SUSUZ ORMAN GÜNLÜKLERİ – BÖLÜM 17 Rüzgârın Defteri
Duyulmayanların Yazıldığı Gün
Ormanın en yüksek tepesinde, her zaman esen bir rüzgâr
vardı. Ne çok sert, ne çok hafif. Ama hep oradaydı. Ve bu rüzgâr, sadece
yaprakları değil… kelimeleri de taşırdı.
Bir gün, Elif adında bir çocuk, tepeye tırmandı. Elinde boş
bir defter vardı. Çünkü bir söylenti duymuştu:
“Rüzgâr, söylenmeyenleri duyar. Ama biri yazarsa, onları
başkalarına fısıldar.”
Elif, tepenin zirvesine oturdu. Defterini açtı. Kalemini
aldı. Ve yazdı:
“Ben Elif’im.
Bazen konuşamıyorum.
Ama içimde bir sürü cümle var.
Rüzgâr, beni duyar mısın?”
O anda rüzgâr yön değiştirdi. Defterin sayfaları kendi
kendine çevrildi. Ve bir yaprak, Elif’in dizine kondu. Üzerinde soluk bir yazı
vardı:
Uzun süre yazı yazarken ekranın göz hizasında olması, hem odaklanmayı artırıyor hem de boyun yorgunluğunu azaltıyordu. Bu yüzden çalışma düzeninde küçük ama etkili bir detay büyük fark yaratıyordu.
👉 Ürünü incelemek için: https://amzn.to/3QICBWT
“Ben de konuşamamıştım. Ama seninle birlikte yazıyorum.”
Elif şaşırdı. Ama korkmadı. Çünkü bu yazı, yalnız olmadığını
söylüyordu.
O gün, Elif deftere başka cümleler yazdı:
- “Beni dinlememişlerdi.”
- “Söyleyemedim, ama çok üzülmüştüm.”
- “Keşke biri beni anlasaydı.”
- “Sustum, ama içimde fırtına vardı.” Her cümleyle birlikte rüzgâr biraz daha hızlandı. Sanki
yazılan her kelime, havaya karışıyor, başka birine ulaşıyordu. Elif defterin kapağına şu başlığı attı:
“Rüzgârın Defteri – Duyulmayanların Yazıldığı Gün”
Ertesi gün Elif, defterini okula götürdü. Öğretmeni sessizce
sayfaları çevirdi. Sonra tahtaya büyük harflerle yazdı:
“Rüzgârın Defteri – Duyulmayanların Yazıldığı Gün”
“Bu bizim yeni görevimiz,” dedi. “Her çocuk, içinde
söyleyemediği bir cümleyi yazacak. Çünkü bazen kelimeler, dudaklardan değil…
rüzgârdan geçerek ulaşır.”
Çocuklar yazmaya başladı. Her biri bir cümle seçti:
- “Ben de korkmuştum ama söyleyemedim.”
- “Keşke o gün sarılsaydım.”
- “Seni hâlâ özlüyorum.”
- “Ben de üzülmüştüm ama güldüm.”
Cümleler küçük kâğıtlara yazıldı. Her biri bir rüzgâr ipine
bağlandı. Ve sınıfın penceresine asıldı. Rüzgâr estiğinde, kâğıtlar hafifçe
dalgalandı. Sanki her biri bir sır fısıldıyordu.
Elif, defterine yeni bir başlık attı:
“Duyulmayanlar Galerisi”
Her hafta bir öğrenci, yeni bir cümle ekliyordu. Ve her
cümle, başka bir çocuğun kalbine dokunuyordu. Çünkü bazen birinin yazdığı,
başkasının sustuğuydu.
Bir sabah, sınıfın camına bir tüy kondu. İncecik, neredeyse
görünmez. Ama ucunda bir cümle vardı:
“Seni duydum.”
O andan itibaren çocuklar anladı:
Yazmak, sadece anlatmak değilmiş.
Yazmak, bazen duymaktır.
Ve rüzgâr, her kelimeyi bir kalpten alıp, başka bir kalbe
taşırmış.
Rüzgârın Defteri, köyde bir gelenek hâline geldi. Her çocuk,
yılda bir gün, içinde söyleyemediği bir cümleyi yazıyor, bir rüzgâr ipine
bağlıyordu. O günün adı artık “Duyulmayanlar Günü”ydü.
Sınıfın pencereleri açılıyor, ipler dışarı sarkıyor, rüzgâr
her cümleyi alıp götürüyordu. Kimse kimin ne yazdığını bilmiyordu. Ama herkes
bir şey hissediyordu:
Anlaşıldığını.
Duyulduğunu.
Yalnız olmadığını.
Elif, bir gün defterin son sayfasını açtı. Kalemini aldı. Ve
yazdı:
“Ben Elif’im. Artık konuşabiliyorum.
Çünkü önce yazdım.
Ve rüzgâr beni taşıdı.”
O anda rüzgâr hafifçe esti. Defterin sayfaları kendiliğinden
kapandı. Ve bir tüy, Elif’in avucuna kondu. Üzerinde şu cümle vardı:
“Senin sesin, başkalarının sessizliğini açtı.”
O gece, rüzgâr ormanın her köşesinden geçti.
Yapraklara dokundu.
Taşlara uğradı.
Vadilerden süzüldü.
Ve fısıldadı:
“Yazılan her kelime,
duyulmayan bir kalbi bulur.
Çünkü rüzgâr,
sadece esmez…
taşır.”
