Mahsum Melekler

Mahsum Melekler Can henüz ana sınıfına yeni başlamıştı. Sabahın erken saatlerinde kalkmak zor olsa da okul telaşından şikayet etmek aklına bile gelmezdi. Annesi Melis Hanım ise ev, iş ve okul arasında mekik dokuyordu. Can ana sınıfını çok sevmişti; yeni arkadaşlar tanımak onun hoşuna gitmişti. Arkadaşlarıyla bol bol oynuyor, çeşitli etkinlikler yapıyorlardı. Öğretmeni Şahika Hanım, küçük…

Uykuya Dalmanın Anahtarı: Masallar

Anne, Kuş Masalını Anlatır Mısın? Can konuşmaya başlamıştı. Tatlı dilli, meraklı bir çocuktu. Annesiyle uzun uzun sohbet etmeyi çok seviyordu. Yine bir gün, Melis Hanım oğlunu uyutmaya çalışıyordu. Ancak Can uyumamakta kararlıydı. Uyumayı hiç sevmiyordu. Melis Hanım ninniler söyledi, onu ayaklarında salladı, türlü yollar denedi ama Can gözlerini kapatmadı. Sonunda, onu yanına yatırıp gülümseyerek seslendi:…

Karınca Krallığına Yolculuk

Karınca Krallığına YolculukEfe, karıncaları izlerken bir anda kendini büyülü bir ışığın içinde bulur. Gözlerini açtığında, minicik olmuş ve bir karınca kolonisinin tam ortasında durmaktadır! Karıncalar ona şaşkınlıkla bakarken, içlerinden biri lider gibi davranarak Efe’ye seslenir: “Sen kimsin ve neden bizim bölgemize geldin?” Efe, kendini tanıttığında karıncalar ona yuvalarını gezdirmeye karar verir. Yuvanın içindeki farklı bölümleri,…

Görülmeyen Renkler

Görülmeyen Renkler Şehir, geceye teslim olmuşken neon ışıkları tabloların üzerine düşüyor, renklerin dansına eşlik ediyordu. Müzeye gelen kalabalık hayran gözlerle ünlü sanatçının eserlerini incelerken, dışarıda, buz gibi havada camın ardından içeriye bakan küçük bir çocuk vardı. Ellerini cebine sokmuş, soğuktan korunmaya çalışıyordu ama gözleri içerideki sanata saplanmıştı. Öyle bir tutkuyla bakıyordu ki sanki her fırça…

DENİZLERİN FERYADI: EFE’NİN UMUT HİKAYESİ

DENİZLERİN FERYADI: EFE’NİN UMUT HİKAYESİ DENİZLERİN FERYADI: EFE’NİN UMUT HİKAYESİ Efe yaz tatilini annesiyle birlikte deniz kenarında geçirmeyi büyük bir heyecanla bekliyordu. Ancak onun içindeki bu coşku, denize dalışıyla yerini karmaşık bir duygu seline bıraktı. Dalgıç gözlüğünü takıp denizin altına baktığında gördükleri, onu hem şok etti hem de üzdü. Plastik şişeler, poşetler ve atıklarla dolu…

Güzel Bir Bebek

Güzel Bir Bebek Can, minik elleriyle kanepeye tutunuyor, ayaklarıyla “Ben de yürüyeceğim,” der gibi titreyen bacaklarını dengede tutmaya çalışıyordu. Annesi Melis Hanım, Can’a çok düşkündü. Can, kapkara boncuk gözleriyle çok sevimliydi. Daima etrafına gülücükler saçıyordu. Melis Hanım, beş katlı bir binanın zemin katında oturuyordu. Odalardan biri çok karanlıktı. Bu odayı Can’a vermişlerdi. Gündüzleri Can’ı uyuturken…

HASTANE YOLLARI

HASTANE YOLLARI HASTANE YOLLARI Ertesi gün, Melis Hanım ve Ahmet Bey, Can’ı birlikte büyük bir hastaneye götürdü. Doktorlar, Can için hemen yatış işlemlerini başlattılar. Gerekli tetkikler yapıldıktan sonra, Can’ın tedavisi için Ankara’ya gitmesinin daha uygun olacağına karar verildi. Bebeğin sevki, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastanesi’ne yapıldı. Yaşadıkları şehirden ayrılarak, ertesi gün Ankara’ya doğru yola…

