Site icon Mesime ÜNALMIŞ

SUSUZ ORMAN GÜNLÜKLERİ – BÖLÜM 19 Aynalı Göl

Reklamlar

SUSUZ ORMAN GÜNLÜKLERİ – BÖLÜM 19 Aynalı Göl

Kendini Görenlerin Hikâyesi

Ormanın en sessiz köşesinde, yaprakların bile yansıdığı bir
göl vardı. Bu göl sıradan değildi. Çünkü içine bakan herkes, sadece yüzünü
değil… içini de görürdü.

Gölün adı “Aynalı Göl”dü. Ve bir söylentiye göre, bu göle
bakan çocuklar, kendilerinden sakladıkları duyguları görürmüş. Ama sadece
cesaretle bakanlar.

Bir gün, Derin adında bir çocuk gölün kıyısına geldi. Elinde
bir not defteri vardı. Çünkü bir rüya görmüştü:

“Göl sana sadece yüzünü değil, kalbini de gösterecek.”

Derin göle baktı. İlk başta sadece kendi yansımasını gördü.
Ama sonra, gözlerinin içinde bir şey belirdi:

Küçük bir çocuk. Korkmuş. Saklanmış. Sessiz.

Derin gözlerini kapattı. Sonra defterine yazdı:

Çalışma alanı sadece bir masa değil, düşüncelerin şekillendiği bir alandı. Düzenli ve ergonomik bir ortam, üretkenliği doğrudan etkiliyordu.
👉 Ürünü incelemek için: https://amzn.to/42DTVPp

“Ben bazen kendimden bile saklanıyorum.

Ama artık görmek istiyorum.”

Göl hafifçe dalgalandı. Ve suyun yüzeyinde bir cümle
belirdi:

“Kendini gören, başkasını da anlayabilir.”

Derin anladı. Bu göl, sadece yansıma değil…
yüzleşmeydi.

Ve her yazı, bir adım daha yaklaştırıyordu insanı kendine.

Derin, gölün kıyısına her gün defteriyle geldi. Her
seferinde göle baktı, yansımasını izledi ve içinden geçenleri yazdı.

“Anlıyorum.”

Derin’in yazdıkları sınıfta merak uyandırdı. Öğretmeni
defteri inceledi ve tahtaya büyük harflerle yazdı:

“Yansıma Günlüğü – Kendini Görenlerin Defteri”

“Bu bizim yeni görevimiz,” dedi. “Her çocuk, göle bakar gibi
kendine bakacak. Ve gördüğünü yazacak. Çünkü kendini gören, başkasını da
anlayabilir.”

Çocuklar yazmaya başladı. Her biri bir iç sesini
duyurdu:

Yazılar sınıf panosuna asıldı. Panonun adı “Aynalı Göl”
oldu. Her yazı bir yansıma, her cümle bir yüzleşmeydi.

Bir sabah, sınıfın camına bir damla su kondu. Kimse yağmur
yağmadığını fark etti. Ama damlanın içinde bir kelime vardı:

“Cesaret.”

O andan itibaren çocuklar anladı:

Kendine bakmak, en zor yolculuktu.

Ama en gerçek olan da oydu.

Yansıma Günlüğü, köyde bir gelenek hâline geldi. Her çocuk,
yılda bir gün gölün kıyısına gidiyor, yansımasına bakıyor ve içinden geçenleri
yazıyordu. O günün adı artık “Kendini Görme Günü”ydü.

Gölün kenarına bir tahta pano yerleştirildi. Üzerinde şu
yazı vardı:

“Bu göl, sadece yüzünü değil… içini de gösterir.

Cesaretin varsa, bak.

Kalemin varsa, yaz.”

Derin, bir sabah defterinin son sayfasını açtı. Gölün
karşısına geçti. Gözlerini kapadı. Derin bir nefes aldı. Ve yazdı:

“Ben Derin’im.

Kendimi gördüm.

Korktum.

Ama sonra sevdim.

Çünkü içimde saklanan çocuk,

sadece anlaşılmak istiyordu.”

Gölün yüzeyi parladı. Sanki Derin’in iç sesi, suya karıştı.
Ve gökyüzüne bir yansıma yükseldi:

Küçük bir çocuk, gülümsüyordu.

Gözleriyle, kalbiyle, kelimeleriyle…

O gece, göl sessizdi. Ama yıldızlar göle bakıyor
gibiydi. Ve rüzgâr fısıldadı:

“Kendini gören,

başkasını da ışıkla görür. Çünkü en derin yansıma, kalbin aynasındadır.”

BÖLÜM SONU ETKİNLİKLERİ
– Sınıf Çalışması

Amaç:

  1. Duygusal Yansıma – “Kendime Bakınca…”
  1. Yaratıcı Yazma – “Yansıma
    Günlüğü”
  1. Görsel Anlatım – “Yüzümdeki Duygu”
  1. Tartışma – “Kendini Görmek Zor mu?”
  1. Anket – “Benim İç Sesim”
  1. Eylem Çağrısı – “Bir Damla, Bir Cümle”

📖 Sonraki bölüm:
👉 Susuz Orman Günlükleri – Bölüm 20

Exit mobile version