İKNA ETMEK  (8. BÖLÜM).

Güven olanları gargamel burunlu kadına kim olduğunu ve yaşadıklarını anlatmaya başlarken , çok dikkatli ve temkinli davranmış. Onun güvenini kazanmaya başlamış. Güven kim olduğunu söylediği sırada, gargamel burunlu çirkin  kadın, çok yaşlı olmasına rağmen çevik bir haraketle ayağa kalkmış. Güven korkmuş ama korkusunu belli etmemeye çalışmış. Güven’de ayağa kalkarak, kadının omuzuna dokunmuş. Sonra anlatacağı her şeyi sonuna kadar dinlemesini rica etmiş. Güven olanları anlatırken, gargamel burunlu çirkin kadının gözünde  yaşlar akmaya başlamış. Güven ara vermeden anlatmaya devam etmiş. Onun yüzünden başına gelenlere rağmen onu affedeceğini,  ona kin gütmediğini söylemiş. Gargamel burunlu çirkin kadın,  Güven’in sevgi dolu yüreğine merhamet etmiş. Yaptıklarımdan pişmanlık duydum ama, bu güne kadar hiç sevilmedim. Bu yüzden yaptıklarımdan geri adım atmak istemedim. Bu saatten sonra sevmeseler de olur diyerek, olduğu yere oturmuş. Güven istersen bütün ihtiyaçlarını ben karşılarım ve sana  ben bakarım demiş.

Gargamel burunlu çirkin kadın, şaşkınlıkla Güven’e  bakmış! Başına gelen her şeyden sorumlu olmasına rağmen, neden bunu yapmak istiyorsun? diye sormuş.  Güven bir hamleyle, kadının dizlerinin  dibine oturarak yalvarmış. Zehirli ağacın olduğu yere giderek, bedduasını geri almasını söylemiş.  Bu sayede çocuğunun sağlıklı doğacağını ve kalbi iyilikle atan her kese zehirli ağacın  fayda sağlıyacağını söylemiş.  Gargamel burunlu çirkin kadın, birden!  kahkaha atmış. Bu tepkiye biraz şaşırmış, ama yine de onu ikna etmeye çalışmış. Bundan sonra güzel şeyler yaşama şansın var. Her zaman yanında olacam ve sana yardım edecem. Sana güzel bir hayat sunacam.  Ben hep sıkıntı yaşadım. Lütfen!  tek bir çümlenle her şeyi güzelleştirebilirsin. Mahsum bir bebeğin, hayatını kurtarabilirsin. Gargamel burunlu çirkin kadın, Güven’in yalvarışlarına daha fazla dayanamayarak hayatının son deminde, iyilik yapmaya karar vermiş. Güven’in teklifini kabul ettiğini söylemiş.  Güven bunun üzerine kadına sıkı sıkı sarılarak öpmüş.

Gargamel burunlu çirkin kadın , ilk defa kendisine sevgiyle  sarılan birini görmüş. Bu onda güzel duygular yaratmış. Güven kadın’ın bu kararından vazgeçmeden onu hemen evine götürmüş. Heyecanla kapıyı çalmış. Bahar kapıyı acınca,  Güvene sarılmış. Sonra şaşkın bir ifadeyle kadına bakmış. Yoksa düşündüğüm kişi mi? diye sormuş. Güven gülümseyerek kafasını sallamış. Bunun üzerine Bahar, gargamel burunlu çirkin kadının ellerinden öpmüş. İçi içine sığmıyormuş. Kadını mutlu etmek için ellerinden geleni yapmışlar. Kadın duygulanmış bu güzel karşılamadan  çok memnun kalmış. O  gece en iyi şekilde ağırlanmış. Huzurlu bir gecenin sabahında, erkenden kalkarak, güzel bir kahvaltıdan sonra yola çıkmışlar. Güven, Bahar ve gargamel burunlu çirkin kadın, zehirli ağac’ın  yanına gitmişler.  Zehirli ağaç şaşkın bir şekilde kadına bakmış. Sonra hoş geldin  diyerek selamlamış. selamını alan kadın, bir süre zehirli ağaca bakmış. Gözleri dolu dolu olmuş. Sonra iki elini havaya kaldırarak, sana olan beddualarımı geri alıyorum, demiş. Bu dünyadaki her şeyi ve her kesi affediyorum, demiş. Ağaç birden hızla titremeye başlamış. Titreme artarak devam etmiş ve ağaçın bütün meyveleri yere dökülmüş. Ağaç renkten renge girmiş.  Ağaçta ne meyve ne de yaprak kalmış. Bir süre ağaçtan garip garip sesler çıkmış. Sonra ağaçın üstünü bir sis kaplamış. Bahar ve Güven olanları büyük bir şaşkınlıkla izliyorlarmış. Baharın karnındaki bebek te hareketlenmiş. Bahar farklı duygular içinde  zehirli ağacı izlemeye devam ediyormuş.

 Bir süre sonra  zehirli ağaçı altın sarısı bir ışık kaplamış. Bu ışığın karşısında Güven  Bahar va gargamel burunlu çirkin kadın, gözlerini alamıyorlarmış.. Ağaç tüm görkemiyle yeniden ortaya çıkmış, adeta  yeniden doğmuş. Bundan böyle yüz bin yıl daha yaşayacam, demiş. Ancak  gargamel burunlu çirkin kadın  fenelaşmış ve yere yığılmış. Güven kadının fenalaştığını görünce, ona yardım etmek istemiş. Kadın dur oğlum, beni bir yere götüremesin artık, demiş. Güven şaşkın bir şekilde  neden diye sormuş. Gargamel burunlu yaşlı kadın, Güven’e bakarak gülümsemiş. Benim  bedduamı geri almam, bu dünyada göçüp gitmem demekti. Bu güne kadar  ölümden korktum. Ama simdi  senin sayende huzurluyum ve artık hazırım, yalnız beni bu ağacın dibine göm demiş. Güven’in üzüldüğünü görünce; ben yaşarsam her şey kötü olmaya devam edecek.  Bu bedeli ödemem gerek diyerek hakkın rahmetine kavuşur. Güven üzgün bir şekilde usulca kadını yere bırakarak  hırkasını üzerine örtmüş. Sonra da  gargamel  burunlu çirkin kadını  ağacın dibine gömmüş. Zehirli ağaç tüm endamıyla olanları izliyormuş.  Zehirli ağaç Güven’e bundan böyle dile benden ne dilersen, artık hiçbir koşul koymadan dileklerini yerine getirecem demiş. Güven  ve Bahar zehirli ağaçla vedalaşarak  karmaşık duygular içinde oradan ayrılarak eve doğru yol almışlar.

   Mesime Elif ÜNALMIŞ.(31.03.2023)


Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Hikâyeme dokunan düşüncelerini paylaş. Senin sesin burada değerli. Yorumun, bu yolculuğun bir parçası. Sessiz kalma, iz bırak.p Yazın