Tuvaldeki Hayat

Tuvaldeki Hayat Melis henüz 9 yaşındaydı; boyundan büyük hayalleri, içinden taşıp duran duyguları vardı. Bir şehir kenarındaki mütevazı evde, penceresi doğrudan boş bir arsaya bakan bir odada yaşardı. O arsa, hayalleriyle doluydu; çünkü bir ressamın gözüyle gördüğünde, çamurla kaplı toprak tuval oluyordu. Melis, eski boya kalemleri ve birkaç kırık pastel boyasıyla o hayal dünyasına renk…

PAYLASMANIN GÜÇÜ

Paylaşmanın Gücü Güzel bir bahar gününde küçük Başak, annesiyle birlikte parka gitmek üzere evlerinden çıktı. Yol boyunca kuş sesleri, rengârenk çiçekler ve ağaçların şenlikli görüntüsü Başak’ın neşesini artırıyordu. Ancak sokak köşesine vardıklarında, huzur dolu bu tablo yerini acımasız bir manzaraya bıraktı. İki kedi, çöp konteynerının etrafında vahşice birbirleriyle kavga ediyordu. Başak bu sahneye ilk kez…

Köyü Sel Bastı

Köyü Sel BastıEtrafı kayalardan oluşan, çukur bir daireyi andıran, yeşil ve yer yer suların aktığı şirin bir köyde yaşıyordum. Kayaların hemen eteğinde ceviz ağaçları bulunuyordu. Sonbahara doğru olgunlaşan cevizler yavaş yavaş toplanmaya başlanmıştı. Ancak ceviz ağaçlarının uç dallarına ulaşmak pek mümkün olmuyordu. Rüzgârın çok şiddetli estiği zamanlarda, köylüler sabah erkenden ceviz ağaçlarının altında rüzgârın etkisiyle…

Tişörtün Eteğindeki Lezzetli Pilav

Tişörtün Eteğindeki Lezzetli Pilav Oldukça kalabalık bir ailenin çocuğuydum. Annem gün ağarmadan kalkardı. Bir yandan iş yaparken bir yandan da, “Haydi kalkın, dünyanın işi var, sizi mi bekleyeceğim?” diyerek söylenirdi. Kahvaltı esnasında ise herkese görev verirdi. Yoksa bunca işi yapmak imkânsızdı. Kimi kuzu güder, kimi de en küçük kardeşime bakardı. O gün benim ve benden…

Saygın Dilenci

Saygın DilenciEtrafı kayalardan oluşan, ceviz ağaçlarıyla çepeçevre sarılmış, bu ağaçların bitiminde ise kayalardan akan suyun yanı başında kendine has insanların yaşadığı, küçük ve şirin bir köyde yaşardık. Köyümüz küçük olsa da oldukça renkliydi. Gün içinde herkes tarlada, yaylada hasatla ve benzeri işlerle uğraşırdı. Akşamları ise gençler bir araya, yaşlılar bir araya, çocuklar da annelerinin yanında…

Ne Olur Bismillah Deyin…

Ne Olur Bismillah Deyin… Benden bir yaş küçük olan kardeşim sarışındı, ben ise esmerdim. Onun sarışın olması herkesin dikkatini çekerdi. Saçları kıvır kıvır, uzun boylu, biraz balık etliydi ve yüzü gerçekten bir kitap kadar güzeldi. Onun yerinde olmayı çok isterdim. Canım kardeşimi çok seviyordum ve kız kardeşim olmadan pek bir yere gitmezdim. O da beni…

Sapanla Büyüyen Kayalar

Sapanla Büyüyen Kayalar Soğuk kış gecelerinin masalcı amcası, olağanüstü bir insandı. En büyük yardımcısı bastonuydu; bastonsuz gezemezdi, çünkü bir bacağı topaldı. Alişan Amca, inanılmaz derecede becerikli biriydi. Kendi bastonu da dahil olmak üzere her işini kendisi yapardı. El sanatlarında çok başarılıydı. Köyde boş vakitlerinde sepet örer, bunu çoğu zaman karşılık beklemeden yapardı. Her şeyi kendi…

Sele Kurban Giden Üzümler

Sele Kurban Giden Üzümler Bahar Teyze, oldukça kavgacı bir kadındı. Herkes ondan çekinirdi. Malına, mülküne öylesine düşkündü ki kimseyle komşuluk etmeyi beceremezdi. Üstelik bir hayli yaşlanmıştı. Her işe yetişemediği için can sıkıntısından olacak ki her fırsatta birilerine sataşır, kavga çıkarırdı. Çirkin sesiyle bağırır dururdu. Bahçesindeki meyveler çoğunlukla dalında kurur ya da çürüyüp giderdi. Ama yine…

Sevgiyle Bakan Hayat

Sevgiyle Bakan Hayat Sevgi, anlamlı bir duyguyu ifade eder. Kimileri bu duyguyu cezaya dönüştürür; hatta daha da ileri gidip cana kıyanlar bile olur. Ancak sevgi, herkesin başından geçen bir duygu selidir. Burada bahsettiğim sevgi, yalnızca iki kişinin yaşadığı aşk değil; doğayı, insanları, hayvanları ve hayatın kendisini sevmektir. Hayatı bilinçli yaşamakla şekillenen bir sevgiden söz ediyorum….

