Duyuru Zamanın İçinden Bir Yolculuk Başlıyor “Mira ve Zamanın İzinde” Serisi Yarın.

Bazı hikâyeler yalnızca okunmaz. İçimizden geçer. Kelimeler sessiz bir nabza dönüşür, bir annenin sesi kulağımızda çınlar, çocukların gülüşleriyle zaman yeniden yazılır. Yarın saat 10:00’da, her gün bir bölümle sizi Mira’nın dünyasına davet ediyorum. Bilimle dokunan, ama kalpten geçen bu yolculukta her satır bir anıya; her bölüm bir dönüşüme kapı aralayacak. Bu sadece bir hikâye değil….

Duyuru Zamanın İçinden Bir Yolculuk Başlıyor “Mira ve Zamanın İzinde” Serisi Yarın.

Bazı hikâyeler yalnızca okunmaz. İçimizden geçer. Kelimeler sessiz bir nabza dönüşür, bir annenin sesi kulağımızda çınlar, çocukların gülüşleriyle zaman yeniden yazılır. Yarın saat 10:00’da, her gün bir bölümle sizi Mira’nın dünyasına davet ediyorum. Bilimle dokunan, ama kalpten geçen bu yolculukta her satır bir anıya; her bölüm bir dönüşüme kapı aralayacak. Bu sadece bir hikâye değil….

Bölüm 7: Gözyaşlarında Gizlenmiş Kristaller

Bölüm 7: Gözyaşlarında Gizlenmiş Kristaller O sabah Mira pencereden dışarı bakarken camdaki su damlaları dikkatini çekti. Yağmurun bıraktığı izler, sanki ağlayan bir pencerenin gözyaşlarıydı. “Bir su damlası ne kadar çok şey anlatabilir, değil mi anne?” dedi. Annesi gülümsedi, elinde çay bardağıyla pencereye yaklaştı. “Bazen bir gözyaşı, koca bir cümle eder… Ama hiç duyulmayan cinsten.- O…

Bölüm 6: Sessiz Koruyucuların Bilimsel Dünyası

Bölüm 6: Sessiz Koruyucuların Bilimsel Dünyası Botanik bahçesi çiçeklerle doluydu. Renkler, kokular, yapraklar ve arı vızıltıları bir arada bir melodi gibi dalgalanıyordu. Bahçede rehber bir görevli vardı—gözlüğünün ardındaki gözleri tıpkı çiçekler gibi sabırlıydı. “Bugün size polen taşımanın gizeminden, arılarla çiçekler arasındaki işbirliğinden bahsedeceğim,” dedi. “Bakın şu lavantanın üzerine konan arıya… Ne mi yapıyor? Çiçeğin polenini…

Meğer Karıncalar da Susarmış

Meğer Karıncalar da Susarmış Karıncalar hep dikkatimi çekmiştir. Genelde her çalışkan insanı karıncalara benzetirler. Karıncaların pek çok çeşidi var; atlıkarıncalar, atom karıncalar, irili ufaklı adını bilmediğimiz birçok çeşidi… Hızları farklı olsa da en önemli özellikleri değişmez; hepsi de çok çalışkandır. Ben sıkıldıkça onları seyreder, bazen de yardım ederdim. Almayı düşündükleri yiyecekleri onlara yaklaştırır, yorulmalarını engellerdim….

Mahsum Melekler

Mahsum Melekler Can henüz ana sınıfına yeni başlamıştı. Sabahın erken saatlerinde kalkmak zor olsa da okul telaşından şikayet etmek aklına bile gelmezdi. Annesi Melis Hanım ise ev, iş ve okul arasında mekik dokuyordu. Can ana sınıfını çok sevmişti; yeni arkadaşlar tanımak onun hoşuna gitmişti. Arkadaşlarıyla bol bol oynuyor, çeşitli etkinlikler yapıyorlardı. Öğretmeni Şahika Hanım, küçük…

Uykuya Dalmanın Anahtarı: Masallar

Anne, Kuş Masalını Anlatır Mısın? Can konuşmaya başlamıştı. Tatlı dilli, meraklı bir çocuktu. Annesiyle uzun uzun sohbet etmeyi çok seviyordu. Yine bir gün, Melis Hanım oğlunu uyutmaya çalışıyordu. Ancak Can uyumamakta kararlıydı. Uyumayı hiç sevmiyordu. Melis Hanım ninniler söyledi, onu ayaklarında salladı, türlü yollar denedi ama Can gözlerini kapatmadı. Sonunda, onu yanına yatırıp gülümseyerek seslendi:…

Köyü Sel Bastı

Köyü Sel BastıEtrafı kayalardan oluşan, çukur bir daireyi andıran, yeşil ve yer yer suların aktığı şirin bir köyde yaşıyordum. Kayaların hemen eteğinde ceviz ağaçları bulunuyordu. Sonbahara doğru olgunlaşan cevizler yavaş yavaş toplanmaya başlanmıştı. Ancak ceviz ağaçlarının uç dallarına ulaşmak pek mümkün olmuyordu. Rüzgârın çok şiddetli estiği zamanlarda, köylüler sabah erkenden ceviz ağaçlarının altında rüzgârın etkisiyle…

