🦉🌲 Susuz Orman Günlükleri BÖLÜM 14

Reklamlar
Çöl ortamında oturan bir çocuk, önündeki kırmızı tohuma ve bir bitkiye dikkatle bakıyor.

SUSUZ ORMAN GÜNLÜKLERİ – BÖLÜM 14 Kırmızı Tohum
Sessiz Bir Direnişin Hikâyesi
Ormanın doğusunda, kurumuş bir vadi uzanıyordu. Toprak
çatlamış, ağaçlar kabuklarını dökmüş, kuşlar çoktan göçmüştü. Bu vadiye kimse
gitmezdi. Çünkü orası “Unutulmuş Alan”dı.

Ama bir gün, küçük bir kız oraya gitti. Adı Zeynep’ti.
Elinde küçük bir kese vardı. İçinde tek bir şey taşıyordu:

Bir kırmızı tohum.

Bu tohumu ona babaannesi vermişti. “Bu tohum, dirençtir,”
demişti. “Susuzlukta bile bekler. Karanlıkta bile kök salar. Ama sadece biri
ona inanırsa…”

Zeynep, vadinin ortasına geldi. Diz çöktü. Toprağı kazdı.
Tohumu yerleştirdi. Üzerini kapattı. Sonra ellerini toprağın üstüne koydu.
Gözlerini kapattı. Ve fısıldadı:

“Ben buradayım. Sen de burada mısın?”

Cevap gelmedi. Ama Zeynep bekledi. Günlerce… Her sabah
geldi. Her gün bir damla su getirdi. Her gün bir kelime söyledi:

“Dayan.”

“Buradayım.”

“Büyü.”

“Unutulmadın.”

Vadide hiçbir şey değişmiyor gibiydi. Ama bir sabah, Zeynep
geldiğinde toprağın üstünde bir çatlak gördü. Küçük, kırmızımsı bir çizgi.
Sonra bir filiz. Minicik, ama canlı.

Zeynep gülümsedi. “Sen varsın,” dedi. “Ve ben de varım.”

O sırada, vadinin kenarında yaşlı bir kirpi belirdi. “Senin
gibi biri yıllardır gelmedi,” dedi. “Bu vadi, bekliyordu. Ama artık uyanıyor.”

Zeynep şaşırdı. “Sadece bir tohum ektim.”

Kirpi başını salladı. “Hayır. Sen bir hatırlama ektin. Bir
direniş. Ve bu toprak, hatırlananı unutmayan topraktır.”

Zeynep, cebinden küçük bir defter çıkardı. İlk sayfaya
yazdı:

Uzun süre aynı yerde kalmak, çevresinin düzenini daha da önemli hale getirmişti. Çalışma alanı ne kadar sade ve ergonomikse, zihni de o kadar net oluyordu.
👉 Ürünü incelemek için: https://amzn.to/42DTVPp

“Kırmızı Tohum – Sessiz Bir Direnişin Hikâyesi”

Zeynep, her gün kırmızı filizi ziyaret etti. Ona masallar
anlattı, sessizce şarkılar mırıldandı. Her kelime, toprağa bir umut gibi indi.
Her sessizlik, bir kök gibi derinleşti.

Bir sabah, filiz iki yaprak verdi. Ardından bir tomurcuk
belirdi. Ve sonra… küçük, kırmızı bir çiçek açtı. Sessiz, ama gururlu.
Kırılgan, ama dirençli.

Zeynep defterine yazdı:
“Bugün ilk çiçek açtı.
Bu, sadece bir çiçek değil.
Bu, susuzluğa karşı bir cevap.

Unutulmuşluğa karşı bir ses.”

Öğretmeni bu yazıyı okuduğunda gözleri doldu. Tahtaya büyük
harflerle yazdı:

“Tohum Günlüğü – Umut Ekenler Defteri”

“Bu bizim yeni görevimiz,” dedi. “Her çocuk, bir tohum
seçecek. Ama bu tohum, sadece bitki değil. Bir duygu, bir değer, bir hatırlama
olacak. Ve onu ekecek.”

Çocuklar heyecanlandı. Her biri bir tohum seçti:

  • Biri “sabır” ekti.
  • Biri “barış” tohumu gömdü.
  • Biri “özür” tohumu bıraktı toprağa.
  • Biri “umut”u seçti, kurumuş bir saksıya koydu. Her tohumun yanına bir not bırakıldı:

“Ben seni unutmadım.”