Postalla Su Ver

Postalla Su Ver Köyümüz 80 hanelik bir köydü. Ve bu köyün çevresinde bulunan 12 köy, bizim köyümüze bağlıydı. Bizim köyün adı nahiye olarak geçiyordu. 12 köyün bizim köye bağlı olmasının nedeni bazı kurumların olmasıydı. Köyümüzde karakol, sağlık ocağı, postahane, ilkokul, ortaokul ve küçük bir çarşımız vardı. Bu çarşıda çeşitli ürünler, toptancılar tarafından satın alınırdı. 1970’li…

Van’ın Kalbinde Bir Hazine: Dilkaya Sazlığı

Van’ın Kalbinde Bir Hazine: Dilkaya Sazlığı Van Gölü’nün kıyısında, Edremit ilçesinde yer alan Dilkaya Sazlığı, sadece bir doğa harikası değil, aynı zamanda onlarca kuş türüne ev sahipliği yapan eşsiz bir ekosistemdir. Ancak, geçtiğimiz günlerde yaşanan yangın felaketi, bu doğal cennetin korunması gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Bu yazıda, Dilkaya Sazlığı’nın tarihinden coğrafi özelliklerine, kuş türlerinden…

Kursakta Kalan Duygular

Kursakta Kalan DuygularFadime, talihsiz bir kadındı. Genç yaşta babası Durmuş Efendi tarafından, evli bir adama kuma olarak verilmişti. Aklı biraz kıt olduğundan, karşı çıkmayı bile düşünememişti. Kim ne derse onu yapardı.  Evin hanımı Güneş Hatun, Fadime’nin kuma olarak eve gelmesini hazmedemiyordu. Bütün öfkesini Fadime’ye kusuyor, ona türlü hakaretlerde bulunuyordu. Kocası Hasan Efendi ise tüm bu…

AYAZ’IN DİKKATLİ YAKLAŞIMI VE EFE İLE DOSTLUĞU

AYAZ’IN DİKKATLİ YAKLAŞIMI VE EFE İLE DOSTLUĞU Ayaz, sevgi dolu ve saygılı bir çocuktu. 2. sınıfta okumaktaydı ve küçüklere olan ilgisiyle dikkat çekiyordu. Her hareketinde onları korumaya özen gösterirdi. Bu özen, yaşadığı bir kazanın ardından şekillenmişti. Geçen yıl, 1. sınıfta bir merdiven kazası yaşamıştı. Büyük çocukların hızlıca koşup ona çarpmasıyla yere düşmüş ve kolunu kırmıştı….

ÇARESİZLİK VE İRADENİN GÜCÜ

ÇARESİZLİK VE İRADENİN GÜCÜ Çaresizlik, insanın hayatında karşılaştığı zor anlarda hissedilen bir duygu durumudur. Bu duygu, kontrolü kaybettiğimizi düşündüğümüz anlarda ortaya çıkar. Ancak bu noktada devreye irade girer. İrade, insanın zor zamanlarda çözüm bulma ve mücadele etme gücüdür. Çaresizliği aşmanın en büyük anahtarı, içimizdeki bu gücü keşfetmektir. Çaresizlik Nedir?Hayatta bazen zorluklarla karşılaşırız. İş, sağlık veya…

SIRAYLA KIRPILAN KOYUNLAR

SIRAYLA KIRPILAN KOYUNLAR Fatoş, dayısı ile birlikte kuzuları güderdi. İlkbaharın gelmesiyle koyunları kırpmak için sabırsızlanıyordu. Koyunların kırpılıp yünlerinden kurtulması onun çok hoşuna gidiyordu. Birkaç hafta sonra dayısı ona, “Koyunları kırpacağız,” dedi. Fatoş, “Yaşasın!” diyerek sevindi. Fatoş’un en sevdiği koyunların başında Kartopu ve Fiko geliyordu. Fiko, daha yavru bir kuzuydu ve onun yünlerinden kurtulmuş halini çok…

