
SUSUZ ORMAN GÜNLÜKLERİ – BÖLÜM 20 Kırık Saatler Ormanı
Zamanı Durduran Çocuklar
Ormanın derinliklerinde, her ağacın gövdesine bir saat
gömülüydü. Ama bu saatler çalışmıyordu. Kimisinin akrebi düşmüş, kimisinin
yelkovanı durmuştu. Ve bu ormana giren herkes, zamanı kaybediyordu.
Burası “Kırık Saatler Ormanı”ydı. Bir söylentiye göre, bu
ormanda zaman dururmuş. Ama sadece gerçekten yorulanlar için.
Bir gün, Zaman adında bir çocuk ormana girdi. Evet, adı
gerçekten Zaman’dı. Ama kendisi hep geç kalır, hep acele eder, hep
yetişemezdi.
Bir gün şöyle dedi:
“Herkes beni kovalar. Ama ben hiç duramıyorum. Belki bu ormanda beni kimse aramaz.”
Ormanın içine adım attığında, kolundaki saat durdu. Kuşlar
sessizleşti. Rüzgâr bile yavaşladı. Ve ağaçlardan biri fısıldadı:
“Burada zaman değil, yorgunluk konuşur.”
Zaman, bir ağacın dibine oturdu. Gözlerini kapattı. İlk kez
hiçbir şey düşünmeden durdu.
Ve o anda, toprağın altından bir ses geldi:
“Hoş geldin. Senin için bir saat sakladık.”
Toprağı kazdı. Küçük, paslı bir saat buldu. Üzerinde şu yazı
vardı:
“Durmak, kaybetmek değildir.
Bazen durmak, zamanı yeniden bulmaktır.”
Zaman, defterini açtı. Ve ilk kez bir şey yazdı:
Yoğun üretim sürecinde en çok kullanılan araçlar, konforu belirliyordu. Klavye ve mouse uyumu, uzun yazı süreçlerini daha akıcı hale getiriyordu.
👉 Ürünü incelemek için: https://amzn.to/3QICBWT
“Ben Zaman’ım.
Ve ilk kez kendime yetiştim.”
Zaman, ormanda yürürken başka çocuklarla karşılaştı. Her
biri sessizdi. Ama gözleri yorgundu.
- Biri, “Hep yetişmeye çalıştım ama hiç varamadım,”
dedi. - Biri, “Zaman beni geçti, ben kendimi unuttum,” diye
fısıldadı. - Biri, “Hep başkalarının saatine göre yaşadım,” diye yazdı
bir ağacın gövdesine. Her çocuk, bir kırık saat buldu. Ve her saat, bir cümleyle
çalışmaya başladı. - “Bu saat, sadece kalbim atınca ilerliyor.”
- “Bu saat, ağladığımda duruyor.”
- “Bu saat, gülümsediğimde yeniden başlıyor.” Zaman, defterine yeni bir başlık attı:
🛍️ Discover Our Recommended Products
Explore our carefully selected Amazon recommendations, including skincare, home & lifestyle, technology, books, and more — all in one place.
Explore Our Recommended Products on Amazon →
“Kırık Saatler Günlüğü – Zamanı Durduran Cümleler”
Çocuklar, ormanın ortasında bir çember kurdu. Her biri
saatini ortaya koydu. Ve bir cümle söyledi:
“Ben zamanı durdurdum. Çünkü artık kendimi duymak istiyorum.”
O anda ormanın içinden bir melodi yükseldi. Sanki her kırık
saat, bir nota olmuştu.
Ve zaman, ilk kez bir şarkı gibi akmaya başladı:
Yavaş, yumuşak, içten… Zaman anladı:
Zamanı durdurmak, zamanı kaybetmek değilmiş.
Bazen durmak, kendini bulmanın tek yoludur.
Kırık Saatler Günlüğü, köyde bir gelenek hâline geldi. Her
çocuk, yılda bir gün ormana gidiyor, kendi saatini buluyor ve bir cümle
yazıyordu. O günün adı artık “Durma Günü”ydü.
Ormanın girişine bir tabela dikildi:
“Zamanı durdurmak isteyenler için giriş serbesttir.
Ama acele edenler, yolu bulamaz.”
Zaman, bir sabah ormana döndü. Elinde defteri, boynunda
kendi saati vardı. Saat hâlâ çalışmıyordu. Ama artık bu onu korkutmuyordu.
Çünkü şöyle yazdı:
“Ben Zaman’ım. Ve artık geç kalmıyorum.
Çünkü bazen durmak, en doğru zamandır.”
O anda ormanın tüm saatleri aynı anda bir kez “tik” dedi.
Sonra sessizliğe gömüldü. Ama bu sessizlik, yorgun değil… huzurluydu.
Gökyüzünde bir bulut şekil değiştirdi. Bir saate dönüştü.
Ama akrebi yoktu. Yelkovanı da. Sadece ortasında bir kelime vardı:
“Şimdi.”
