
KARANLIKTAN UMUDA – BÖLÜM 5
Susturulan Sesler
Gece, şehrin üzerine ağır bir örtü gibi serilmişti.
Savcı Deniz evinde sessizce televizyonu kapattı.
Ekran bir an karardı, sonra sadece yansıması kaldı.
Bir program başlamadan bitmiş gibiydi.
Hiçbir açıklama yoktu. Sadece kesilmiş bir görüntü.
Deniz bir süre ekrana baktı.
Sonra yavaşça uzaklaştı.
“Bazı sesler… yarıda kalıyor,” diye düşündü.
Ama nedenini sormadı.
Çünkü bazı soruların cevabı, yalnızca dosyalarda aranmazdı.
Ertesi sabah adliyeye gelen dosya inceydi.
Ama içindeki sessizlik ağırdı.
Bir gazeteciyle ilgiliydi.
Yıllardır farklı konular üzerine konuşan, yazan, anlatan biri…
Son zamanlarda bazı yayınları kesilmiş, bazı programları yarım bırakılmıştı.
Dosyada resmi ifadeler vardı.
Ama Deniz satırların arasındaki şeyi daha çok hissetti:
Bir durma hâli.
Bir geri çekilme.
Bir “artık değil” duygusu.
Aynı saatlerde Savcı Murat eski bir yayın stüdyosuna gitti.
Kapı aralıktı.
İçeri girdiğinde ışıklar kapalıydı.
Koltuklar boştu.
Masa üzerinde unutulmuş bir kalem, yarım bir not defteri vardı.
Sanki insanlar bir anda kalkıp gitmişti.
Murat etrafa baktı.
“Burada ses vardı,” dedi sessizce.
Yanındaki görevli başını salladı.
“Eskiden… çok konuşulurdu,” dedi.
“Sonra bazı konular az konuşulmaya başlandı.”
Murat sordu:
“Sonra?”
Adam omuz silkti.
“Sonra… kimse fazla konuşmamayı öğrendi.”
Cümle basitti.
Ama odanın içinde daha ağır yankılandı.
İkindi vakti Deniz ve Murat bir çay bahçesinde buluştu.
Deniz dosyayı masaya koydu.
“Bu bir kişiyle ilgili değil,” dedi.
Murat başını kaldırdı.
“Ne peki?”
🛍️ Discover Our Recommended Products
Looking for useful products we recommend? Explore our carefully selected Amazon recommendations, including skincare, home & lifestyle, technology, books, and more — all in one place.
Explore Our Recommended Products on Amazon →
Deniz biraz durdu.
“Bir alışkanlık gibi.”
Murat anlamıştı ama açıklamadı.
İkisi de bir süre sessiz kaldı.
Çay bardaklarının buharı yükseliyordu.
Deniz konuşmayı sürdürdü:
“İnsanlar bazen konuşmayı bırakır.”
Murat ekledi:
“Bazen de konuşmamak… daha güvenli görünür.”
Deniz başını salladı.
“Ve zamanla… kimse neyin yarım kaldığını fark etmez.”
O sırada televizyondan sessiz bir haber geçti.
Farklı yerlerden görüntüler…
Boş bir stüdyo…
yarım kalmış bir basın toplantısı…
kapalı bir mikrofon…
Ses yoktu.
Ama görüntüler bir şey anlatıyordu.
Deniz ekranı kapattı.
“Sesler azalınca… dünya değişmiyor gibi görünür,” dedi.
Murat ona baktı.
“Ama aslında değişir.”
Akşamüstü şehir yine kendi ritmine döndü.
İnsanlar yürüdü, konuştu, alışveriş yaptı.
Hayat devam ediyordu.
Ama bazı şeyler görünmeden değişmişti.
Deniz yürürken şunu düşündü:
“Bazen bir şeyin kaybolduğunu anlamak için… onun tamamen yok olmasını beklemezsin.”
O gün yeni bir dosya açılmadı.
Ama ikisi de biliyordu.
Bazı dosyalar kâğıda düşmezdi.
Bazıları sadece… insanların hafızasında kalırdı.
Ve en sessiz olanlar,
en çok iz bırakanlardı.
09.06.2026
Mesime Elif Ünalmış
BÖLÜM 5 – Susturulan Sesler
⬅️ Önceki Bölüm: Okullarda Güvenlik ve Şiddetin Gölgesi
➡️ Sonraki Bölüm: Doğanın Sessiz Çığlığı
https://mesimeunalmis.com/2026/06/16/karanliktan-umuda-6-bolumdoganin-sessiz-cigligi/
Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.