
Bölüm 6 – Duygu Dedektifleri: Utangaçlık Ormanı
Gözlerini Kaçıran Kız
Gülce artık sınıfın bir parçasıydı.
Gülüyordu, konuşuyordu, hatta bazen sahneye bile çıkıyordu.
Ama bir şey hâlâ eksikti: göz teması.
Ne zaman biri gözlerinin içine baksa, başını çeviriyor, yere bakıyordu.
Zeynep bir gün sordu:
“Bana neden hiç bakmıyorsun?”
Gülce utandı.
“Bilmiyorum… Gözler çok şey söylüyor. Ben bazen ne diyeceğimi bilemiyorum.”
Öğretmen Elif tahtaya yazdı:
“Utangaçlık = Kendini saklamak değil, kendini korumaktır.”
Sonra çocuklara bir hikâye anlattı:
“Bir zamanlar bir ormanda, gözlerini kaçıran bir geyik yaşarmış.
Ama bir gün, başka bir geyikle göz göze gelmiş.
Ve o an, korkusu yavaşça çözülmüş.”
O gün sınıfta “Göz Teması Oyunu” oynandı.
İkişerli eşleştiler.
Kurallar basitti:
- Göz göze bakmak
- Konuşmadan sadece bakışmak
- Sonra hissettiklerini anlatmak
Gülce önce Zeynep’le eşleşti.
Gözlerini kaldırdı.
Zeynep’in gözleri gülümsüyordu.
Gülce sadece 3 saniye bakabildi.
Ama bu onun için bir dağ tırmanışıydı.
Duygu defterine şunu yazdı:
“Bugün gözlerime değil, kalbime baktılar. Ve ben ilk kez kaçmadım.
Öğretmen Elif sınıfa bir harita getirdi.
Ama bu seferki harita bir ormandı.
Üzerinde hayvanlar vardı:
- Kirpi: içine kapanan
- Tavşan: hızlı kaçan
- Baykuş: sessizce gözleyen
- Kelebek: yaklaşınca uçan
Her çocuk kendini bir hayvanla eşleştirdi.
Ali tavşan oldu. “Ben hep kaçıyorum,” dedi.
Zeynep kelebekti. “Yaklaşınca hemen uzaklaşıyorum.”
Gülce baykuşu seçti.
“Ben sessizce bakıyorum ama kimse fark etmiyor.”
O gün “Utangaçlık Ormanı Oyunu” oynandı.
Her çocuk hayvan gibi davranarak duygusunu anlattı.
Amaç: utangaçlığı tanımak, yargılamadan gözlemlemek.
Gülce baykuş gibi sınıfın köşesinde durdu.
Gözleri herkesi izliyordu.
Sonra Elif yanına geldi.
“Baykuşlar sesysizdir ama her şeyi görür,” dedi.
“Senin sessizliğin, en derin duyguları taşıyor.”
Gülce defterine şunu yazdı:
“Bugün baykuş oldum. Sessizdim ama fark edildim. Utangaçlık, görünmez olmak değilmiş.”
Göz Teması Patikası ve Gülce’nin Işığı
Sınıfın ortasına bir patika çizildi.
Adı: Göz Teması Patikası
Her çocuk bu patikada yürürken bir arkadaşının gözlerine bakacaktı.
Amaç: Utangaçlık ormanından geçip güven ışığına ulaşmak.
Ali yürüdü, Zeynep’in gözlerine baktı.
Zeynep yürüdü, Elif’in gözlerine baktı.
Sıra Gülce’ye geldi.
Ayakları titredi.
Ama bu sefer kaçmadı.
Yavaşça yürüdü.
Zeynep’in gözlerine baktı.
Sonra öğretmen Elif’e…
Ve en sonunda aynaya.
Aynada kendi gözlerini gördü.
İlk kez kaçmadı.
Gözlerinde bir ışık vardı.
Sessiz ama güçlü.
Utangaçlık ormanından çıkmıştı.
Öğretmen Elif gülümsedi:
“Göz teması, sadece bakmak değil; görmek ve görülmektir.
Bugün Gülce’nin ışığı hepimizi aydınlattı.”
Gülce defterine şunu yazdı:
“Bugün gözlerimle yürüdüm. Utangaçlık ormanından geçtim. Işığım artık saklanmıyor.”
21.11.2025
Mesime Elif Ünalmış
Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.