ÇÖKELEKÇİ MEHMET EFENDİ

Bir varmış, bir yokmuş, yoksul bir kasabada yaşayan Mehmet Efendi adında, çökelek satarak yaşamını idame eden bir adam varmış. Bu adam gördüğü güzeller güzeli bir kıza sevdalanmış. Kızın da ona karşı güzel hisler beslediğini anlamış. Bir süre bakıştıktan sonra görüşmeye başlamışlar. O köyde çakır gözlü gargamel burunlu çirkin suratlı bir kadın varmış. Bu çirkin kadın da Mehmet Efendiye aşık olmuş. Ancak Mehmet efendi gargamel burunlu çirkin kadını dikkate almamış. Mehmet Efendi daha fazla dayanamayıp Filiz’e evlenme teklif etmiş. Filiz bu teklifi hiç düşünmeden kabul ettiğini söylemiş. Üç gün üç gece düğün yapmışlar ve birbirlerini üzmeyeceklerine dair söz vermişler. Bunun üzerine gargamel burunlu çirkin kadın, çok öfkelenmiş ve onların aşklarını yaşadığı çok güzel bir ağacın altında görünce, deliye dönmüş. Karşılarına çıkarak, ağaca beddua etmiş. Sen bundan böyle aşıkların uğradığı bir ağaç olmayacaksın. Ömür boyu zehirli bir ağaç olarak yaşayacaksın, demiş. Sonra Mehmet Efendi’ye dönmüş. Bir gün çocuklarınız olursa! inşallah benim gibi çirkin yüzlü olurlar; diyerek, arkasını dönerek oradan ayrılmış. O günden sonra ağaçta değişimler olmuş. Zamanla bu ağaç ve çevresindeki bir çok ağaç zehirli ağaclara dönüşmüş. Mehmet Efendi ve Filiz Hatun uzun yıllar boyunca bu ağaca hiç yaklaşamamışlar. Bir süre sonra, Filiz Hatun gebe kalmış. Haftalar, aylar geçmiş doğum anı gelmiş çatmış.
Güzelliği dillere destan olan filiz Hatun, dünyanın en çirkin bebeğini doğurmuş. Bebeği gören Mehmet efendi’nin yüzü asılmış. Zamanla bu duruma alışmışlar. Sonra birer ikişer yıl arayla filiz Hatun iki kız üç de oğlan çocuğu dünyaya getirmiş. Hepside birbirinden çirkin mi çirkinmiş. Gargamel burunlu çirkin kadın bu duruma çok sevinirmiş. Ancak duygularına karşılık bulamayan gargamel burunlu çirkin kadın, o köyü terk ederek çok uzaklara gitmeye karar vermiş. Bu arada Filiz Hatun tekrar gebe kalmış. Mehmet Efendi bütün çocuklarının hem çirkin hemde becereksiz olmalarından rahatsızlık duyuyormuş. Mehmet efendi daha fazla dayanamayıp, karısıyla birlikte oldukça uzak olan bir köye gitmişler. Orada oldukça yaşlı ve çok deneyimli bir kadın varmış. Bu kadının da olağanüstü meziyetleri varmış. Onun ağzından çıkan dualar kabul olurmuş. Çoğu zaman dokunduğu hastalara şifa olurmuş. Mehmet Efendi doğacak olan çocuğu için bir umutla, bu kadının karşısına çıkmış. Bütün çocuklarının çirkinliklerinin, huylarına da yansıdığını söylemiş, bari doğacak olan sabi için, bir şeyler yapmasını istemiş. Yaşlı kadın, Filiz Hatun’un gebe olan karnına dokunarak dua etmiş. Sonra Filiz hatun’a bakarak bu çocuk sadece sizin değil, çevresindeki herkese hayırlı biri olacak ve çok yakışıklı bir oğlan çocuğunuz olacak demiş. Mehmet Efendi eve döner dönmez lokmalar dağıtmış. Onun yaşadığı bu heyecanı diğer oğlanlar kıskanmışlar.
O günden sonra, daha doğmadan bebeği kıskanmaya başlamışlar. İki ayın sonunda Filiz hatun gebeliğin son günlerini yaşıyormuş. Uzun süre sonra kocasıyla birlikte o zehirli ağacın olduğu yere gitmişler. Ağacın dibinde oturarak eski günlerini anımsamışlar. Filiz Hatun kafasını kaldırdığında mükemmel olan meyvelerden canı çekmiş. Mehmet efendiye dönerek, acaba gargamel burunlu şu kadın’ın beduaları bu ağacın meyvelerini de etkilemiş midir? diye sormuş. Sanmıyorum diyerek ağaca bakmış. Filiz hatun, bir meyveden bir şey olmaz diyerek bir tanesini koparıp yemiş. Onun bu kadar lezzetle yemesi, canını çektirmiş. Kopardığı meyvelerden birini de Mehmet Efendi yemiş, sonra güle oynaya eve dönmüşler. Aradan biraz zaman geçmiş. Filiz Hatun aniden rahatsızlanmış. Yaşadığı sancı dayanılamayacak gibiymiş. Kısa bir zaman sonra, Mehmet Efendi’de şiddetli sancılarla kıvranmaya başlamış. Konu komşu yardıma koşmuş. Ebru ebe önce Filiz’in durumunu kötüye gittiğini görünce, doğumu gerçekleştirmiş. Saçları altın sarısı, gözleri deniz mavisi, teni beyaz, sevimli mi sevimli olan bir oğlan çocuğu dünyaya gelmiş. Ancak Filiz Hatun ve Mehmet Efendi uzun süren bu dayanılmaz ağrıya dayanamayarak hakkın rahmetine kavuşmuşlar.
NOT: Merhaba arkadaşlar, bu toplamda 9 bölümden oluşan bir masal serisidir. You tube’de seslendirdim. Kanalıma girerek te izleyebilirsiniz. Her bölüm birbirine bağlı tüm bölümlerini dokuz gün boyunca yayımlıyacam sonrasında yazılarıma devam edecem. Beni izlemeye devam edin. Abone olmayı unutmayın. Teşekür ederim.
Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.