SUSUZ ORMAN GÜNLÜKLERİ – BÖLÜM 15 Kum Saati Kuşu

Kum saati şeklinde bir nesne tutan mavi bir kuş, arka planda ağaçlar ve karanlık bir gökyüzü ile birlikte.

SUSUZ ORMAN GÜNLÜKLERİ – BÖLÜM 15 Kum Saati Kuşu

Zamanı Geri Taşıyan Kanatlar

Ormanın tam ortasında, kimsenin bilmediği bir ağacın
tepesinde bir kuş yaşardı. Ne ötüşü duyulurdu ne de uçarken kanat sesi. Çünkü
bu kuş, zamanı taşırdı. Adı Kum Saati Kuşu’ydu.

Onu gören çok azdı. Ama görenler hep aynı şeyi
söylerdi:

“Gözleri geçmişe bakar, kanatları geleceğe uçar.”

Bir sabah, Defne adında bir çocuk, ormanın derinliklerinde
yürürken bir tüy buldu. Tüy, sıradan değildi. Ucunda incecik kum tanecikleri
vardı. Ve her biri, bir anı gibi parlıyordu.

Defne, tüyü avucuna aldı. O anda gözlerinin önünden bir
görüntü geçti:

Küçükken kaybettiği bir oyuncağı, annesinin dizine başını
koyduğu bir akşam, unuttuğu bir gülümseme…

Tüy hafifçe titreşti. Ve bir ses duyuldu:

“Zaman sadece ileri gitmez. Bazen geri dönmek ister. Ama
sadece hatırlayanlar için.”

Defne, tüyü cebine koydu. O gece rüyasında Kum Saati Kuşu’nu
gördü. Gagasında bir saat, kanatlarında eski fotoğraflar vardı. Kuş, Defne’ye
baktı ve şöyle dedi:

“Bir anı kurtar. Bir zamanı geri getir. Çünkü bazı şeyler,
sadece hatırlanınca yeniden olur.”

Ertesi gün Defne, “Zamanı Geri Getirme Defteri”ni başlattı.
İlk sayfaya yazdı:

“Bugün eski bir oyuncağımı hatırladım. Onu kaybettiğimi
sanıyordum. Ama aslında sadece unuttuğumu fark ettim.”

Ve o anda, evdeki eski sandığın içinden o oyuncak çıktı.
Tozlu, ama sağlam. Sessiz, ama beklemiş.

Defne anladı:

Zaman, bazen bir kuşun kanadında geri döner.

Ama sadece biri onu çağırırsa.

Defne, “Zamanı Geri Getirme Defteri”ni okula götürdü.
Öğretmeni defteri inceledi ve gözleri doldu. “Bu sadece bir anı defteri değil,”
dedi. “Bu, zamanla barışma defteri.”

Tahtaya büyük harflerle yazdı:

“Kum Saati Günlüğü – Hatırlanan Zamanlar İçin”

“Bu bizim yeni görevimiz,” dedi. “Her çocuk, kaybolduğunu
sandığı bir anıyı hatırlayacak. Ve onu yazacak. Çünkü bazı şeyler kaybolmaz,
sadece sessizleşir.”

Çocuklar yazmaya başladı:

  • Biri, dedesinin son sarılışını hatırladı.
  • Biri, küçükken yaptığı bir resmi buldu.
  • Biri, annesinin unuttuğu bir ninninin sözlerini yeniden
    yazdı.
  • Biri, eski bir dostluk bilekliğini buldu ve hikâyesini
    anlattı. Her anı, bir zaman parçasıydı. Ve her yazı, Kum Saati
    Kuşu’nun kanadına bir tüy gibi ekleniyordu.

Bir sabah, okulun bahçesinde bir şey oldu. Çocuklar
gökyüzünde sessizce süzülen bir kuş gördü. Kanatları altın rengi, gözleri derin
maviydi. Ve gagasında bir şey taşıyordu:
Bir defter sayfası.

Kuş, sayfayı Defne’nin önüne bıraktı. Sayfada şu cümle
yazılıydı:

“Zamanı geri getiremezsin. Ama hatırlarsan, onunla yeniden
yürüyebilirsin.”