“Büyümen için buradayım.”

“Seninle birlikte ben de büyüyorum.”

Kampanya büyüdü. Köyde “Tohum Nöbeti” başlatıldı. Her çocuk,
ektiği tohumun başında bir nöbet tuttu. Sessizce bekledi. Konuşmadan, sadece
var olarak. Çünkü bazen en büyük destek, sadece orada olmaktı.

Zeynep, kırmızı çiçeğin yanına küçük bir tabela dikti:

“Bu tohum, susuzluğa karşı bir cevaptır.

Bu çiçek, hatırlamanın gücüdür.”**

Vadide başka çocuklar da tohumlar ekti. Ve zamanla, kurumuş
toprak çatlaklarından yeşil baş verdi. Vadi, yeniden nefes almaya başladı.
Çünkü biri inanmıştı. Çünkü biri beklemişti. Çünkü biri, susuzluğa rağmen
ekmişti.

“Tohum Günlüğü” köyde bir gelenek hâline geldi. Her çocuk,
yılda bir kez bir tohum seçiyor, onu bir anlamla eşleştiriyor ve ekiyordu. Her
tohumun yanına bir kelime, bir cümle, bir niyet bırakılıyordu.

Zeynep’in kırmızı çiçeği büyüdü. Boy attı, yapraklandı,
tohum verdi. Ve o tohumlar, başka çocuklara dağıtıldı. Her biri başka bir
vadide, başka bir çatlakta, başka bir sessizlikte toprağa kavuştu.

Vadinin adı değişti. Artık herkes oraya “Direniş Bahçesi”
diyordu. Çünkü orada hiçbir şey zorla büyümemişti. Her şey, bekleyerek,
inanarak, susarak yeşermişti.

Bir gün Zeynep, kırmızı çiçeğin yanına oturdu. Elinde
defteri vardı. Son sayfaya şu cümleyi yazdı:

Uzun süre ders çalışan kişiler için ekranın göz hizasında olması odaklanmayı kolaylaştırır.

👉 Ürünü incelemek için tıkla
https://amzn.to/4defc8w

“Ben Zeynep’im.

Bir tohum ektim.

Ama aslında bir hatırlama ektim.

Bir direniş.

Bir umut.

Ve şimdi biliyorum:

Toprak, sadece suyla değil…

İnançla da yeşerir.

Ve bazen en güçlü çiçek,

en kurak yerde açar.”

O gece, rüzgâr vadiden geçti. Hafifçe esti. Çiçeklerin
arasından süzüldü. Ve bir ses taşıdı:

“Ben Kırmızı Tohum’um.
Sessizdim.

Küçüktüm.

Unutulmuştum.

Ama biri geldi.

Biri bekledi.

Biri inandı.

Ve ben…

kök saldım.

Çünkü sevgi,

susuzluğa bile direnebilir.”

BÖLÜM SONU ETKİNLİKLERİ
– Sınıf Çalışması

Amaç:

  • Öğrencilerin umut, sabır ve inanç kavramlarını
    içselleştirmelerini sağlamak.
  • Sessiz eylemin gücünü ve doğayla kurulan duygusal bağı
    fark ettirmek.
  • Yazılı, görsel ve deneyimsel yollarla “direniş” kavramını
    olumlu bir değer olarak yeniden tanımlamak.
  1. Duygusal Yansıma –
    “Benim Kırmızı Tohumum”
  • Öğrencilere şu soru sorulur: “Senin içinde
    büyümesini beklediğin bir şey var mı?”
  • Her öğrenci bir duygu, bir hayal ya da bir değer seçer ve
    bunu “tohum” metaforuyla anlatır.
  • Cümleler “İçimizdeki Tohumlar” başlıklı bir panoda sergilenir.
  1. Yaratıcı Yazma – “Tohuma Mektup”
  • Öğrenciler, ektikleri (gerçek ya da hayali) bir tohuma mektup yazar.
  • Yazma yönergesi: “Sevgili Tohum, seni ektim çünkü…”
  • Mektuplar sınıfça okunur, isteyenler çizimle destekler.
  1. Görsel Anlatım – “Direniş Bahçesi”
  • Her öğrenci, bir tohumun büyümesini temsil eden bir çizim
    yapar (tohumdan çiçeğe).
  • Her aşamaya bir kelime ekler: “beklemek”, “sabır”, “umut”,
    “güç”, “çiçeklenmek”…
  • Tüm çizimler sınıf panosunda “Direniş Bahçesi” olarak
    sergilenir.
  1. Tartışma – “Direniş Sessiz Olabilir mi?”
  • Sınıf iki gruba ayrılır:
  • Grup A: “Direniş sesli olmalıdır.”
  • Grup B: “Direniş
    bazen sessizce yapılır.”
  • Her grup görüşünü savunur.
  • Tartışma sonunda şu soru sorulur: “Bir çiçeğin büyümesi bir direniş midir?”
  1. Anket – “Umutla Beklemek”
  • Öğrencilere küçük bir anket dağıtılır:
  • En son neyi bekledin?
  • Beklerken ne hissettin?
  • Beklemek mi zor, vazgeçmek mi?
  • Yanıtlar sınıfça paylaşılır, ortak bir “Bekleyiş Haritası”
    oluşturulur.
  1. Eylem Çağrısı – “Bir Tohum, Bir Niyet”
  • Her öğrenci, gerçek bir tohum seçer (mercimek, fasulye,
    çiçek tohumu vb.).
  • Küçük bir saksıya eker. Yanına bir niyet kartı
    yerleştirir: “Bu tohum, sabrım için.” “Bu tohum, barış için.” “Bu tohum, unutmamak için.”
  • Saksılar sınıfta büyütülür. Her hafta gözlemler deftere
    yazılır.

Duyuru: Yayın Takvimi Değişti!
“Susuz Orman Günlükleri” artık haftada iki kez yayınlanacak.
Yeni bölümler aşağıdaki gün ve saatlerde yayında olacak:
Yazıyla iyileşen çocukların yolculuğu bu ritimde devam ediyor…
Salı – Saat 11:00
Cuma – Saat 17:00

10.03 2026
Mesime Elif Ünalmış

📖 Sonraki bölüm:
👉 Susuz Orman Günlükleri – Bölüm 15


Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

3 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Carol A. Hand – What matters are not the titles I’ve held or university degrees I earned or the size of a house or bank account. It’s really what I’ve learned from ordinary people like me whom I’ve met along the way. They taught me to live with gratitude and give thanks for each new day.
    Carol A. Hand dedi ki:

    Your work is so hopeful and inspiring, Mesime. I imagine what the world would be like if each of your lessons were used to teach children how to listen, watch, feel, and take care of earth and plants and animals and to see the beauty and wonder of life. It reminds me of how my Ojibwe ancestors taught their children. I wish that we could remember and try once again. Your work makes me believe that is still possible. 💜🪶

    1. mesime unalmıs – Merhaba ben çocuk öyküleri yazarıyım. Aynı zamanda çeşitli yazılar da yazıyorum.Çıkmış üç kitabım var. you tube kanallarım var. Veb sitemde bazı yazılarım paylaşıyorum. Kanalıma göz gezdirmenizi önemle rica ediyorum. Faydalı buluyorsanız abone olun ve bir çok konuda desteğinizi bekliyorum teşekürler. kanal linkim https://www.youtube.com/channel/UCVGJs06K3blT9Y2usr9uepA
      mesime unalmıs dedi ki:

      “Senin güzel ve derin sözlerin için gönülden teşekkür ederim. Çocuklara doğayı, hayvanları ve yaşamın mucizesini sevgiyle öğretmek dileğin bana da umut veriyor. Atalarının öğretilerini hatırlatma isteğin çok kıymetli; bu bağın yeniden kurulabileceğine inanıyorum. Desteğin ve inancın için minnettarım.”

      1. Carol A. Hand – What matters are not the titles I’ve held or university degrees I earned or the size of a house or bank account. It’s really what I’ve learned from ordinary people like me whom I’ve met along the way. They taught me to live with gratitude and give thanks for each new day.
        Carol A. Hand dedi ki:

        Thank you for such a kind and lovely reply. 💜🪶

Bir Cevap Hikâyeme dokunan düşüncelerini paylaş. Senin sesin burada değerli. Yorumun, bu yolculuğun bir parçası. Sessiz kalma, iz bırak.p YazınCevabı iptal et