Saka Kuşu ve Cırcır Böceği

Saka Kuşu ve Cırcır Böceği Bir zamanlar ormanın derinliklerinde, yeşil yaprakların arasında büyük bir ses yarışması düzenlenmişti. Katılımcılar arasında cırcır böceği ve saka kuşu da vardı. Her ikisi de kendi seslerinin daha güzel olduğunu iddia ediyorlardı. Saka kuşu biraz sinirlenmişti ve yanında duran uğur böceğine sordu: “Durumu çok merak ediyorsanız, lütfen jüri üyelerimizin kararını bekleyin.”…

Köpek Ailesi ve Kedi Dostları

Köpek Ailesi ve Kedi Dostları Kıtır, ailesini her daim bir arada tutan ve onlara kol kanat geren sevgi dolu bir anne köpekti. Baba Kral ise ailesine yiyecek bulmak için gün boyu yollarda, parklarda ve çöp konteynerlerinde yiyecek arardı. Kıtır, daha önce yaşadığı talihsiz bir olay sonucu her iki gözünü kaybetmişti. İnsanların gelişigüzel çöp konteynerlerine attıkları…

HUZUR SOKAĞI

HUZUR SOKAĞI İş çıkışı çarşıda bazı işleri hallettikten sonra anneme gittim. Günlerden cumartesiydi. Kızıma annem bakıyordu. Eylül henüz 7 yaşındaydı. Birinci sınıfa gidiyordu. Hafta sonu ise anneme bırakmıştım. Kızımı almaya giderken, annem oturmam için ısrar etse de; o gün oturmak istemedim. Kendime biraz vakit ayırmak istiyordum. Oradan ayrıldıktan sonra eve gelmek için yol aldık.  Ben…

YAŞLILIK NEDİR?

YAŞLILIK NEDİR? Tenin düzgün, kalbin buruşuk olmasıdır. Gözleri açık, ancak gözbebeğini yitirmesidir. Yüzün güler, kalbin ağlamasıdır. Çicek gibi toprakta bile solgun olmasıdır.  Tertemiz havada bile nefes alamamasıdır. Bacaklarının sağlam, ancak yürüyememesidir. Gönlünün zengin, fakat işe yarayamamasıdır. Belki de sevecen ve konuşkan, Fakat geveze diye nitelendirilmesidir.  Belki de az yürüyen, ancak çabuk yorulan insandır. Belki de…

SEVGİNİN GÜCÜ

SEVGİNİN GÜCÜ Canım amcam…  Onun bakış açısıyla büyümek ne büyük bir şans, köyümüzün masalcı amcasıydı. Herkes tarafından tanınan ve sevilen biriydi. Elektriğin olmadığı dönemlerde, karanlığı aydınlatan masallarıyla büyüdük. Yaşama değer her şeyi masallar aracılığıyla anlatırdı. Köyümüzün ve çevre köylerin Işık elçisi gibiydi. Kalabalık bir ailede bile varlığını en iyi hissettirenlerdendi. Alişan Amca yetmiş altı yaşına…

HASTALARI PÜSKÜRTÜN

HASTALARI PÜSKÜRTÜN Kim suçlu? Şule Hanım diş sorunu yaşıyordu. Pandemiden önce kendisine takılan diş protezi onu oldukça rahatsız etmişti. Ertesi gün hastaneye gitti. Ancak pandemi yasaklarıyla karşılaşınca tedavisi yarım kaldı. İki yıl boyunca kötü olan protezi, çeşitli zorluklara rağmen kullanmaya mecbur kaldı. Hastaneye her gittiğinde işlem yapılmıyordu. Doktoru sürekli filyasyon ekibiyle dışarıda çalışıyor, başka doktorlar…

Jale ve Mercimeğin Yolculuğu

Jale ve Mercimeğin YolculuğuSömestr tatilinde Jale, köyde dedesiyle geçirdiği her anın tadını çıkarmaya devam ediyordu. Bir sabah, dedesi Jale’yi mercimek tarlasına götürdü. Jale’nin içinde merak dolu bir heyecan vardı. Dedesi mercimek tarlasına girerken, Jale’ye meraklı gözlerle baktı. “Bugün sana mercimeğin toprağa verilme aşamasını ve bir çiftçinin bu ürünü en iyi şekilde elde etmesi için nelere…

