunu yazdı:
“Bugün ‘korkuyorum’ dedim.
Karanlık hâlâ var.
Ama artık fenerim var.
Ve sesim…”
25.11.2025
Mesime Elif Ünalmış

Exit mobile version