Maceracı Arkadaşlar Kampta

Bir kamp alanında, ağaçlardan elma toplayan ve ateş etrafında oturan çocuklar. Arka planda dağlar ve göl manzarası, gün batımı ile birlikte.

MACERACI ARKADAŞLAR KAMPTA

Miray, kamp yolculuğuna çıkacağı günün heyecanıyla erkenden uyandı. Sabah annesi onu uyandırdığında gözleri hâlâ uykudan şişmişti. Kahvaltısını aceleyle yaptı, çantasını hazırladı ve evden çıktı. Arkadaşlarıyla buluşacağı alanda İpek, Berra, Zeynep, Ali, Sümeyye ve Mehmet çoktan toplanmıştı. Hep birlikte yola koyuldular.

Yaklaşık iki saatlik yolculuğun ardından kamp alanına vardılar. Çadırlarını kurarken Miray, daha önce amcasıyla kamp yaptığı için tüm düzeni üstlendi. Arkadaşlarına güven veren tavırlarıyla onları yönlendirdi. Çadırlar kurulduktan sonra ormanın derinliklerine doğru yürümeye başladılar. Ağaçların arasından gelen hışırtılar, kuşların cıvıltısı ve rüzgârın yapraklarla oynayan sesi onları büyülüyordu. Bir ara Sümeyye ürkekçe arkasına baktığında küçük bir yavru yılan gördü. Miray gülümseyerek:

— Korkma, zararsızdır. Ama dikkatli olmalıyız. Doğaya zarar vermeden tadını çıkaracağız, dedi.

Arkadaşları Miray’ın sözlerini dikkatle dinledi. Bir süre sonra çadırların yanına döndüklerinde açlıklarını fark ettiler. Yanlarına yiyecek getirmemişlerdi; bu onların ortak kararıydı. İki gün boyunca doğanın sunduklarıyla yaşamayı planlamışlardı. Zeynep merakla sordu:

— Şimdi ne yiyeceğiz?

İpek, ormanda gördüğü meyve ağaçlarını hatırlattı. Berra ise meyveyle doyamayacağını söyleyerek homurdandı. Ali gülerek:

— Merak etme, seni aç bırakmayız, dedi.

Miray ise daha önce amcasıyla mantar topladığını anlattı. Hep birlikte mantar aramaya koyuldular. İpek ve Berra kuzeye, Zeynep ve Ali güneye, Sümeyye ve Mehmet doğuya dağıldılar. Ormanın renkleri arasında farklı mantarlar buldular. Ancak Miray, Sümeyye ve Mehmet’in getirdiği mantarların zehirli olduğunu fark etti. Onları ayırdıktan sonra kalan mantarları közde pişirdiler. Miray çantasındaki tuzu serpiştirdi ve hep birlikte afiyetle yediler.

Akşam olduğunda ateşin etrafında toplandılar. Gökyüzünde parlayan yıldızlar, ormanın sessizliği ve ateşin çıtırtısı onları büyüledi. Sohbetler uzadıkça dostlukları daha da pekişti. Ertesi gün yeniden ormana girip doğayı keşfettiler. Kuşların melodisi, böceklerin sesleri ve rüzgârın uğultusu onlara huzur verdi. İlk kez bu kadar yakından doğayı tanıyan arkadaşlar, ormanın büyüsüne kapıldılar.

🛍️ Discover Our Recommended Products

Explore our carefully selected Amazon recommendations, including skincare, home & lifestyle, technology, books, and more — all in one place.

Explore Our Recommended Products on Amazon →

İki günün sonunda kamp yolculuğu sona erdi. Ancak herkesin kalbinde aynı duygu vardı: huzur. Doğanın eşsiz güzelliğini görmüş, ormanları korumanın önemini anlamışlardı. Miray, bu deneyimi yazıya döktü ve öğretmeninden rica ederek sınıf panosuna astırdı. Öğretmeni yazıyı çok beğendi; çünkü yalnızca bir kamp hikâyesi değil, doğayı korumanın anlamını da anlatıyordu.

YAZAR: Mesime Elif ÜNALMIŞ
01.02.2024

MACERACI ARKADAŞLAR KAMPTA


Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Hikâyeme dokunan düşüncelerini paylaş. Senin sesin burada değerli. Yorumun, bu yolculuğun bir parçası. Sessiz kalma, iz bırak.p Yazın