GİRİŞ – SESSİZLİKLERİN İÇİNDEN DOĞAN HİKÂYELER
Her toplumun konuşulan hikâyeleri vardır.
Bir de konuşulmayanlar.
Asıl yükü taşıyanlar genellikle ikinci gruptur.
Bu kitap, konuşulmayan hikâyelerin izini sürer.
Bir savcının dosya odasında başlayan bir gün,
bazen bir çocuğun kaybolan gülüşüne,
bazen bir annenin yarım kalan cümlesine,
bazen de bir toplumun fark etmediği kırılmalara uzanır.
Bu nedenle bu anlatı, yalnızca bir mesleğin değil,
aynı zamanda insan olmanın sınırlarında dolaşır.
Deniz ve Murat, bu yolculukta sadece iki isim değildir.
Onlar, farklı bakışların, farklı vicdanların ve aynı sorunun
temsilidir:
“Bir toplum, ne zaman susmaya başlar?”
Her bölümde farklı bir yara açılır.
Ama her yaranın içinde aynı soru saklıdır.
Ve belki de en önemli gerçek şudur:
Bazı cevaplar bulunmak için değil,
fark edilmek için vardır.
Mesime Elif Ünalmış
15.05.2026