HUZUR SOKAĞI

HUZUR SOKAĞI İş çıkışı çarşıda bazı işleri hallettikten sonra anneme gittim. Günlerden cumartesiydi. Kızıma annem bakıyordu. Eylül henüz 7 yaşındaydı. Birinci sınıfa gidiyordu. Hafta sonu ise anneme bırakmıştım. Kızımı almaya giderken, annem oturmam için ısrar etse de; o gün oturmak istemedim. Kendime biraz vakit ayırmak istiyordum. Oradan ayrıldıktan sonra eve gelmek için yol aldık.  Ben…

ÖFKELİ GENÇLER

ÖFKELİ GENÇLER Belki de en büyük sıkıntıyı çekenler onlardır; ebeveynleriyle diyalogları her geçen gün azalan gençler. Biz de onları anlamakta zorlanıyoruz ve suçlayıcı tavırlar sergileyerek onları kendimizden uzaklaştırıyoruz. Şu zamanı baz aldığımızda, bizler çocuklarımızın olgunlaşmasına fırsat vermiyoruz. Onlara gereken sorumluluğu vermiyoruz. Çocuk doğduktan itibaren, fazla hassas davranarak bireyi kendimize bağlı kılıyoruz. Biz olmazsak, onlar hiçbir…

Eğitimin ve Toplumun Çöküşü

Eğitimin ve Toplumun ÇöküşüGirişBugün okullarda yaşanan temizlik sorunları, çocukların tuvalete girmemek için kendilerini zorlamasına ve bazen karın ağrısı şikayetiyle velilerin aranmasına neden oluyor. Bu durum, çocukların okullarda toplum içinde davranış ve sorumluluklarını öğrenmelerinde ciddi sıkıntılar yaratıyor. Öğrencilerin DavranışlarıAyrıca, çocukların hem öğretmenlerine hem de okul ve sınıf arkadaşlarına karşı acımasız ve saygısız olabilmesi durumu daha da…

BİR TOPLUMUN KADERİ

BİR TOPLUMUN KADERİ Bir toplumun kaderi, bir kişinin iki dudağı arasından çıkan emirlerle tuzaklanan yaşamlarla heba olmamalı. Ah benim güzel ülkemin güzel insanları! Başına gelen her olayı kadere bağlayan zihniyetin yönetiminde yaşam savaşı verirken, bir yandan da bunun kader olduğuna inanan insan sayısını çoğaltıyorlar. Hedefleri, cehaletten nam alan topluluklar sadece günü kurtarmanın derdine düşmüşler. Varlıklarını…

KARABAŞ İLE KUZU MORİN

KARABAŞ İLE KUZU MORİN Her sabah olduğu gibi, Karabaş sürüyü toparlamak ve onlara yön vererek çobana yardım ederdi. Çoban Mehmet, koyun sürüsünü dere yatağına götürerek onları yıkamayı planladı. Ancak Morin, yıkanmaktan hiç hoşlanmazdı. Karabaş bu durumu fark ederek çaktırmadan Morin’e baktı. Morin, sürüden ayrılarak saklanmaya çalıştı. Karabaş ise onu takip etti. Morin, lezzetli bulduğu yiyecekleri…

EĞİTİMİN VE TOPLUMUN ÇÖKÜŞÜ

EĞİTİMİN VE TOPLUMUN ÇÖKÜŞÜ İşten çıkıp kızımı okuldan almaya gittim. Dönüş yolunda sokaklar öğrencilerle dolup taşmıştı. Kiminde yılgınlık, kiminde umutsuzluk, kiminde ise boş şeylere gülüp geçen gençler dikkatimi çekti. Genel tabloya baktığımda endişeli ve mutsuzdular. Bu tablo beni derinden etkiledi; pırıl pırıl çocuklarımız, boşaltılmış bir eğitim sisteminin girdabında dönüp duruyorlardı. Velilerin çocuklarını yarınlara hazırlama çabaları…

SAFLIĞIN ÖTESİNDE

İnsani değerlere önem veren bir toplumda yaşamak, Kenan için belki büyük bir şanstı. Çünkü Kenan, akli dengesi yerinde olmayan, saf ve temiz yürekli bir insandı. Rahatsızlığı herkes tarafından biliniyordu ve davranışları artık rahatsızlık yaratmadığı için Kenan özgürce dolaşabiliyordu. Kenan, yoksul bir ailenin çocuklarından biriydi. Tüm saflığıyla toplumda varlığını sürdürüyordu ve yaşam tarzı ile kimseye rahatsızlık…

