
Gizlenen Kalem ve Gülce’nin Sessizliği
Sınıfta yeni bir kalemlik vardı.
İçinde parlak renkli kalemler…
Zeynep’in en sevdiği mor kalem de oradaydı.
Ama bir sabah kalem kayboldu.
Zeynep ağlamaklıydı.
“Mor kalemim yok!” dedi.
Herkes aradı, bulamadı.
Gülce sessizdi.
Çantasına baktı.
Kalem oradaydı.
Ama nasıl girdiğini bilmiyordu.
Belki oyun sırasında almıştı. Belki yanlışlıkla…
Öğretmen Elif tahtaya yazdı:
“Suçluluk = Yanlış bir şey yaptığını bilmek ve bunu düzeltmek istemek.”
Sonra ekledi:
“Suçluluk, kötü olmak demek değildir.
Ama onu saklamak, içimizi ağırlaştırır.”
Gülce başını eğdi.
İçinde bir taş vardı.
Konuşmak istiyordu ama kelimeler çıkmıyordu.
Duygu defterine şunu yazdı:
“Bugün içimde bir taş var. Kalem benim çantamda ama ben söyleyemedim.”
Suçluluk Sokağı ve Duygu Haritası
Ertesi gün öğretmen Elif sınıfa bir harita getirdi.
Ama bu harita bir şehir gibiydi.
Adı: Duygu Şehri
Sokaklar vardı:
- Suçluluk Sokağı
- Pişmanlık Parkı
- Sorumluluk Meydanı
- Cesaret Kavşağı
Her çocuk bir sokakta yürüdüğünü söyledi.
Ali “Pişmanlık Parkı”na gitti: “Kardeşime bağırdım, sonra özür diledim.”
Zeynep “Sorumluluk Meydanı”na çıktı: “Oyuncağımı kırdım, tamir ettim.”
Gülce sessizce “Suçluluk Sokağı”na bir taş koydu.
“Ben kalemi aldım ama söyleyemedim,” dedi.
Öğretmen Elif tahtaya yazdı:
“Suçluluk, pişmanlığa dönüşürse iyileşir. Ama saklanırsa büyür.”
Sonra çocuklara bir görev verdi:
“Bugün bir duygu sokağında yürüyün ve ne hissettiğinizi yazın.”
Gülce defterine şunu yazdı:
“Bugün Suçluluk Sokağı’nda yürüdüm. Her adımda içimdeki taş biraz daha ağırlaştı.”
Yazmamı ister misin Mesime? Onayladığında tamamlıyorum
“Ben Yaptım” Günü ve Gülce’nin Hafifliği
Öğretmen Elif sınıfa bir kutu getirdi.
Üzerinde “Ben Yaptım Günü” yazıyordu.
Her çocuk kutuya bir not bırakacaktı.
Notta bir hata, bir pişmanlık, bir cesaret olacaktı.
Ali yazdı: “Kardeşimin oyuncağını kırdım.”
Zeynep: “Arkadaşımı dışladım.”
Gülce uzun süre bekledi.
Sonra küçük bir kağıda şunu yazdı:
“Mor kalemi ben aldım. Özür dilerim.”
Kutunun içine bıraktı.
Kalbi hızlı atıyordu ama içi hafifliyordu.
Zeynep kutudan notu okudu.
Gülce’ye baktı.
“Önemli olan söylemen,” dedi.
“Kalemim geri geldi. Ama en güzeli cesaretin.”
Öğretmen Elif tahtaya yazdı:
“Suçluluk, cesaretle hafifler. ‘Ben yaptım’ demek, iyileşmenin ilk adımıdır.”
Gülce gülümsedi.
İlk kez bir hatasını söylemişti.
Ve bu onu kötü değil, güçlü hissettirmişti.
Duygu defterine şunu yazdı:
“Bugün ‘Ben yaptım’ dedim. Kalem geri geldi. Ama en önemlisi, içimdeki taş gitti.”
22.11.2025
Mesime Elif Ünalmış
Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.