Tişörtün Eteğindeki Lezzetli Pilav

Tişörtün Eteğindeki Lezzetli Pilav Oldukça kalabalık bir ailenin çocuğuydum. Annem gün ağarmadan kalkardı. Bir yandan iş yaparken bir yandan da, “Haydi kalkın, dünyanın işi var, sizi mi bekleyeceğim?” diyerek söylenirdi. Kahvaltı esnasında ise herkese görev verirdi. Yoksa bunca işi yapmak imkânsızdı. Kimi kuzu güder, kimi de en küçük kardeşime bakardı. O gün benim ve benden…

Saygın Dilenci

Saygın DilenciEtrafı kayalardan oluşan, ceviz ağaçlarıyla çepeçevre sarılmış, bu ağaçların bitiminde ise kayalardan akan suyun yanı başında kendine has insanların yaşadığı, küçük ve şirin bir köyde yaşardık. Köyümüz küçük olsa da oldukça renkliydi. Gün içinde herkes tarlada, yaylada hasatla ve benzeri işlerle uğraşırdı. Akşamları ise gençler bir araya, yaşlılar bir araya, çocuklar da annelerinin yanında…

Ne Olur Bismillah Deyin…

Ne Olur Bismillah Deyin… Benden bir yaş küçük olan kardeşim sarışındı, ben ise esmerdim. Onun sarışın olması herkesin dikkatini çekerdi. Saçları kıvır kıvır, uzun boylu, biraz balık etliydi ve yüzü gerçekten bir kitap kadar güzeldi. Onun yerinde olmayı çok isterdim. Canım kardeşimi çok seviyordum ve kız kardeşim olmadan pek bir yere gitmezdim. O da beni…

Sapanla Büyüyen Kayalar

Sapanla Büyüyen Kayalar Soğuk kış gecelerinin masalcı amcası, olağanüstü bir insandı. En büyük yardımcısı bastonuydu; bastonsuz gezemezdi, çünkü bir bacağı topaldı. Alişan Amca, inanılmaz derecede becerikli biriydi. Kendi bastonu da dahil olmak üzere her işini kendisi yapardı. El sanatlarında çok başarılıydı. Köyde boş vakitlerinde sepet örer, bunu çoğu zaman karşılık beklemeden yapardı. Her şeyi kendi…

Sele Kurban Giden Üzümler

Sele Kurban Giden Üzümler Bahar Teyze, oldukça kavgacı bir kadındı. Herkes ondan çekinirdi. Malına, mülküne öylesine düşkündü ki kimseyle komşuluk etmeyi beceremezdi. Üstelik bir hayli yaşlanmıştı. Her işe yetişemediği için can sıkıntısından olacak ki her fırsatta birilerine sataşır, kavga çıkarırdı. Çirkin sesiyle bağırır dururdu. Bahçesindeki meyveler çoğunlukla dalında kurur ya da çürüyüp giderdi. Ama yine…

Postalla Su Ver

Postalla Su Ver Köyümüz 80 hanelik bir köydü. Ve bu köyün çevresinde bulunan 12 köy, bizim köyümüze bağlıydı. Bizim köyün adı nahiye olarak geçiyordu. 12 köyün bizim köye bağlı olmasının nedeni bazı kurumların olmasıydı. Köyümüzde karakol, sağlık ocağı, postahane, ilkokul, ortaokul ve küçük bir çarşımız vardı. Bu çarşıda çeşitli ürünler, toptancılar tarafından satın alınırdı. 1970’li…

MEYVELERİN DÜNYASI HAVUÇ Bölüm 1

HAVUÇ Eylül bir gün çok hasta olmuştu. Annesi onun iyi beslenmesi için güzel bir meyve tabağı hazırlamıştı. Eylül meyve yemeyi seviyordu, ancak marketlerde satılan abur cuburları ve tatlı şeyleri de çok tüketiyordu. Annesi Eylül’e:– “Meyvelerin sihirli gücünü bilseydin, böyle şeyler pek yemezdin,” demişti. Eylül, çok hasta olduğu için konuşmaya dermanı yoktu. Aklına annesinin söyledikleri takılmıştı….

 ÖZLEM

Anası olmayana zordur bugün, Sızlar durur burnumda kokun Ahh! o yavrum deyip sarılısın, Anası olmayana, zordur bugün. Ne anlatabilrsin derdini, kederini, Ne de anlayan bulunur halini. Kabul eden olur mu her halini? Anası olmayana zordur bugün. Başından ayrılmaz hasta olanın. Derdi olana derman olmanın. Geç kalanın, gelmesini beklemenin. Anası olmayana, zordur bugün. Ünalmış’ım anasız mı…

HASTALARI PÜSKÜRTÜN

Kim suçlu! şule Hanım diş sorunu yaşıyordu. Pandemiden önce kendisine takılan diş protezi onu oldukça rahatsız etmişti. Ertesi gün hastaneye gitti. Ancak pandemi yasaklarıyla  karşılaşınca,  tedavisi  yarım kaldı. İki  yıl kötü olan protezi çeşitli  zorluklara rağmen kullanmaya mecbur kaldı. Hastaneye her gittiğinde işlem yapılmıyordu. Doktor’u sürekli filyason ekibiyle dışarıda çalışıyor, başka doktorlar da bakmıyorlardı. Sistem  hastayı …