GERİ DÖNÜŞÜME ÖNEM VER, ÇEVREYİ KORU

GERİ DÖNÜŞÜME ÖNEM VER, ÇEVREYİ KORU Bir gün okulda Nazife öğretmen, çevre kirliliği ve doğayı koruma ile ilgili öğrencilerden hikaye yazmalarını istedi. Arda ve arkadaşları, bu konu ile ilgili öyküler yazmak için kendi aralarında konuşurlarken, Arda okulun bahçesine gelişigüzel atılan çöpleri fark etti ve arkadaşlarına, “Hep birlikte bu çöpleri toplayarak doğamızı korumaya başlayabiliriz,” dedi. Eda,…

TEMBEL OĞLANIN DÖNÜŞÜMÜ

TEMBEL OĞLANIN DÖNÜŞÜMÜ Bir varmış bir yokmuş, çok eski zamanların birinde, yaşlı bir değirmenci ve hanımı yaşarmış. Değirmenci oldukça yoksul ama çok iyi kalpli biriymiş. Bu değirmencinin bir de yakışıklı fakat tembel bir oğlu varmış. Değirmenci ve karısı onun tembelliğinden çok rahatsızlık duysalar da bunu ona hissettirmemişler. Bir süre sonra herkes tarafından tembel olarak anılmaya…

DOĞANIN SAVAŞÇILARI

DOĞANIN SAVAŞÇILARI Bir zamanlar, çok güzel bir vadi varmış. Bu güzel vadide, bin bir renkte güzel canlılar yaşarmış. Küçük, sevimli bir tavşan, vadinin kenarına oturup etrafını büyük bir keyifle izlermiş. Yine bir gün, sevimli tavşan vadinin kenarında etrafını izlerken, vadideki bin bir renkteki çiçeklerin solduğunu, yemyeşil çimenlerin kuruduğunu fark etmiş. Vadide akan suların içine yüzlerce…

UMUTSUZ GELECEKLERE UMUT OLUNMALI

UMUTSUZ GELECEKLERE UMUT OLUNMALI Bugün kızımı okul çıkışında aldıktan sonra yürüyerek eve doğru ilerliyorduk. Sokaklar öğrencilerle dolup taşmıştı. Hepsinin yüzündeki ifade aynıydı. Mutsuzluk, umutsuzluk, umursamazlık ve çaresizlik vardı. Bu tablo derinden etkiledi beni. İkinci sınıfa giden kızımın potansiyelinin farkındaydım. Zeki bir çocuk, ancak her sabah erkenden uyandırdığım, sonra okula göndermek için hazırladığım, ardından okul çıkışı…

MEYVELERİN DÜNYASINDA

— Eylül Uyanıyor — Eylül Uyanıyor — Anne: Canım prensesim, çok güzel uyuyordun, seni kaldırmaya kıyamadım. Sana güzel bir meyve tabağı hazırladım ama önce kahvaltını yapmalısın. Eylül: Anne, ben çok güzel bir rüya gördüm. Rüyamda meyvelerin dünyasına gittim. Çok güzel bir kapı açıldı ve içeri girdim. Her taraf yemyeşildi ve etrafımda çok güzel meyveler vardı….

PULSUS MEKTUP

Pulsuz Mektup” Bir yıldız kaydı yüreğimin en derinlerinden. Gökyüzüne doğru yürürken o, yüreğimde derin bir sızı bırakmıştı. Tarifsiz bir acıydı hissettiğim. Dinmeyen gözlerimden akan sevgi tomurcuklarının, her damlasında ayrı bir anlam vardı. Kolay mıydı? Hayal kurmayı, her koşulda ayakta durmayı, yaşamın en olumlu yanlarını görmeyi öğreten birinden ayrılmak. Hele de hayalini kurduğun her şeyi küçük…

MEYVELERİN DÜNYASI EJDER MEYVESİ

EJDER MEYVESİ Merhaba Eylül, – Merhaba Ejder Meyvesi, nasılsın? İyi misin? – Sevgili Eylül, seni gördüm, biraz daha iyi oldum. Burada en çok merak ettiğim meyvelerden birisin. Ejder Meyvesi, nasıl faydaların olduğunu bilmiyorum ama baştan söyleyeyim, seni çok merak ediyorum. İsmini ilk duyduğumda çok heyecanlandım. Seni özellikle çok merak edince Muz bu konuda bana biraz…

MEYVELERİN DÜNYASIPORTAKAL

PORTAKALMerhaba Eylül, – Merhaba Portakal, nasılsın? İyi misin? – Sevgili Eylül,  sana yetistiğim için şimdi çok iyiyim. Sabırlı bir meyveyim. Bu yüzdenarkadaşlarıma öncelik verdim. Bir çok yerde yetiştirildiğim için her çocuğa kolaylıkla ulaşırım. Bu yüzden en son seninle konuşmak istedim. Ama arkadaşlarım Eylül uyanabilir deyince, biraz telaşlandım ve koşmaya başladım.  Sana önce geldiğim  topraklardan bahsedeğim….

