
SUSUZ ORMAN GÜNLÜKLERİ – BÖLÜM 19 Aynalı Göl
Kendini Görenlerin Hikâyesi
Ormanın en sessiz köşesinde, yaprakların bile yansıdığı bir
göl vardı. Bu göl sıradan değildi. Çünkü içine bakan herkes, sadece yüzünü
değil… içini de görürdü.
Gölün adı “Aynalı Göl”dü. Ve bir söylentiye göre, bu göle
bakan çocuklar, kendilerinden sakladıkları duyguları görürmüş. Ama sadece
cesaretle bakanlar.
Bir gün, Derin adında bir çocuk gölün kıyısına geldi. Elinde
bir not defteri vardı. Çünkü bir rüya görmüştü:
“Göl sana sadece yüzünü değil, kalbini de gösterecek.”
Derin göle baktı. İlk başta sadece kendi yansımasını gördü.
Ama sonra, gözlerinin içinde bir şey belirdi:
Küçük bir çocuk. Korkmuş. Saklanmış. Sessiz.
Derin gözlerini kapattı. Sonra defterine yazdı:
“Ben bazen kendimden bile saklanıyorum.
Ama artık görmek istiyorum.”
Göl hafifçe dalgalandı. Ve suyun yüzeyinde bir cümle
belirdi:
“Kendini gören, başkasını da anlayabilir.”
Derin anladı. Bu göl, sadece yansıma değil…
yüzleşmeydi.
Ve her yazı, bir adım daha yaklaştırıyordu insanı kendine.
Derin, gölün kıyısına her gün defteriyle geldi. Her
seferinde göle baktı, yansımasını izledi ve içinden geçenleri yazdı.
- “Bugün kendime kızgınım.”
- “Bir şeyi çok özlüyorum ama ne olduğunu bilmiyorum.”
- “Güçlü görünmekten yoruldum.”
- “Kendimi ilk kez bu kadar net görüyorum.” Her yazıdan sonra göl hafifçe dalgalandı. Ve suyun yüzeyinde
bir kelime belirdi:
“Anlıyorum.”
Derin’in yazdıkları sınıfta merak uyandırdı. Öğretmeni
defteri inceledi ve tahtaya büyük harflerle yazdı:
“Yansıma Günlüğü – Kendini Görenlerin Defteri”
“Bu bizim yeni görevimiz,” dedi. “Her çocuk, göle bakar gibi
kendine bakacak. Ve gördüğünü yazacak. Çünkü kendini gören, başkasını da
anlayabilir.”
Çocuklar yazmaya başladı. Her biri bir iç sesini
duyurdu:
- “Ben bazen çok gürültülüyüm çünkü içimde sessizlik
var.” - “Korkularımı saklıyorum ama gözlerim anlatıyor.”
- “Güldüğümde bile ağlıyorum bazen.”
- “Kendimi tanımaya yeni başlıyorum.”
Yazılar sınıf panosuna asıldı. Panonun adı “Aynalı Göl”
oldu. Her yazı bir yansıma, her cümle bir yüzleşmeydi.
Bir sabah, sınıfın camına bir damla su kondu. Kimse yağmur
yağmadığını fark etti. Ama damlanın içinde bir kelime vardı:
“Cesaret.”
O andan itibaren çocuklar anladı:
Kendine bakmak, en zor yolculuktu.
Ama en gerçek olan da oydu.
Yansıma Günlüğü, köyde bir gelenek hâline geldi. Her çocuk,
yılda bir gün gölün kıyısına gidiyor, yansımasına bakıyor ve içinden geçenleri
yazıyordu. O günün adı artık “Kendini Görme Günü”ydü.
Gölün kenarına bir tahta pano yerleştirildi. Üzerinde şu
yazı vardı:
“Bu göl, sadece yüzünü değil… içini de gösterir.
Cesaretin varsa, bak.
Kalemin varsa, yaz.”
Derin, bir sabah defterinin son sayfasını açtı. Gölün
karşısına geçti. Gözlerini kapadı. Derin bir nefes aldı. Ve yazdı:
“Ben Derin’im.
