YÜZÜNÜ KAYBEDEN KADINLAR

Bir zamanlar uzak diyarların birinde, bir ülke varmış. Bu ülkede birbirinden farklı insanlar yaşarmış. Her kes farklılıklarıyla güzelmiş. Günün birinde Güldane adında bir kadın kocasıyla birlikte talihsiz bir kaza yaşamışlar. Kocası kazayı ufak tefek sıyrıklarla atlatmış ancak bu Güldane için öyle olmamış. Güldane’nin yüzüne bakan, sesini çıkarmadan arkasını dönüp giderken Güldane bu duruma çok üzülürmüş. Yüzündeki yaralar ve çizikler onu çok rahatsız ediyor, kocasının da bu durumdan pek hoşnut olmadığını, günden güne ondan uzaklaştığını düşündükçe kahıroluyormuş. Defalarca doktora  gitsede sürdüğü kremler derdine derman olmamış. Güldane her geçen gün daha da yanlızlaşarak mutsuz oluyormuş.

Bir gün o ülkeye  bir doktor gelmiş. Bu doktor yetenekli elleriyle kadınların yüzünde inanılmaz değişimler yapıyor, onun namını duyan her kes doktorun   yanına koşuyormuş. Güldane de bu doktorun namını duymuş ve kocasını ikna ederek o doktorun yanına gitmeye karar vermişler. Doktor Güldane’yi görünce tam aradığım hasta diyerek sevinmiş. Çünkü o doktor büyücü bir doktormuş.  Kendi içinden Güldane sayesinde bütün kadınları güzelleştirebilirim diyerek  seviniyormuş. Çünkü doktorun sinsi planları varmış. Aslında kadınları hiç sevmiyor, onlardan intikam almak için bütün kadınları birbirine benzetmeyi planlıyormuş. Sıra Güldane’ye geldiğinde. Güldane’nin içi içine sığmıyormuş. Doktor onun kocasına dönerek, karınıza iyi bakın, birazdan onu öyle değiştireceğim ki onu tanıyamayacaksınız. Doktor kuralları en başta sıralamaya başlamış. Yalnız bu işlemi birkaç kere tekrarlamamız gerekiyor. Bir süre sonra güzelliğine güzellik katacağız. Kocası bunları duyunca heyecanlanmış.

Doktor: Ancak yüzünde yan etlileri olan ufak tefek problemlerle karşılaşabilirsiniz demiş. Kocası ne gibi yan etkisi olduğunu sormuş.

 Doktor: Karınız güldüğünde ya da ağladığında yüzündeki ifadelerin kaybolacağını söylemiş. Kocası bunun sorun olmadığını yeter ki karımı güzelleştirin gerisi önemli değil demiş. Bunun üzerine doktor kulları sıvamış ve ameliyatı yapmış. Ancak bir hafta içinde bir iki işlem daha yapmış. Güldane çıktığında yüzü sarılıymış, ancak doktor, gerekli açıklamayı hemen yapmış. Birkaç gün sonra sargıları çıkartılınca ne kadar güzel olduğunu anlayacaksınız. Diyerek hastaneden onları taburcu etmiş.

Kocası sargıların çıkartılacağı günü merakla bekliyormuş. Aradan bir iki hafta gibi bir süre geçince büyücü doktor sargıları çıkarmış. Kocası Güldane’yi görünce ona yeniden aşı olmuş. Ertesi gün meraklı komşuları Güldane’nin ziyaretine gelmişler.  Kadınlar onun güzelliğinden çok etkilenmişler. Güldane’nin güzelliği dillere destan olmuş. O yöre halkı kısa zamanda, doktorun çok marifetli olduğunu düşünmüşler. Kadınlar kendi aralarında, Güldane bu hale geldiyse, biz dünya güzeli oluruz diyerek, akın akın doktora gitmişler. Herkesi bir güzellik furyası sarmış. Güzel olan da olmayan da doktora koşmuş.

Kısa zamanda, Doktorun namı o ülkenin her yerine yayılmış. Kadınların büyük bir bölümü yüzünü değiştirmiş. Kimisi yüzünü gerdirmiş, kimisi burnunu küçültmüş, kimisi gözlerini çektirmiş, kimisi de dudağını büyütmüş. O dudaklar öyle büyümüş ki, o kişinin ve kişiliğinin önüne geçmiş. Koca dudaklı kadınlar her yerde boy gösteriyormuş. Bir çoğu pişman olmuş ama, geri dönülmez bir yola çıktıkları için, kimse kimseye çaktırmamaya çalışıyormuş. Bir süre sonra her kes birbirine benzemeye başlamış, bu durum erkekleri şaşkına çevirmiş.  Bazı kadınlar bu durumu öyle abartmışlar ki! ne güldükleri, ne de ağladıkları belli oluyormuş. Erkeklerin büyük bir kısmı bundan rahatsızlık duyuyorlarmış, ancak onlar da belli etmemeye çalışıyorlarmış.

Güldane’nin kocası çok esprili biriymiş, ancak onun  esprilerine gülemeyen Güldane’nin ifadesiz olması onu çok rahatsız etmeye başlamış.  Kocası günden güne Güldane’nin o çirkin halini bile özlediğini fark etmiş.  Asıl güzelliğin onun o doğal halinde saklı olduğunu anlamış. Artık Güldane’nin eski haline dönemeyeceğini anlamış. O günden sonra bir karar almış. En sonunda evi terk ederek, onun esprilerine gülebilen ve allah vergisi bir kadınla evlenip hayatına devam etmek istemiş. Doktor bütün kadınları birbirine benzetmeyi  başararak , yüklü miktarda paralar kazanmış.  Doktorun sinsi planı işe yaramış. Artık bütün kadınlar birbirine benzedikleri için ne güzelliğin, ne de çirkinliğin bir önemi kalmamış. Yüzündeki mimikleri kaybeden kadınlar robot gibi görünüyorlarmış. Öyle ki bir süre sonra, o ülkede kahkaha sesleri duyulmaz olmuş. O ülkede yaşayan insanlar iyice bunalmış.  Gülemeyen mutsuz insanların ülkesine kimse uğramak istememiş. Her kes mutluluğu çok uzaklarda aramaya başlamış. Oysa mutluluk onların yanı başındaymış. Gerçek mutluluğu arayanlar o ülkeyi terk ederek, uzak diyarlara gitmişler.

 Bu masalda burada bitmiş.  

                                                                                                                                                                                          YAZAR: Mesime Elif ÜNALMI

                                                                                                                                                                                           19.01.2024  


Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Hikâyeme dokunan düşüncelerini paylaş. Senin sesin burada değerli. Yorumun, bu yolculuğun bir parçası. Sessiz kalma, iz bırak.p Yazın