📖🌌 KAYIP MASALLAR KÜTÜPHANESİ BÖLÜM 6

Reklamlar
Bir kadın, mistik bir kütüphanede parlayan bir anahtarın etrafında duruyor. Arka planda kitap rafları ve açılmış kitaplar var. Alt kısımda 'Kayıp Masallar Kütüphanesi Bölüm 6' yazısı yer alıyor.

📖🌌 KAYIP MASALLAR KÜTÜPHANESİ BÖLÜM 6
Sessizlik geri gelmedi.
Sistem çöktükten sonra sessizlik diye bir şey kalmamıştı.
Onun yerine boşluk vardı.
Elfida gözlerini açtığında bir yerde durmuyordu.
Bir yerde parçalanıyordu.
Yanında Aysuda vardı.
Ama Aysuda aynı Aysuda değildi.
Bir şey eksikti.
Ama ne olduğunu söyleyemiyordu.
Aysuda fısıldadı:
“Ben… burayı tanıyorum.”
Elfida başını salladı.
“Ben de.”
Ama bu tanıma hissi gerçek değildi.
Sanki hatırladıkları şey bir anı değil, yüklenmiş bir duyguydu.
Önlerinde bir şehir belirdi.
Ama bu şehir düzenli değildi.
Aynı sokaklar tekrar tekrar vardı.
Aynı evler farklı isimlerle duruyordu.
Aynı yüzler farklı insanlarda görünüyordu.
Elfida bir adım attı.
Zemin kırılmadı.
Ama yankılandı.
Sanki dünya gerçek değildi.
Bir tabelada yazı vardı:
BALON BÖLGE – KİMLİK MERKEZİ
Aysuda kaşlarını çattı.
“Balon ne demek?”
O anda bir ses duyuldu.
Nazik.
Ama rahatsız edici derecede tanıdık.
“Burada herkes olmak istediği kişidir.”
Elfida irkildi.
“Kim konuşuyor?”
Cevap yoktu.
Ama şehir cevap veriyordu.
Her pencere farklı bir hayat gösteriyordu.
Bir evin önünde bir kız duruyordu.
Kül lekeleri olan bir elbise.
Sessiz bir bakış.
Aysuda dondu.
“Bu… ben miyim?”
Elfida baktı.
Ama gördüğü kişi Aysuda’ya benzemiyordu.
Sadece hissi benziyordu.
Ev kapısı açıldı.
İçeriden parlak bir ışık çıktı.
Ve ses tekrar konuştu:
“Değişebilirsin.”
“Burada kimse seni görmez.”
“Ama herkes seni bilir.”
Elfida gerildi.
“Bu doğru değil.”
Ama şehir cevap vermedi.
Çünkü şehir artık konuşmuyordu.
Şehir ikna ediyordu.
Gökyüzünde bir çatlak oluştu.
Ve içinden bir görüntü düştü.
Bir balo salonu.
Kristal ışıklar.
Parlayan bir elbise.
Ve bir kız.
Aysuda nefesini tuttu.
“Bu… Külkedisi mi?”
Elfida içinden hissetti:
Bu bir masal değil.
Bu bir kimlik sistemiydi.
Bir ses daha geldi.
Ama bu kez dışarıdan değil.
İçeriden.
Elfida’nın zihninden.
“Sen de değişebilirsin.”
Elfida geri çekildi.
“Hayır.”
Ama şehir tepki verdi.
Sokaklar daraldı.
Yüzler çoğaldı.
Evler yaklaştı.
Ve her yüz aynı şeyi söylüyordu:
“Kim olmak istiyorsun?”
Aysuda bir adım attı.
Gözleri parladı.
“Ben… daha güçlü olabilirim.”
Elfida irkildi.
“Aysuda, dur!”
Ama Aysuda artık onu duymuyordu.
Şehir ona bir hayat gösteriyordu:
alkışlar
ışıklar
herkesin onu sevdiği bir dünya
Ve Külkedisi sistemi açıldı.
Bu bir masal değil…
bir seçim ekranıydı.
Elfida fısıldadı:
“Bu bir tuzak…”
Ve gölgede biri belirdi.
Elinde ayna vardı.
Ve sadece şunu söyledi:
“Kimlik seçmek özgürlük değildir.”
Aynayı tutan kişi hareket etmedi.
Ama aynanın içi hareket ediyordu.