MEYVELERİN DÜNYASI

ÇİLEK 🍓 ÇİLEK 🍓 Merhaba Eylül, – Merhaba Çilek, nasılsın? İyi misin? – Sevgili Çilek, seni gördüm, çok daha iyi oldum. Burada en çok merak ettiğim meyvelerden birisin. Çilek, nasıl faydaların olduğunu bilmiyorum ama baştan söyleyeyim, seni çok seviyorum. Armut bu konuda bana biraz darıldı, ama ne yapayım, seni görünce biraz heyecanlandım. – Tamam  Eylül…

ARMUT

ARMUT Eylül bu sesi daha önce hiç tanımadığını fark etti. Biraz yaklaşınca sesin sahibini gördü ve kendini tanıttı: – Merhaba, ben Armut. Eylül gülümseyerek cevap verdi: – Merhaba sevgili Armut, çok telaşlı görünüyorsun. – Evet, beni uzaktan ayvaya benzettiğini fark ettim ve sonra yetişemeyeceğim diye çok korktum. Eylül onu sakinleştirdi: – Merak etme sevgili Armut,…

MEYVELERİN DÜNYASI Bölüm 3

ŞEFTALİ ŞEFTALİ Merhaba Eylül, Ben Şeftali. Çocuklar beni çok severler, ancak bazı akrabalarım tüylüdür ve bu yüzden birçok insan tüylerimden rahatsız olur. Tadım çok güzeldir, ancak tüylerimden rahatsız olanlar beni soyarak da yiyebilir. Ama unutma, meyveleri iyice yıkadıktan sonra kabukları ile tüketmek çok daha sağlıklıdır. Faydalarımı saymakla bitiremem. Arkadaşlarım benim için “burnu havada” derler, ama…

MEYVELERİN DÜNYASI

Muz Muz Merhaba Eylül,Bekle bekle, sıkıldım nihayet bana sıra geldi. Eylül, burada olmak çok güzel, hepinizi tanımak istiyorum. O halde başlayalım! Herkes gibi ben de önce faydalarımdan bahsetmek istiyorum. Öncelikle, ben bol miktarda potasyum içeririm. Kansere karşı koruyucu etkilerim var ve kalbi korurum. Bu yönümle biraz elmaya benzerim. Nerede kalmıştık? Tamam, hatırladım. Ben kan şekerini…

MEYVELERİN DÜNYASI Bülüm 2

ELMA ELMA Nihayet sırayı bana verdin sevgili havuç. Eylül birazdan uyanacak, zaman kalmadı. Nasıl anlatayım faydalarımı, o kadar çok faydam var ki, anlat anlat bitmez. Özellikle çok sevildiğimi anlatmam gerek. Her yerde çok rahat yetiştiğim için, bütün insanlar bana kolaylıkla ulaşır. Öyle burnu havada bir meyve değilim ben. Yediden yetmişe herkes beni çok sever. –…

MEYVELERİN DÜNYASILİMON

LİMON Evet, şimdi sıra limonda. Bakalım limon Eylül’e neler söyleyecek. Limon, önce şöyle bir etrafında döndü. Altın sarısı rengi ile Eylül’ü etkilemeye çalıştı. Tam konuşmaya başlayacakken, sırada bekleyen muz tepki gösterdi. – “Anlatacaksan anlat artık, yoksa sıranı alırım,” dedi muz Limon,  muz arkadaşını fazla kızdırmadan anlatmaya başladı: – “Sevgili Eylül, öncelikle herkes beni sebze olarak…

MEYVELERİN DÜNYASI HAVUÇ Bölüm 1

HAVUÇ Eylül bir gün çok hasta olmuştu. Annesi onun iyi beslenmesi için güzel bir meyve tabağı hazırlamıştı. Eylül meyve yemeyi seviyordu, ancak marketlerde satılan abur cuburları ve tatlı şeyleri de çok tüketiyordu. Annesi Eylül’e:– “Meyvelerin sihirli gücünü bilseydin, böyle şeyler pek yemezdin,” demişti. Eylül, çok hasta olduğu için konuşmaya dermanı yoktu. Aklına annesinin söyledikleri takılmıştı….