BÖLÜM SONU ETKİNLİKLERİ
– Sınıf Çalışması
Amaç:
- Öğrencilerin içsel duygularını yazılı olarak ifade
etmelerini sağlamak. - Duyulmayanların da değerli olduğunu fark ettirmek.
- Yazının ve paylaşmanın iyileştirici gücünü deneyimletmek.
- Duygusal Yansıma –
“Benim Duyulmayan Cümlem”
- Öğrencilere şu soru sorulur: “Hiç söyleyemediğin
ama içinde kalan bir cümle var mı?” - Her öğrenci bu cümleyi bir kâğıda yazar, katlar ve sınıfın
ortasındaki “Rüzgâr Kutusu”na bırakır. - Kutudan rastgele seçilen cümleler, anonim olarak okunur.
- Yaratıcı Yazma – “Rüzgârın
Taşıdığı Mektup”
- Öğrenciler, bir cümlelerini birine ulaştırmak üzere rüzgâra yazdıklarını hayal eder.
- Yazma yönergesi: “Sevgili Rüzgâr, lütfen bu cümleyi …’ya ulaştır.”
- Mektuplar sınıfça paylaşılır, isteyenler çizimle destekler.
- Görsel Anlatım – “Rüzgâr İpleri”
- Her öğrenci, renkli bir kâğıda bir cümle yazar.
- Cümleler iplerle sınıfın tavanına asılır.
- Ortaya “Duyulmayanların Galerisi” çıkar.
- Panonun ortasında şu yazı yer alır: “Rüzgâr sadece esmez… taşır.”
- Tartışma – “Yazmak mı, Konuşmak mı?”
- Sınıf iki gruba ayrılır:
- Grup A: “Konuşmak dah güçlüdür.”
- Grup B: “Yazmak daha derindir.”
- Her grup görüşünü savunur.
- Tartışma sonunda şu soru sorulur: “Bir cümle,
yazıldığında daha mı çok duyulur?”
- Anket – “Duyulmak İhtiyacı”
- Öğrencilere küçük bir anket dağıtılır:
- En çok ne zaman
duyulmadığını hissettin? - Yazmak mı seni daha çok rahatlatır, konuşmak mı?
- Bir cümleyle duyulmak isteseydin, ne yazardın?
- Yanıtlar sınıfça paylaşılır, ortak bir “Duyulma Haritası”
oluşturulur.
- Eylem Çağrısı –
“Bir Cümle, Bir Kanat”
- Her öğrenci, kâğıttan bir kuş yapar.
- Kanatlarına bir cümle yazar: “Beni duymanı
isterdim.” “Bu cümle çok bekledi.” “Rüzgârla geliyorum.” - Kuşlar sınıfın camına asılır.
- Yanına şu yazı eklenir: “Bu kuşlar, duyulmayanların kanatlarıdır. Her biri bir cümle, her biri bir yolculuk.”
20.03 2026
Mesime Elif Ünalmış
Duyuru: Yayın Takvimi Değişti!
“Susuz Orman Günlükleri” artık haftada iki kez yayınlanacak.
Yeni bölümler aşağıdaki gün ve saatlerde yayında olacak:
Yazıyla iyileşen çocukların yolculuğu bu ritimde devam ediyor…
Salı – Saat 11:00
Cuma – Saat 17:00
BÖLÜM SONU ETKİNLİKLERİ
– Sınıf Çalışması
Amaç:
- Öğrencilerin içsel duygularını yazılı olarak ifade
etmelerini sağlamak. - Duyulmayanların da değerli olduğunu fark ettirmek.
- Yazının ve paylaşmanın iyileştirici gücünü deneyimletmek.
- Duygusal Yansıma –
“Benim Duyulmayan Cümlem”
- Öğrencilere şu soru sorulur: “Hiç söyleyemediğin
ama içinde kalan bir cümle var mı?” - Her öğrenci bu cümleyi bir kâğıda yazar, katlar ve sınıfın
ortasındaki “Rüzgâr Kutusu”na bırakır. - Kutudan rastgele seçilen cümleler, anonim olarak okunur.
- Yaratıcı Yazma – “Rüzgârın
Taşıdığı Mektup”
- Öğrenciler, bir cümlelerini birine ulaştırmak üzere
rüzgâra yazdıklarını hayal eder. - Yazma yönergesi: “Sevgili Rüzgâr, lütfen bu cümleyi …’ya ulaştır.”
- Mektuplar sınıfça paylaşılır, isteyenler çizimle destekler.
- Görsel Anlatım – “Rüzgâr İpleri”
- Her öğrenci, renkli bir kâğıda bir cümle yazar.
- Cümleler iplerle sınıfın tavanına asılır.
- Ortaya “Duyulmayanların Galerisi” çıkar.
- Panonun ortasında şu yazı yer alır: “Rüzgâr sadece
esmez… taşır.”
- Tartışma – “Yazmak mı, Konuşmak mı?”
- Sınıf iki gruba ayrılır:
- Grup A: “Konuşmak daha güçlüdür.”
- Grup B: “Yazmak daha derindir.”
20.03 2026
Mesime Elif Ünalmış
Duyuru: Yayın Takvimi Değişti!
“Susuz Orman Günlükleri” artık haftada iki kez yayınlanacak.
Yeni bölümler aşağıdaki gün ve saatlerde yayında olacak:
Yazıyla iyileşen çocukların yolculuğu bu ritimde devam ediyor…
Salı – Saat 11:00
Cuma – Saat 17:00