Sanki cam değil de su yüzeyi gibiydi.
Elfida bir adım geri çekildi.
“Sen kimsin?”
Aynadaki kişi cevap vermedi.
Ama Aysuda cevap verdi.
“Bu… ben değilim.”
Ses titriyordu.
Aynadaki görüntü değişti.
Aysuda silindi.
Yerine başka biri geldi.
Ama yüzü hâlâ tanıdıktı.
Elfida’nın nefesi kesildi.
Çünkü o yüz…
onun yüzüne benziyordu.
Ama daha sertti.
Daha sessizdi.
Daha yalnızdı.
Ayna konuştu.
İlk kez.
“Sen… ilerideki halimsin.”
Elfida dondu.
“Hayır.”
Ayna devam etti.
“Sen yalnız kaldın.”
“Sen seçim yaptın.”
“Sen kimliğini kaybetmedin.”
“Sen… kimliğini seçtin.”
Aysuda geriye doğru bir adım attı.
“Bu mümkün değil…”
Ayna yüzü Elfida’ya yaklaştırdı.
Ve gözlerinin içine baktı.
Bir anda görüntü değişti.
Elfida kendini gördü.
Ama bu kez çocuk değildi.
Daha büyüktü.
Gözleri daha derindi.
Ama içinde hiçbir ışık yoktu.
Ve o Elfida konuştu:
“Kimlik… bir yük.”
“Seçim… bir acı.”
Elfida geri çekildi.
“Hayır… ben böyle olmam.”
Ayna sessizleşti.
Sonra çok sakin bir sesle konuştu:
“Henüz olmadın.”
O anda şehir sarsıldı.
Sokaklar çatladı.
Evler titredi.
Ve Aysuda bir anda ellerini tuttuğu elini bıraktı.
Elfida irkildi.
“Aysuda?”
Ama Aysuda cevap vermiyordu.
Gözleri boştu.
Ve sonra konuştu.
Ama bu ses onun sesi değildi.
“Burada kalabilirim.”
Elfida dondu.
“Aysuda, hayır…”
Şehir Aysuda’yı içine çekiyordu.
Işıklar onun etrafında dönüyordu.
Yeni bir kimlik oluşuyordu.
Aysuda gülümsedi.
Ama bu gülümseme gerçek değildi.
“Burada herkes beni seviyor.”
Elfida koştu.
“Aysuda dur!”
Ama şehir araya girdi.
Zemin yükseldi.
Işıklar duvar oldu.
Elfida ve Aysuda arasına görünmez bir sınır çizildi.
Ve aynalı kişi fısıldadı:
“İlk kırılma başladı.”
Elfida aynaya döndü.
“Sen bunu neden yapıyorsun?”
Ayna cevap verdi:
“Ben yapmıyorum.”
“Siz seçiyorsunuz.”
Elfida bağırdı:
“Bu seçim değil!”
Ayna son cümleyi söyledi:
“Kimlik seçilmez… yaşanır.”
Ve o anda Aysuda tamamen ışığa dönüştü.
Ama yok olmadı.
Sadece başka bir versiyona geçti.
Elfida artık tek başınaydı.
Ve aynada kendi geleceğini tekrar gördü.
Bu kez daha yakındı.
Daha gerçekti.
Ve fısıldadı:
“Onu geri almak için… kendini kaybetmen gerekir.”
Elifda aynaya baktı.
Ama bu kez aynadaki görüntü sabit değildi.
Titreşiyordu.
Sanki bir şey içeriden çıkmak istiyordu.
Ayna konuşmadı.
Bu kez fısıldadı.
“Hatırlamıyorsun.”
Elfida geri çekilmedi.
Ama içi daraldı.
“Ne demek hatırlamıyorum?”
Aynadaki görüntü değişti.
Bir okul yolu göründü.
Sonra bir kapı.
Sonra bir ışık.
Ve sonra…
Masal Evi.
Ama bu kez farklıydı.
Boş değildi.
Kalabalık değildi.
Sadece iki çocuk vardı.
Elfida dondu.
“Bu… ben miyim?”
Aynadaki ses cevap verdi:
“Sen… başlangıçsın.”
Aysuda bir adım geri çekildi.
“Başlangıç mı?”
Ayna devam etti.
“Siz içeri giren değil…”
“Siz içeri açanlarsınız.”
O anda zemin titredi.
Şehir üst üste katlanmaya başladı.

