Site icon Mesime ÜNALMIŞ

EĞİTİMİN VE TOPLUMUN ÇÖKÜŞÜ

Reklamlar

EĞİTİMİN VE TOPLUMUN ÇÖKÜŞÜ

İşten çıkıp kızımı okuldan almaya gittim. Dönüş yolunda sokaklar öğrencilerle dolup taşmıştı. Kiminde yılgınlık, kiminde umutsuzluk, kiminde ise boş şeylere gülüp geçen gençler dikkatimi çekti. Genel tabloya baktığımda endişeli ve mutsuzdular. Bu tablo beni derinden etkiledi; pırıl pırıl çocuklarımız, boşaltılmış bir eğitim sisteminin girdabında dönüp duruyorlardı. Velilerin çocuklarını yarınlara hazırlama çabaları boşa gidiyordu. Yanlış eğitim politikaları nedeniyle çocuğun bu süreci okulda tamamlaması gerekirken, anne baba evde öğrencinin ödevleri ile boğuşmaktan yoruluyordu. Ebeveynlerin çocuklarıyla olan ilişkileri zedeleniyor, ödev yapma ve ders çalıştırma karşılığında ödül alma gereği duyarak bu süreç ticari bir ilişkiye dönüşüyordu. Çocuk, en önemli duygusal yönünü doyuma ulaştıramadığı için yaşadığı duygusal boşluk çoğu zaman öfkeye veya kendini ifade etmekte güçlük çeken bireylerin şiddete başvurmalarına neden oluyordu. Hem aile ilişkileri zedeleniyor hem de toplumda birey olarak kendini kanıtlayamayan ve o toplumun bir parçası gibi görmeyen gençler, ruhsal kozmozun derinliklerinde kayboluyordu.

Ülkemizin en önemli sorunlarından biri eğitim. Bu eğitim sisteminde çocuklarımız kurban olarak seçilmiştir. Her karışına canımızı, kanımızı verdiğimiz bu topraklara, bu girdabın döngüsünde kaybolan çocuklarımıza nasıl emanet edebiliriz? Kamu kurumlarının liyakat sisteminin itaat sistemi ile yer değiştirmesi sonucu oluşan tabloda, kurumlarımız vasıfsızlaştırılmış ve etkisiz hale getirilmiştir. Bu durum toplum tarafından ciddi bir güven zedelenmesine yol açmıştır. Korku politikalarının toplum üzerindeki etkisi giderek derinleşerek, önlem alma çabalarını belinde taşıdıkları silahlarla göstermektedir. Toplumda büyüyen tehlike, gelecek kuşaklarda kayıplar uyandırıyor.

Üçüncü olarak, öz kaynaklarımızın doğru kullanılamaması sonucu oluşan kayıplar. Yanlış politikalar yüzünden bolluk bereket içinde yaşamamız gereken topraklarda insanlar daha da mahrum ediliyor. Teknoloji çağında olmamıza rağmen hayvansal gereksinimlerimizi tam olarak karşılayamıyoruz. İnsan gibi yaşamak, dengeli beslenmek ve sağlıklı bireylerin varlığını sürdürebilmesi hayal gibi görünüyor.

Dördüncü ve en önemli sorun, sınırlarımızın yol geçen hanlığına dönmesi ve bunun toplum üzerindeki farklı tehlikelere yol açması. Vatandaşlarımızın sürekli sorunlarla uğraşmasına sebep olmaktan başka bir işe yaramıyor. Güzel ülkemizin güzel insanları her şeyin en iyisini hak ediyor; doğum ile ölüm arasındaki ömür giderek daralıyor.

Ek olarak ve en önemli sorunlardan biri de inanç üzerinde din ticareti yapılması ve bu durumun ırkçı zihniyetin etkisinde kalınması. İnanç kültüründeki varyanslar, zıtlık karşısında ateist ve deistlerin sayısının artmasına neden oluyor. Baskıyla dayatılan her şey ellerinde patlıyor. Toplum, yanlış politikalar sonucu sosyolojik, psikolojik ve çeşitli toplumsal travmalar yaşıyor. Eğitilmemiş toplumların enkazı altında gençlerimiz, kayıp zaman tünelinde kayboluyorlar. Bütün değer yargılarımız yara almış durumda. Umarım umutlarımızı yeniden inşa edebileceğimiz günler çok uzak değildir.
13.02.2025
Mesime Elif Ünalmış

EĞİTİM, BİR ULUSUN GELECEĞİNİ AYDINLATAN EN ÖNEMLİ IŞIKTIR.”

Exit mobile version