Ve rüzgâr fısıldadı:
“Zaman, sadece geçen değildir.
Bazen duran, bazen bekleyen,
bazen sadece olan… Kırık Saatler Günlüğü, köyde bir
gelenek hâline geldi. Her çocuk, yılda bir gün ormana gidiyor, kendi saatini
buluyor ve bir cümle yazıyordu. O günün adı artık “Durma Günü”ydü.
Ormanın girişine bir tabela dikildi:
“Zamanı durdurmak isteyenler için giriş serbesttir.
Ama acele edenler, yolu bulamaz.”
Zaman, bir sabah ormana döndü. Elinde defteri, boynunda
kendi saati vardı. Saat hâlâ çalışmıyordu. Ama artık bu onu korkutmuyordu. Çünkü şöyle yazdı:
“Ben Zaman’ım. Ve artık geç kalmıyorum.
Çünkü bazen durmak, en doğru zamandır.”
O anda ormanın tüm saatleri aynı anda bir kez “tik” dedi.
Sonra sessizliğe gömüldü. Ama bu sessizlik, yorgun değil… huzurluydu.
Gökyüzünde bir bulut şekil değiştirdi. Bir saate dönüştü.
Ama akrebi yoktu. Yelkovanı da. Sadece ortasında bir kelime vardı:
“Şimdi.”
Ve rüzgâr fısıldadı:
“Zaman, sadece geçen değildir.
Bazen duran, bazen bekleyen,
bazen sadece olan…”
BÖLÜM SONU ETKİNLİKLERİ
– Sınıf Çalışması
Amaç:
- Öğrencilerin zamanla ilişkilerini sorgulamalarını
sağlamak. - Durmanın, dinlenmenin ve içsel ritmi fark etmenin değerini
kavratmak. - Yazı ve görsel anlatım yoluyla kişisel zaman algılarını
ifade etmelerini desteklemek.
- Duygusal Yansıma –
“Benim Saatim Ne Zaman Durur?”
- Öğrencilere şu soru sorulur: “Senin içindeki saat ne zaman durur?”
- Her öğrenci bu soruya bir cümleyle yanıt verir: “Benim saatim… olduğunda durur.”
- Cümleler renkli saat şekillerine yazılır ve sınıf panosuna
“Kırık Saatler Ormanı” başlığıyla asılır.
- Yaratıcı Yazma – “Zaman Günlüğü”
- Öğrenciler, kendi adlarını taşıyan bir saat hayal eder.
- Yazma yönergesi: “Benim adım …
Saatiyim. Beni durduran şey … Ama beni yeniden çalıştıran şey …” - Yazılar sınıfça paylaşılır, isteyenler saatini çizer.
- Görsel Anlatım –
“Zaman Çemberi”
- Sınıfça büyük bir daire çizilir. Her öğrenci bir saat
tasarlar ve içine şu cümleyi yazar: “Bu saat,.. olduğunda çalışır.” - Saatler çembere yerleştirilir. Ortasına şu yazı konur: “Zaman sadece tik tak değildir. Bazen durur, bazen bekler, bazen sadece olur.”
- Tartışma – “Durmak mı, Devam Etmek mi?”
- Sınıf iki gruba ayrılır:
- Grup A: “Durmak zaman kaybıdır.”
- Grup B: “Durmak zaman kazancıdır.”
- Her grup görüşünü savunur.
- Tartışma sonunda şu soru sorulur: “Zamanı durdurmak
mümkün mü? Gerekli mi?”
- Anket – “Zamanla İlişkim”
- Öğrencilere küçük bir anket dağıtılır:
- Zamanla aran nasıl?
- En çok ne zaman yoruluyorsun?
- Durmak sana ne hissettiriyor?
- Yanıtlar sınıfça paylaşılır, ortak bir “Zaman Haritası” oluşturulur.
- Eylem Çağrısı – “Bir Saat, Bir Cümle”
- Her öğrenci, kâğıttan bir saat şekli keser.
- Üzerine bir cümle yazar:
“Bu saat … için durdu.” “Bu saat, … ile yeniden çalıştı.” - Saatler sınıfın camına asılır.
- Ortaya şu yazı yerleştirilir: “Bu saatler, yorgun
çocukların cümleleriyle çalışır. Her biri bir duruş, her biri bir yeniden başlama.”
31.03 2026
Mesime Elif Ünalmış
Duyuru: Yayın Takvimi Değişti!
“Susuz Orman Günlükleri” artık haftada iki kez yayınlanacak.
Yeni bölümler aşağıdaki gün ve saatlerde yayında olacak:
Yazıyla iyileşen çocukların yolculuğu bu ritimde devam ediyor…
Salı – Saat 11:00
Cuma – Saat 17:00
Mesime Elif Ünalmış
Son bölüm = sadece önceki link + kapanış cümlesi
Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.