Bölüm 11 – Duygu Dedektifleri: Utanç Uçurumu Gülce’nin “Keşke Olmasaydı” Düşüncesi

Bölüm 11 – Duygu Dedektifleri: Utanç Uçurumu
Gülce’nin “Keşke Olmasaydı” Düşüncesi

Sınıfta “Hikaye Anlatım Günü” vardı.
Her çocuk kendi yazdığı kısa hikayeyi okuyacaktı.
Gülce günlerce çalışmıştı.
Hikayesi “Uçan Tavşan”dı.
Hayal gücüyle doluydu.
Ama okuma sırasında bir kelimeyi yanlış söyledi.
Sınıftan birkaç çocuk güldü

Gülce’nin yüzü kızardı.
Kalbi sıkıştı.
İçinden bir cümle geçti:
“Keşke hiç yazmasaydım.”
Hikayeyi yarıda bıraktı.
Defterini kapattı.
O an, içindeki ışık sönmüş gibiydi.
Öğretmen Elif tahtaya yazdı:
“Utanç = Bir hata yaptığında kendini kötü ve görünmek istemez hissetmek.”
Sonra ekledi:
“Utanç, hata değil. Ama onu saklamak, seni küçültür. Paylaşırsan, iyileşir.”
Gülce defterine şunu yazdı:
“Bugün bir kelimeyi yanlış söyledim. Güldüler. Ve ben görünmek istemedim. Keşke olmasaydı dedi.

Ertesi gün sınıfta “Görünmezlik Oyunu” vardı.
Öğretmen Elif, çocuklara bir soru sordu:
“Hiç kendinizi görünmez hissettiniz mi?”
Sınıf sessizleşti.
Bazı çocuklar başını salladı.
Bazıları gözlerini kaçırdı.
Gülce defterine bir çizim yaptı.
Küçük bir kız, bir sahnede…
Ama sahne boştu.
Işıklar sönüktü.
Ve seyirciler yoktu.
Altına şunu yazdı:
“Ben görünmek istemedim. Çünkü utandım.”
Öğretmen Elif tahtaya yazdı:
“Utanç, görünmezlik hissi yaratır. Ama görünmek cesaret ister.”
Sonra çocuklara bir görev verdi:
“Bugün kendinizi görünmez hissettiğiniz bir anı yazın.
Ve o anı görünür kılacak bir cümle ekleyin.”
Gülce yazdı:
“Hikayemi yarıda bıraktım. Çünkü güldüler.
Ama ben yazarken çok mutluydum.
Ve bu hikaye hâlâ güzel.”
Zeynep yanına geldi.
“Ben hikayeni çok sevmiştim,” dedi.
Ali: “Uçan Tavşan çok komikti. Ama kelimeyi yanlış söylemen önemli değil.”
Gülce gülümsedi.
Utanç uçurumundan bir adım geri atmıştı.
Ve görünmezlik hissi, yerini görünme cesaretine bırakıyordu.
Duygu defterine şunu yazdı:
“Bugün görünmezlik hissimi tanıdım.
Ama hikayem hâlâ burada.
Ve ben hâlâ buradayım.”
“Keşke Olmasaydı” Düşüncesinden “İyi ki Denedim”e

Sınıfta “Hikaye Geri Dönüşü” günü vardı.
Öğretmen Elif, çocuklara bir kutu getirdi.
Kutunun adı: “İyi ki Denedim” Kutusu
İçine daha önce yarım kalan, unutulan ya da utanılan hikayeler konulacaktı.
Ama bu kez yeniden okunacaktı.
Cesaretle, destekle, birlikte…
Gülce kutuya baktı.
“Uçan Tavşan” defteri hâlâ çantasındaydı.
İçinden bir ses hâlâ “Keşke olmasaydı” diyordu.
Ama başka bir ses fısıldıyordu:
“İyi ki denedin.”

Gülce defteri kutuya koydu.
Sıra ona geldiğinde, sahneye çıktı.
Bu kez kelimeleri yavaş ama netti.
“Uçan Tavşan, gökyüzünde bir hayal arıyordu,” dedi.
Sınıf sessizdi.
Ama bu sessizlik bir dinleme sessizliğiydi.
Sonunda herkes alkışladı.
Öğretmen Elif tahtaya yazdı:
“Utanç, denemeyi durdurmak ister. Cesaret, yeniden başlamaktır.”

Gülce gülümsedi.
“Keşke olmasaydı” düşüncesi, “İyi ki denedim”e dönüşmüştü.
Ve bu dönüşüm, onun en güçlü hikayesiydi.
Duygu defterine şunu yazdı:
“Bugün hikayemi yeniden okudum.
Kelimeyi doğru söyledim.
Ama en önemlisi: kendimi doğru duydum.


26.11.2025
Mesime Elif Ünalmış


Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.