🛍️ Discover Our Recommended Products

Looking for useful products we recommend? Explore our carefully selected Amazon recommendations, including skincare, home & lifestyle, technology, books, and more — all in one place.

Explore Our Recommended Products on Amazon →


Gerçeklik eğrildi.
Elfida nefesini tuttu.
“Biz ne yaptık?”
Ayna cevap verdi.
“Bir sistemi açtınız.”
“Ve sistem sizi seçti.”
Aysuda bağırdı:
“Ben hiçbir şey seçmedim!”
Ayna yavaşça döndü.
Ve ilk kez Aysuda’nın görüntüsünü gösterdi.
Ama bu Aysuda değildi.
Daha sakin.
Daha boş.
Daha uyumlu.
“Sen seçtin.”
Aysuda dondu.
“Hayır…”
Ama şehir onunla aynı fikirde değildi.
Çünkü etrafında ışıklar belirdi.
Yeni bir kimlik inşa ediliyordu.
Elfida hızlıca araya girdi.
“Aysuda bak bana!”
Ama Aysuda bakmadı.
Çünkü artık iki dünyadaydı.
Birinde Elfida vardı.
Diğerinde…
seçilmiş bir hayat.
Ayna çatladı.
Ama kırılmadı.
Sadece daha fazla yüz gösterdi.
Elfida bağırdı:
“Dur!”
Ama ayna artık tek bir şey söylemiyordu.
Her yansıma aynı cümleyi tekrar ediyordu:
“Kimlik… yaşanır.”
O anda Elfida’nın içinde bir şey kırıldı.
Ama dışarıda değil.
İçeride.
Bir görüntü geldi.
Bu kez ayna değildi.
Hatıraydı.
Elfida kendini gördü.
Ama çocuk değildi.
Daha büyüktü.
Daha sessiz.
Daha yalnız.
Ve o Elfida konuştu:
“Onu kaybetmek… kaçınılmazdı.”
Gerçek Elfida nefesini tuttu.
“Hayır…”
Ama görüntü devam etti.
Aysuda yoktu.
Masal Evi yoktu.
Sadece Elfida vardı.
Ve gölge gibi bir ses:
“Seçim yaptın.”
Elfida geri çekildi.
“Bu yalan!”
Ayna son kez konuştu:
“Gerçek… hatırlanmayan şeydir.”
Ve o anda ayna kırıldı.
Ama cam gibi değil.
Gerçek gibi.
Parçalar havaya dağıldı.
Her parça bir hayat gösteriyordu.
Her parça bir ihtimaldi.
Aysuda dizlerinin üzerine çöktü.
“Ben… ben kimim?”
Elfida ona koştu.
“Aysuda, sen sensin!”
Ama Aysuda cevap vermedi.
Çünkü artık cevap yoktu.
Sadece seçenekler vardı.
Ve gökyüzünde tek bir cümle belirdi:
KİMLİK SİSTEMİ: KARAR BEKLİYOR
Gökyüzündeki yazı sabit kaldı.
KİMLİK SİSTEMİ: KARAR BEKLİYOR
Ama kimse karar vermiyordu.
Çünkü karar vermek bile artık güvenli değildi.
Elfida Aysuda’ya yaklaştı.
“Aysuda… bana bak.”
Aysuda’nın gözleri titriyordu.
“Bakıyorum… ama kim olduğumu bilmiyorum.”
O cümle Elfida’nın içine çöktü.
Çünkü ilk kez gerçek bir boşluk duymuştu.
