KARANLIKTAN UMUDA 6. BÖLÜM
Doğanın Sessiz Çığlığı
Bir sabah Savcı Deniz, dosyalar arasında alışılmadık bir klasör fark etti.
Üzerinde sadece şu yazıyordu:
“Çevresel Denge ve İhlaller”
Sayfaları çevirdikçe rakamlar, raporlar ve teknik ifadeler vardı.
Ama Deniz’in dikkatini çeken bunlar değildi.
Toprağın altı…
suyun yönü…
ağaçların kaybı…
ve insanların sessizce değişen yaşamları…
Bir satırda durdu:
“Bazı bölgelerde doğal yapı geri döndürülemez şekilde etkilenmiştir.”
Deniz dosyayı kapattı.
Bu cümle, teknik bir rapordan çok daha fazlasıydı.
Aynı gün Murat, farklı bir dosya nedeniyle bir bölgeye gitmek zorunda kaldı.
Şehirden uzaklaştıkça manzara değişiyordu.
Bir zamanlar yeşil olduğu söylenen alanlar,
şimdi farklı bir renge bürünmüştü.
Sessizlik vardı.
Ama bu, huzur değil…
eksiklik hissi taşıyan bir sessizlikti.
Yanındaki görevli sadece şunu söyledi:
“Buralar bir zamanlar başka türlüymüş.”
Murat cevap vermedi.
Sadece baktı.
Köyden yaşlı bir adamla konuştuklarında, adam uzun süre sustu.
Sonra yavaşça konuştu:
“Eskiden su vardı…
toprak nefes alırdı…
şimdi… bilmiyoruz.”
Cümleyi tamamlamadı.
Çünkü tamamlanacak bir şey kalmamış gibiydi.
Deniz o akşam raporları tekrar okudu.
Farklı şehirler, farklı bölgeler…
ama benzer bir tablo:
Doğanın değişimi
ve insanın buna yetişememesi
Bir not aldı:
“İnsan, sadece şehirleri değil… dengeyi de değiştiriyor.”
Sonra durdu.
Kalemi bıraktı.
Murat ertesi gün Deniz’e döndü.
“Bu sadece yerel bir mesele değil,” dedi.
Deniz başını kaldırdı.
Murat devam etti:
“Her yerde benzer şeyler oluyor.
Kaynaklar tüketiliyor.
Doğa geri çekiliyor.”
Kısa bir sessizlik oldu.
Deniz konuştu:
“Ve insanlar bunu çoğu zaman ancak geç fark ediyor.”
📚 🚀 Ay’da hayatta kalma ve sistem içinde sıkışmış bir yaşam hikâyesi – Artemis (Andy Weir)https://a.co/d/0ckUPvmj�
Akşamüstü birlikte şehirden uzak bir noktaya gittiler.
Sessiz bir alan…
Ama bu sessizlik bile doğal değildi.
Bir şey eksikti.
Deniz etrafa baktı.
“Denge kaybolduğunda,” dedi,
“sadece doğa değil… insan da değişir.”
Murat başını salladı:
“Çünkü insan doğanın parçasıdır.”
Güneş batarken gökyüzü ağırlaştı.
İkisi de konuşmadı.
Çünkü bazı şeyler konuşulmazdı.
Sadece hissedilirdi.
Deniz son cümleyi kurdu:
“Belki de en büyük dosya…
görmediklerimizdir.”
Murat ekledi:
“Ve en sessiz olan…
en geç fark edilendir.”
O gün yeni bir dosya kapanmadı.
Ama ikisi de şunu anladı:
Bazı meseleler mahkeme salonlarına gelmeden çok önce başlar.
Toprağın altında…
suyun içinde…
ve insanların fark etmediği değişimlerde.
12.06.2026
Mesime Elif Ünalmış

