
Bugün hava yorgun.
Bugün hava dolu.
Gökyüzü ağlıyor, hiç durmaksızın.
Başaklar boyun eğmiş,
Heyelan içini boşaltıyor
engin derelere.
Ya ben! Ne yapayım?
sıkıldım işte!
Sessiz!
Dört duvar yaratmışım kendime
İçeriye ansızın dalan bir sivrisineğin;
Ritmik musikisine kaptırıyorum kendimi.
Sessizliğin sesine, ortak olurken,
Terk ediyor bu sahneyi.
Ciğerlerimde derin bir nefes!
flüt çalar gibi;
Sivrisineğin vızıltısına eşlik edercesine.
Yorgun adımlarla yaklaşıyorum,
pencerenin kenarına.
Ben içerde yiyip bitirirken kendimi,
Leylaklar gülümsüyor hayata.
Oysa gökyüzü ağlarken;
mutlu olmuştu her şey.
Çocuklar da yıkanmıştı;
hayatın lanet tozlarından.
Ağaçlar da hayat bulmuştu.
Yağan yağmurun ardından.
Ben yıpranmışlıkların içinden,
Yağmurun kasvetinden, boğulurken,
Güneş gülümsüyordu oradan.
Bir an irkildim.
Ya hiç yağmasaydı yağmurlar.
Gülümser miydi? Güneş oradan.
Yok yok; kasvetli havayı da sevmeliyim.
Sonrasında doğan ışığı.
Ben de gözyaşlarımla kirlenen,
Ruhumu temizlemek için,
Dökmeliydim içimi, bırak
Yağsın yağmurlar…
11.06.2023 Mesime Elif ÜNALMIŞ.
Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.