Kendimi gördüm.
Korktum.
Ama sonra sevdim.
Çünkü içimde saklanan çocuk,
sadece anlaşılmak istiyordu.”
Gölün yüzeyi parladı. Sanki Derin’in iç sesi, suya karıştı.
Ve gökyüzüne bir yansıma yükseldi:
Küçük bir çocuk, gülümsüyordu.
Gözleriyle, kalbiyle, kelimeleriyle…
O gece, göl sessizdi. Ama yıldızlar göle bakıyor
gibiydi. Ve rüzgâr fısıldadı:
“Kendini gören,
başkasını da ışıkla görür. Çünkü en derin yansıma, kalbin aynasındadır.”
BÖLÜM SONU ETKİNLİKLERİ
– Sınıf Çalışması
Amaç:
- Öğrencilerin kendilerini tanımalarını, duygularını fark
etmelerini ve ifade etmelerini sağlamak. - İçsel yansımalarla empati kurmalarını ve başkalarının
duygularını anlamalarını desteklemek. - Yazının ve görsel anlatımın iç dünyayı görünür kılma
gücünü deneyimletmek.
- Duygusal Yansıma – “Kendime Bakınca…”
- Öğrencilere şu soru sorulur: “Kendine bir göl gibi baksan, içinde ne görürdün?”
- Her öğrenci bu soruya bir cümleyle yanıt verir ve şu kalıbı tamamlar: “Kendime bakınca … görüyorum.”
- Cümleler renkli kâğıtlara yazılır ve sınıf panosuna
“Aynalı Göl” başlığıyla asılır.
- Yaratıcı Yazma – “Yansıma
Günlüğü”
- Öğrenciler, göle bakan bir karakter hayal eder ve onun iç sesini yazar.
- Yazma yönergesi:
“Göl bana baktı. Ben de kendime. Ve içimden şu cümle döküldü…” - Yazılar sınıfça paylaşılır, isteyenler yazısını bir göl
şekli içine yerleştirir.
- Görsel Anlatım – “Yüzümdeki Duygu”
- Öğrenciler, kendi yüzlerini bir ayna gibi çizer.
- Yüzün içine bir duygu yerleştirir: “kırgınlık”, “umut”, “merak”, “korku”, “sevinç” gibi.
- Her çizimin altına şu cümle yazılır: “Bu yüz, bu duyguyu taşıyor. Ama içimde daha fazlası var.”
- Tartışma – “Kendini Görmek Zor mu?”
- Sınıf iki gruba ayrılır:
- Grup A: “Kendini görmek kolaydır.”
- Grup B: “Kendini görmek zordur.”
- Her grup görüşünü savunur.
- Tartışma sonunda şu soru sorulur: “Kendini görmek
neden cesaret ister?”
- Anket – “Benim İç Sesim”
- Öğrencilere küçük bir anket dağıtılır:
- İç sesini ne zaman duyarsın?
- İç sesin sana ne der?
- Onu yazmak mı kolay, söylemek mi?
- Yanıtlar sınıfça paylaşılır, ortak bir “İç Ses Haritası” oluşturulur.
- Eylem Çağrısı – “Bir Damla, Bir Cümle”
- Her öğrenci, kâğıttan bir su damlası keser.
- Üzerine bir iç cümlesini yazar: “Ben aslında … demek istiyorum.” “İçimde … var.”
- Damlalar sınıf camına asılır.
- Ortaya şu yazı yerleştirilir: “Bu damlalar,
içimizdeki gölün yansımalarıdır. Her biri bir cesaret, her biri bir kendini
görme anıdır.”
27.03 2026
Mesime Elif Ünalmış
Duyuru: Yayın Takvimi Değişti!
“Susuz Orman Günlükleri” artık haftada iki kez yayınlanacak.
Yeni bölümler aşağıdaki gün ve saatlerde yayında olacak:
Yazıyla iyileşen çocukların yolculuğu bu ritimde devam ediyor…
Salı – Saat 11:00
Cuma – Saat 17:00
Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.