Onuncu. Bölüm– İkna Etmek

Onuncu. Bölüm– İkna EtmekGargamel burunlu çirkin kadının evinde sessizlik vardı. Tahta zemin her adımda geçmişin çığlığı gibi inliyor, rüzgâr pencerelere değil, içerideki kırılgan sessizliğe çarpıyordu. Güven çaydanlıkta kaynayan suyun sesine kulak vermeye çalıştı; ne diyeceğini, nasıl yaklaşacağını içinde binlerce kez tartmıştı. Kadın yaşlıydı, ama gözleri hâlâ eskisi kadar sivri ve tetikteydi. Güven derin bir nefes…

Beşinci bölüm: Fürüze’nin Kaderi

Beşinci bölüm: Fürüze’nin Kaderi Güven’lerin taş evinin kapısı bir sabah sessizce çalındı. Evin en büyük kızı Fürüze’ye talip olarak üç adam gelmişti: biri dağdan gelen bir çoban, biri ormanın dilini bilen oduncu, biri de sesi az, toprağı bol bir çiftçiydi. Bu üç adamın gelişiyle sadece ev değil, kasabanın kalbi de kıpırdadı. Çünkü Fürüze, güzelliğiyle değil,…

Dördüncü Bölüm. Aynadaki Ağaç

Dördüncü Bölüm. Aynadaki AğaçZehirli ağacın laneti çözülmüş, çirkin kardeşler yüzlerinden değil kalplerinden güzelleşmişti. Kasabanın sessizliği ilk kez huzurdan kaynaklanıyor, rüzgâr dalların arasında korku değil, şükür fısıldıyordu. Ama Güven’in içinde silinmeyen bir yankı vardı: Ağaç ona dilek hakkı vermişti… ve o istememişti. O dileği isteyerek değil, susarak geri çevirmişti. Fakat fısıltılar toprağın altını boş yere dövmezdi….

Üçüncü Bölüm – Zehirli Ağacın İntikamı

Üçüncü Bölüm – Zehirli Ağacın İntikamı “Bazı ağaçlar susmaz. Sadece insan olmayı unutmuşlara cevap verir.” Yıllar geçti.Güven artık genç bir delikanlıydı.Altın sarısı saçları rüzgârla dans ediyor, gözleri insanın içine sözcük söylemeden bakabiliyordu.Onu gören herkes “bir ışık” geçti derdi ardında.Ama dört çirkin kardeşi onun parıltısına kördü.Çünkü insanın kalbi kıskandığında, gözüne düşen perde yalnızca başka yüzlere kapanmaz…