“İnsan büyürken sessizleşir. Çünkü kelimeler, yaşananları taşıyamaz olur.”
İlk kez Yıldızlarla Dost Olduğum Şehir
On altı yaşındaydım. Tunceli’den İzmir’e doğru yola çıktığımda içimde okul hayalleri vardı. Abim bir ev tutmuştu, ben de yanında okuyacağımı sanıyordum. Ama hayat, planlara sadık kalmazdı. Abim iş bulamıyor, bulduğu günlük işlerin çoğunda emeğinin karşılığını alamıyordu. Ben ise hayallerimle gerçekler arasında sıkışıp kalmıştım.
Eğitim bir lüks haline gelmişti. Örgün okula devam etmek imkânsızdı. Evin sorumluluğu, faturalar, yemek, temizlik… Hepsi birer birer omuzlarıma yüklenmişti. Bir fabrikada iş buldum. Üçüncü günümde hâlâ çocuk sayılırken, yetişkinlerin dünyasında ayakta kalmaya çalışıyordum. Abim hâlâ işsizdi. Ben ise hem çalışıyor, hem evi çekip çeviriyor, hem de açıktan okumaya devam ediyordum. Üniversiteyi de öyle bitirdim—sessizce, kimseye yük olmadan, yıldızlara anlatır gibi.
Zamanla abim de yanımda olamadı. Yanlışlar, eksiklikler, suskunluklar arasında yalnız kaldım. Ve o an, tam da o an, büyüdüğümü hissettim. Hayatın içine düşmüştüm artık. Sorumluluklar, kararlar, yalnızlık… Hepsi benimdi. Koca şehirde tek arkadaşım yıldızlardı. Ve kitaplar… Onlar bana hem yol gösterdi, hem de içimdeki sesi susturmadı.
Zordu. Ama ben vardım. Ve bu varoluş, sessizce büyümekti. zaman gerçekten büyüdüğünüzü hissettiniz (eğer varsa)?
— Cemal Süreya

Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.