Zaman sadece geçmez… bazen bir kadının kalbinde yeniden doğar.” Seattle’ın sabahları gri olur. Gökyüzü kararsız, sokaklar sessiz. Sis, kentin üzerinde nazik bir ağırlık gibi salınırken, Mira penceresinden dışarıyı izliyordu. Dört yıl önce Türkiye’den ayrıldığında, bu kadar uzun süreceğini düşünmemişti özlemin. Amerika’da geçirdiği her yıl ona, yeni bir bilimsel keşfin yanında yeni bir yalnızlık da öğretmişti….
Etiket: Uyku-masal
Bölüm 18:Cesaretin Işığıyla Bilime İlk Dokunuş
Bölüm 18:Cesaretin Işığıyla Bilime İlk Dokunuş Sınıfta bir koşuşturma vardı. Panolar hazırlanıyor, masalara renkli deney düzenekleri konuyordu. Bugün “Bilim Günü”ydü ve Mira gönüllü olmuştu: küçük sınıflara basit bir deney gösterecek, anlatacaktı. Ama Mira sabah uyanırken içinde bir şeyin titrediğini hissetmişti. “Ya yanlış anlatırsam?”Ya saçma görünürsem?”“Ben daha kendimi zor anlatıyorum…” Ama sonra dolabının içindeki mikroskobuna baktı….
Bölüm 17: Bilimle Kurulan Empati Köprüleri
Bölüm 17: Bilimle Kurulan Empati Köprüleri Bilim kulübüne yeni bir öğrenci katılmıştı. Adı Ömer’di. Sessizdi. Göz teması pek kurmazdı. Kulaklığını çıkarmazdı ve dersten önce defterini uzun süre çantasından çıkarmadan beklerdi. Bazıları onun tuhaf olduğunu fısıldıyor, bazıları görmezden geliyordu. Mira ise merak ediyordu. Bir gün, öğretmenleri onları grup çalışmasına eşleştirdi. Konu: “Duyular ve Bilim: Algılar Nasıl…
Bölüm 16: Bağışıklığın Kalbindeki Arkadaşlık
Bölüm 16: Bağışıklığın Kalbindeki Arkadaşlık Bahçede oturuyordu Mira. Teneffüs kalabalığı etrafında vızıldıyordu ama onun etrafında tuhaf bir boşluk vardı. Eskiden yanına koşa koşa gelen Derin bugün başka bir grupla gülüyordu. Mira uzaktan onları izledi. Ellerinde aynı defterler, ağızlarında aynı şakalar vardı ama bir şey eksikti: Mira. İçinden gelen tek cümle: “Bir bağ, kopmadan önce sessizleşiyor…
Bölüm 15: Sessizce Konuşan Bir Bedenin Bilimi
Bölüm 15: Sessizce Konuşan Bir Bedenin Bilimi Mira o sabah okul formasıyla aynanın karşısına geçtiğinde bir kıpırdanma hissetti içinde. Gömleğin düğmeleri eskisi gibi kapanmıyor gibiydi. Belki bir numara büyümüştü, ya da… belki sadece içi daralıyordu. Gözleri bir an göğsüne takıldı. “Büyüyor muyum?” diye fısıldadı. Hafif bir karın ağrısı vardı. Uykusuzdu. Ve sabahın o sessiz saatinde,…
Bölüm 10: Karanlıkta Parlayan Bilimsel Yıldızlar
Bölüm 10: Karanlıkta Parlayan Bilimsel Yıldızlar O gece elektrikler kesildi. Sokak lambaları söndü, odadaki gece lambası göz kırpmayı bıraktı. Televizyon sustu. Mira yatakta doğruldu ve sessizliği ilk kez bu kadar net duydu. Pencerenin önüne geçtiğinde gökyüzü ona daha yakın gibiydi. Işıl ışıl… parıldayan noktalar sanki göz kırpıyordu. “Anne! Baba! Gelin! Gökyüzü… ilk defa gerçekten karanlık!”…
Altıncı Bölüm Tılsımlı Meyveler
Altıncı Bölüm Tılsımlı Meyveler Zaman, masalın ruhunu taşıyan bir nehir gibidir — bazen durgun, bazen çağlayan, ama hep derin. Güven, o nehrin ortasında büyümüştü; artık bir çocuk değil, geçmişle yüzleşmiş, kalbiyle karar almayı öğrenmiş bir gençti. “Aynadaki Ağaç”tan döndüğünden beri suskundu. Çünkü bazı sessizlikler düşünceden değil, duadan doğar. Ablaları Fürüze ve Nevra’nın mutluluğu, yıllar içinde…