DOĞANIN KAHRAMAN BEKÇİLERİ

Bir zamanlar, çok güzel bir vadi varmış. Bu güzel vadede bin bir renkte güzel canlılar yaşarmış. Bu güzel vadide küçük, sevimli bir tavşan, vadinin kenarına oturup, etrafını büyük bir keyifle izlermiş. Gene bir gün sevimli tavşan vadinin kenarında etrafını izlerken, günden güne etrafında bulunan bin bir renkte çiçeklerin solduğunu, yemyeşil çimenlerin kuruduğunu fark etmiş. Vadide akan suların içine yüzlerce plastik şişelerin, çöplerin ve kimyasal atıkların neden olduğu suya bakmış. Sevimli tavşanın gözlerinden yaşlar akmış. Hava her geçen gün gri bir hal almaya başlamış. Canlılar üzgün kelebekler uçamayacak kadar yorgun görünüyormuş. Vadide neşe saçan kuşlar artık şarkı söylemiyormuş. Bu durum sevimli tavşanın canını çok sıkıyor, sevimli tavşan daha fazla dayanamayacağını, her şeyin eskisi kadar güzel olabileceğini ve bu kirliliği kabul etmeyeceğini düşünmüş. Sonra bütün arkadaşlarını toplayarak bu duruma daha fazla seyirci kalamayacağını, aksi takdirde canlılığın sonunun geleceğini anlatmış. Bütün arkadaşları sevimli tavşanın söylediklerine hak vermiş. Kuşlardan biri peki bu kötü gidişatı nasıl engelleyeceğiz? diye sormuş.

Sevimli tavşan, önce çevremizdeki bütün çöpleri toplayacağız. Suyun içinde atılan ve mis gibi suyumuzu kirleten çöpleri toplayacağız. İnsanlar bu sulara çöp veya kimyasal atıklara döktüklerinde, hep beraber doğamızı korumak için onlarla savaşacağız.

 Tilki kulaklarını dikerek,

– Bu o kadar kolay değil!… İnsanlar doğanın en büyük düşmanı ve çok güçlüler.

 Karga: Hep birlikte hareket edersek, onları yenebiliriz.

 Geyik: Bende insanlar geldiğinde tepede bulunan kaya parçalarını onlara doğru atacağım.

Geyiğin bu sözlerinden cesaret alan arkadaşları, her bir ağızdan, kirli dünyaya savaş açacağız, temiz bir dünya için çalışacağız, diyerek çalışmalara başlıyorlar.

Bütün hayvanlar doğayı korumak için seferber olmuş, büyük uğraşlar vererek, o vadiyi eski haline getirmeyi başarıyorlar. Bir süre sonra güneş altın sarısı gibi parlıyor, çiçekler parlayan güneşe gülümsüyor, rengarenk kelebekler kanat çırparak birbirinden güzel çiçek özlerini hortumlarıyla içlerine çekerek temiz bir doğada yaşamanın tadını çıkarıyorlardı.

Kuşlar en güzel şarkısını söylemeye devam ediyor, arılar vızır vızır dolaşarak çiçeklere konuyorlardı. Bütün canlılar doğanın güzelliğinin farkına vararak, herkes üzerine düşen sorumluluğu yerin getirmişlerdi. Şimdi sıra doğaya en çok zarar veren insanlara karşı tutum sergilemedeydi.  İnsanlar her hafta fabrikalardan toplanan kimyasal atıkları vadiye dökmek üzere yaklaştıklarında, şaşkına uğramışlardı. Kısa zamanda vadinin tekrar eski güzelliğine kavuşması, oradaki hayvanların dayanışma içinde olması, onları düşündürmüş ve kimyasal atıkları dökmekte vazgeçmişlerdi. İçlerinden biri, yetkili kişiyi arayarak bu vadiye bir daha atık dökmek istemediklerini söylediler. Yetkili kişiye durumu anlattılar. Bunun üzerine onlarda bir karar alarak çevre temizliği konusunda, tüm firmalara ve doğaya zarar veren insanlara öncülük ettiler. Çeşitli projeler üreterek çevre bilinci konusunda insanları eğittiler. Çünkü yaşam alanlarımızın kirlenmesi tüm canlılar için büyük facialara, hastalıklara, kıtlık ve çok daha korkunç şeylere mal olabileceğini anlattılar. O günden sonra çevre bilincini tüm insanlara aşılayarak temiz bir dünya için hep beraber, geri dönüşüm projelerine önem verdiler. Böylece doğanın kaynaklarını doğru bir şekilde kullanmayı, gelecek nesillere öğreterek, temiz bir dünya için, temiz bir toplum sloganını benimsediler. Tüm canlılar yaşamın o muhteşem akışı içinde ve o döngü sarmalında, türlerini korumayı başardılar.

                                                                  Mesime Elif ÜNALMIŞ

                                                                     01.03.2024


Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Hikâyeme dokunan düşüncelerini paylaş. Senin sesin burada değerli. Yorumun, bu yolculuğun bir parçası. Sessiz kalma, iz bırak.p Yazın