Korku değil.
Kaybolma.
Şehir etraflarında daraldı.
Duvarlar gibi değil.
Düşünce gibi.
Yaklaşan, sıkıştıran, yön veren bir düşünce gibi.
Aysuda fısıldadı:
“Ben burada… daha önce de vardım.”
Elfida hemen yakaladı.
“Hayır. Sen buradasın. Şu an.”
Ama Aysuda başını salladı.
“Hayır… ben buraya aitim.”
Gökyüzü tepki verdi.
Işıklar hızlandı.
Sistem karar veriyordu.
Elfida bağırdı:
“Durun!”
Ama ses hiçbir şeye çarpmadı.
Çünkü sistem artık onları dinlemiyordu.
Onları ölçüyordu.
Bir anda Aysuda’nın etrafında yeni bir alan oluştu.
Parlak.
Düzenli.
Sessiz.
Ve içinden bir ses yükseldi:
“Uygun profil bulundu.”
Elfida dondu.
“Ne demek bu?”
Aysuda geri çekilmedi.
Çünkü çekilecek bir “geri” kalmamıştı.
Sistem devam etti:
“Kimlik uyumu: %87”
“Yeni rol: Kabul edildi”
Elfida koştu.
“Aysuda, hayır!”
Ama Aysuda onu duymadı.
Çünkü artık iki ses vardı içinde.
Birinde Elfida vardı.
Diğerinde sistem.
Aysuda fısıldadı:
“Burada… acı yok.”
Elfida bağırdı:
“Ama sen de yok oluyorsun!”
O cümle havada asılı kaldı.
Ve ilk kez sistem duraksadı.
Gökyüzü titredi.
Sanki bir şey yanlış hesaplanmıştı.
Ve o an…
bir üçüncü ses duyuldu.
“Yeter.”
Elfida ve Aysuda aynı anda döndü.
Aynanın kırık parçaları yeniden birleşiyordu.
Ama bu kez ayna değildi.
Bir kapıydı.
Ve kapının içinde bir siluet vardı.
Eli boştu.
Ama sesi tanıdıktı.
“Bu kadar yeter.”
Aysuda fısıldadı:
“Sen… kimsin?”
Siluet cevap verdi:
“Hatırlayan.”
Elfida nefesini tuttu.
Çünkü bu sesi daha önce duymamıştı…
Ama içinde tanıyordu.
Siluet devam etti:
“Onu kaybetmiyorsun.”
“Sadece geri alıyorsun.”
Aysuda’nın etrafındaki ışık titredi.
Sistem ses verdi:
“UYARI: HARİCİ MÜDAHALE”
Elfida siluete baktı. İçin
“Ne yapıyorsun?”
Siluet cevap verdi:
“Sistemi kırmıyorum.”
“Sadece… ona aynayı gösteriyorum.”
Ve o anda kapı açıldı.
İçeriden gelen şey ışık değildi.
Karanlık da değildi.
Hatıraydı.
Gerçek bir hatıra.
Elfida ve Aysuda aynı anda içine çekildi.
Ve son görüntü şuydu:
Masal Evi’nin kapısı.
İki çocuk.
Ve bir ses:
“Başlıyoruz.”
13.07.2026
Mesime Elif Ünalmış


Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Hikâyeme dokunan düşüncelerini paylaş. Senin sesin burada değerli. Yorumun, bu yolculuğun bir parçası. Sessiz kalma, iz bırak.p YazınCevabı iptal et