BÖLÜM – SUSUZ

A young boy sitting on the floor, holding a cup and looking sad. Next to him is an empty water jug. The background has a brown texture with text that reads '1. BÖLÜM SUSUZ'.
  1. BÖLÜM – SUSUZ

Sabah, suyun sesiyle başlamadı.
Lin musluğu çevirdiğinde önce ince bir hırıltı duyuldu.
Sonra hiçbir şey.
Sessizlik.

Annesi mutfaktan seslendi:
“Bugün gelmeyebilir. Dün de kesikti.”
Lin başını salladı ama annesi görmedi.
Başını sallamak, bu evde cevap sayılıyordu.

Okula gitmeden önce yüzünü yıkayamadı.
Ama bu yeni değildi.
Yeni olan, artık buna şaşırmamasıydı.

Aynaya baktı.
Yüzü değil, boğazı kuru hissediyordu.
Susamak böyle bir şey mi? diye düşündü.
Sadece bedenin değil, düşüncen de mi kurur?

O sabah, dünyanın başka bir yerinde, bir bilgin kahvaltı masasındaydı.
Masada her şey vardı.
Su, çay, meyve suyu…
Ama karşısında oturan oğlu mutsuzdu.
“Canım sıkılıyor,” dedi çocuk.
“Her şey aynı.”

Bilgin su bardağını eline aldı.
Camın içindeki berraklığa baktı.
Her şeyin olması, diye düşündü,
bazen hiçbir şey hissettirmiyor.

Kendi çocukluğunu hatırladı.
Köyde bir kuyunun başında sıra bekledikleri günleri.
Suyun çekildiği yazları.
Bir yudumun kıymetini.
Ve masadaki bu bolluğun içinde, bir eksiklik gördü:
çaba.

O an karar verdi.
Dünyanın sorunlarını,
o sorunları yaşayanlarla birlikte düşünecekti.

Ekranlar ilk açıldığında kimse konuşmadı.
Altı çocuk.
Altı farklı yer.
Ama aynı tereddüt.

Amara kameraya çok yakındı.
Arkasındaki duvar çatlaklıydı.
“Bizim burada su haftada üç gün geliyor,” dedi birden.
“Ve o günlerde herkes sessiz olur.
Çünkü sesini yükseltenin suyu kesilir.”

Kimse bir şey diyemedi.
Noah kaşlarını çattı.
“Su var ama ulaşım yok,” dedi.
“Bu bir eksiklik değil. Bu bir tercih.”

Kai başını öne eğdi.
“Ben susadığımı söylemekten korkuyorum,” dedi.
“Çünkü başkaları daha susuz.”

Bu cümle Lin’in içine battı.
Çünkü o da susuyordu.
Ama sesiyle değil, düşünceleriyle.

Sami dayanamayıp sordu:
“Dünya bu kadar gelişmişken neden hâlâ susuzuz?”

Kimse hemen cevap veremedi.
Leo defterini açtı.
“Belki de gelişim herkes için aynı değil,” dedi.
“Birileri hızlanıyor, birileri geride kalıyor.”

Lin konuşmadı.
Ama ilk kez suskunluğunun ağırlaştığını hissetti.
Çünkü bu suskunluk artık bir eksiklik değil,
bir sorumluluktu.

O gün toplantı bittiğinde Lin bir bardak su içti.
Ama doymadı.
Çünkü artık biliyordu:
Bazı susuzluklar, suyla geçmez.
Bazı eksiklikler, sadece paylaşılınca azalır.

DÜŞÜN
Su senin hayatında ne zaman “görünmez” oldu?
Bir şey bol olduğunda değeri azalır mı?
Sessizlik her zaman kabullenmek midir?
Gelişim kimin için gelişimdir?
Eksiklik sadece fiziksel midir, yoksa duygusal da olabilir mi?

MİNİ ANKET
Su kesildiğinde ne hissedersin?
☐ Korku
☐ Öfke
☐ Umursamazlık
☐ Utanç

Sence en büyük sorun nedir?
☐ Eksiklik
☐ Eşitsizlik
☐ İlgisizlik

07.01.2026
Mesime Elif Ünalmış


Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Hikâyeme dokunan düşüncelerini paylaş. Senin sesin burada değerli. Yorumun, bu yolculuğun bir parçası. Sessiz kalma, iz bırak.p Yazın