Köpek Ailesi ve Kedi Dostları

Köpek Ailesi ve Kedi DostlarıKıtır, ailesini her daim bir arada tutan ve onlara kol kanat geren bir anne köpektir. Baba Kral ise zor bulduğu yiyecekleri ailesiyle paylaşmak için gün boyu yollarda, parklarda ve çöp konteynerlarında yiyecek arayışına girerdi. Zira Kıtır, daha önce yaşadığı bir olaydan ötürü her iki gözünü kaybetmişti ve yuvasında yapabileceği tek şey…

Ağaç Dikmenin Önemi

Ağaç Dikmenin ÖnemiArif öğretmen bir gün küçük afacanları toplayarak önemli bir duyuru yapacağını söyledi. Minik afacanlar merakla öğretmenlerini dinlediler. Arif öğretmen büyük bir heyecanla anlatmaya başladı: “Çocuklar, bugün sizlere çok önemli bir görev vereceğim,” dedi. Buse hemen atılarak, “Ne görevi vereceksiniz öğretmenim?” diye sordu. “Bugün hep beraber okuldan ağaç dikeceğiz,” dedi Arif öğretmen. Çocuklar bu…

Kırılan Ağaç Dalı ve Doğa Bilinci

Kırılan Ağaç Dalı ve Doğa Bilinci Simge, arkadaşları Hasan ve Cemre ile okul bahçesinde oyun oynuyorlardı. Ancak hava çok rüzgarlıydı ve nöbetçi öğretmenleri onları şiddetle esen rüzgara karşı uyardı. Öğretmenin cümlesini bitirmesiyle birlikte arkadan bir ses duyuldu. Bu ses, rüzgarın etkisiyle ağacın kuruyan dalının düşmesiydi. Şans eseri çocuklar yaralanmamışlardı, ancak biraz korkmuşlardı. Hasan birden söze…

Misafirperverliğin Gücü

Misafirperverliğin Gücü Anıl, büyük şehirde doğmuştu ve daha önce oturduğu şehirden hiç ayrılmamıştı. Bir gün tatilde dedesinin köyüne gitmeye karar verdiler. Annesi, yolda Anıl’a köyde nasıl bir yaşam olduğunu anlatıyordu. Anıl, köydeki hayatın farklılıklarını anlamaya çalışıyordu. Köye vardıklarında, dedesi ve anneannesi onları kapıda karşıladı. Dedesi, onlar için birbirinden lezzetli yemekler hazırlatmıştı. Anneannesi daha çok yöresel…

Temizlik ve Hijyenin Önemi

Temizlik ve Hijyenin Önemi Sema, 1. sınıfa yeni başlamıştı. Çalışkan ve öğrenmeye çok meraklıydı. Öğretmeni, o gün hayat bilgisi dersinde mikropların nasıl bulaşabileceğini anlatıyordu. Çocuklara bunu açıklarken, bir yandan da tırnaklarını kontrol ediyordu. Tam o sırada Sema, ellerini hızlıca çekip sıranın altına koydu. Bu davranış öğretmenin dikkatinden kaçmamıştı. Öğretmen, Sema’ya yaklaştı ve ellerini masanın üzerine…

Temizlik ve Hijyenin Önemi

Temizlik ve Hijyenin Önemi Sema, 1. sınıfa yeni başlamıştı. Çalışkan ve öğrenmeye çok meraklıydı. Öğretmeni, o gün hayat bilgisi dersinde mikropların nasıl bulaşabileceğini anlatıyordu. Çocuklara bunu açıklarken, bir yandan da tırnaklarını kontrol ediyordu. Tam o sırada Sema, ellerini hızlıca çekip sıranın altına koydu. Bu davranış öğretmenin dikkatinden kaçmamıştı. Öğretmen, Sema’ya yaklaştı ve ellerini masanın üzerine…

*PULSUZ MEKTUP*

Bir yıldız kaydı yüreğimin en derinlerinden. Gökyüzüne doğru yürürken o, yüreğimde derin bir sızı bırakmıştı. Tarifsiz bir acıydı hissettiğim. Dinmeyen gözlerimden akan sevgi tomurcuklarının, her damlasında ayrı bir anlam vardı. Kolay mıydı? Hayal kurmayı, her koşulda ayakta durmayı, yaşamın en olumlu yanlarını görmeyi öğreten birinden ayrılmak. Hele de hayalini kurduğun her şeyi küçük bir köyde…