GÜVEN’İN AİLESİ (5. BÖLÜM).

Aradan epey zaman geçmiş. Beş kardeşin beşi de evlenmiş. Geriye Güven’in küçük ablası kalmış. Abilerinin her biri farklı evlerde fakat aynı köyde yaşamaya devam etmişler. Ancak Güven önce ablasının yuva kurmasını istiyormuş. Çok geçmeden, Emine’ye de talip çıkmış. Emine iyi yürekli birine verilmiş. Üç gün üç gece düğün yapmışlar. Emine sevdiği birine vardığı için çok mutluymuş. Bu arada abileri her geçen gün Güven’le daha iyi anlaşmaya başlamışlar. Huyları güzelleştikçe, çirkin yüzleri de güzelleşiyormus. Abileri kardeşinin yalnız başına kalmasına gönülleri razı olmamış, Bunun üzerine eli yüzü düzgün biriyle evlendirmek istemişler. Abilerinin ısrarı üzerine Güven’de evleneceği kızı bulmak için bakınmaya başlamış. Bir gün çarşıda gezinirken, ayakabı dükkanınna giren bir kız görmüş. Saçları belinde incecik narin ve prenses’ler kadar güzelmiş. Güven’de bu kızdan çok etkilenmiş, bunun üzerine bir köşede bekleyerek onun çıkmasını beklemiş. Alış -veriş’ini tamamlayan güzel kız eve doğru yol almış.
Güven önce bu kızın nerede yaşadığını öğrenmek için onu takip etmiş. Oturduğu yeri öğrendikten sonra sevinçle eve dönmüş Ertesi gün o evin etrafında dolaşmaya başlamış. Bahar adında bu güzel kız balkona çıkarken Güven’le göz göze gelmişler ve birbirlerinden çok etkilenmişler. Ertesi gün Güven tekrar kızı görmeye gitmiş. Uzun bir süre sonra Bahar’la konuşmaya başlamışlar. Abileri de hiç zaman kaybetmeden kızı istemişler. Kızın ailesi de Güven’i çok sevmiş ve evlenmelerine müsaade etmişler. Çevre köylere davetiyeler yollanmış, Güven çok sevildiği için, düğüne çok kalabalık bir katılım olmuş. Bahar ve Güven güzel ve mutlu bir hayat yaşamak için birbirlerine söz vermişler.
Bir yılın sonunda, Bahar Güvene müşdeyi vermek için, sabırsızlanıyormuş. Güven’in işten gelmesini dört gözle beklemeye başlamış. Kapı çaldığında bahar müjdeyi vermiş. Güven’ın kalbi küt küt atmış, baba olacağına inanamamış. Mutluluktan havalara uçacakmış. Umarım yüreği güzel bir çocuk olur, diyerek Bahar’a sarılmış. Günler, haftalar, aylar geçmiş, sonunda nur topu gibi bir oğlan çocuğu dünyaya gelmiş. Güven oğluna Umut ismini vermiş. Zaman hızlıca akıp gidiyormuş ve Umut’ta büyüyormuş. Güven çok iyi bir babaymış. Umut’la bol bol vakit geçiriyormuş. Bir gün Güven, oğlu umut’la ormanda yürüyüş yaparken, Umut aniden durarak etrafına bakmış. Fabrikalardan gelen tozdan etkilenen ağaçların boynu bükük olduğunu fark etmiş ve ağaçların çok üzgün olduğunu, bu duruma üzüldüğünü söylemiş. Güven oğlunun duyarlı olmasına ve bunu fark etmesine çok sevinmiş. Güven o yıl belediye başkanı seçilmiş. Umut’un söylediklerine duyarsız kalmamış. Hemen çevre düzenlemesi için çalışmalara başlamış. Fabrikaların yaşam merkezlerinden uzak bölgelerde kurulması için çeşitli kurumlara başvurmuş. Güven bir çok yerde olumsuz cevaplar almış, ancak hiç pes etmemiş. Büyük çabalar sonucunda, Fabrikalar’ın bulunduğu bölgeden daha uzak bir yere taşınmasını sağlamış. Güven güzel bir iş başardığı için çok mutlu olmuş. Umut ise babasının çabası karşısında, ona olan saygısı artarak devam etmiş. Güven o çevrede ihtiyacı olan herkese yardım etmeye devam etmiş.
Mesime Elif ÜNALMIŞ
Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.