O günden sonra, her çocuk kendi “Zaman Kutusu”nu hazırladı.
İçine bir eşya, bir yazı, bir ses kaydı, bir koku koydu. Ve kutular okulun
kütüphanesinde saklandı. Her yıl bir gün, kutular açılıyor, anılar yeniden
okunuyordu.

Kum Saati Kuşu, her yıl o gün geliyordu. Sessizce, ama
görünür. Çünkü artık zaman sadece geçmiyor, geri de dönüyordu.

Hatırlayanlar sayesinde.
Yazanlar sayesinde.

Uçan bir kuşun kanatlarında…

Kum Saati Günlüğü, köyde bir gelenek hâline geldi. Her
çocuk, yılda bir kez bir anısını yazıyor, bir eşyasını saklıyor, bir zamanı
hatırlıyordu. Bu anılar, okulun “Zaman Odası”nda toplanıyordu. Oda, sessizdi
ama doluydu. Çünkü her raf, bir çocuğun geçmişine açılan bir kapıydı.

Defne, bir gün kendi zaman kutusunu açtı. İçinden bir
fotoğraf çıktı: küçükken annesiyle yaptığı bir uçurtma. Fotoğrafın arkasında şu
yazı vardı:

“Uçurtmalar, rüzgârla değil… hatırlamayla uçar.”

Defne gözlerini kapattı. O günü hatırladı. Uçurtmanın ipini
bırakışını, annesinin gülüşünü, gökyüzüne bakan gözlerini… Ve o an, Kum Saati
Kuşu yeniden belirdi. Sessizce, ama daha yakından. Kanatlarında Defne’nin
yazdığı cümleler vardı. Gagasında bir tüy bıraktı. Tüyün ucunda minik bir kum
tanesi parlıyordu.

Defne tüyü avucuna aldı. Ve fısıldadı:

“Ben Defne’yim.

Zamanı kaybettiğini sanan,
ama onu yazıyla geri çağıran.

Artık biliyorum:

Zaman geçmez.

Zaman bekler.

Ve bazen,

bir kuşun kanadında geri döner.”

O gece, gökyüzü yıldızlarla doluydu. Ama bir yıldız,
diğerlerinden farklıydı. Uçuyordu. Sessizce.
Ve rüzgâr fısıldadı:

“Zaman, hatırlayanlar için geri gelir.

Çünkü hiçbir şey,

gerçekten kaybolmaz.

Yeter ki biri,

onu çağırmayı bilsin.”

BÖLÜM SONU ETKİNLİKLERİ
– Sınıf Çalışması

Amaç:

  • Öğrencilerin zamanla duygusal bağ kurmalarını sağlamak.
  • Kaybolmuş ya da unutulmuş anıların değerini fark ettirmek.
  • Yazılı, görsel ve sözlü anlatım yoluyla hatırlamanın
    dönüştürücü gücünü deneyimletmek.
  1. Duygusal Yansıma –
    “Zamanı Geri Çağırmak”
  • Öğrencilere şu soru sorulur: “Zamanı geri
    getirebilseydin, hangi ana dönmek isterdin ve neden?”
  • Her öğrenci bir anı seçer ve bir cümleyle yazar.
  • Cümleler “Zamanın Kanatları” başlıklı bir panoda
    sergilenir.
  1. Yaratıcı Yazma – “Kum Saati
    Kuşu’na Mektup”
  • Öğrenciler, Kum Saati Kuşu’na bir mektup yazar.
  • Yazma yönergesi: “Sevgili Kum Saati
    Kuşu, bana geri getirmek istediğim bir anı taşı…”
  • Mektuplar sınıfça okunur, isteyenler çizimle destekler.
  1. Görsel Anlatım –
    “Zaman Kutusu”
  • Her öğrenci, hayali bir “zaman kutusu” çizer.
    13.03 2026
    Mesime Elif Ünalmış

Duyuru: Yayın Takvimi Değişti!
“Susuz Orman Günlükleri” artık haftada iki kez yayınlanacak.
Yeni bölümler aşağıdaki gün ve saatlerde yayında olacak:
Yazıyla iyileşen çocukların yolculuğu bu ritimde devam ediyor…
Salı – Saat 11:00
Cuma – Saat 17:00


Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Hikâyeme dokunan düşüncelerini paylaş. Senin sesin burada değerli. Yorumun, bu yolculuğun bir parçası. Sessiz kalma, iz bırak.p Yazın