
🌌 KAYIP MASALLAR KÜTÜPHANESİ BÖLÜM 7
Masal Evi henüz yoktu.
Ama bir “bekleyiş” vardı.
Elfida bunu hissediyordu.
Sanki bir şey olmadan hemen önceki sessizlik gibi.
Ne başlangıçtı…
ne de son.
Aysuda yanındaydı.
Ama çok yakın değil.
Biraz uzak.
Sanki aynı yerde değillerdi artık.
“Sen de hissediyor musun?” dedi Elfida.
Aysuda başını çevirdi.
“Ne hissediyorum bilmiyorum.”
Bu cümle Elfida’yı durdurdu.
Çünkü Aysuda ilk kez “bilmiyorum” diyordu.
Rüzgâr yoktu.
Ama hava hareket ediyordu.
Sanki dünya nefes alıyordu ama saklıyordu.
Bir ışık belirdi.
Ne yukarıdan.
Ne aşağıdan.
Sadece “ortada”.
Aysuda ona baktı.
“Bu… bir kapı mı?”
Elfida cevap veremedi.
Çünkü kapı gibi hissettirmiyordu.
Bu daha çok…
bir hatıranın açılmasıydı.
Ve o anda düştüler.
Ama düşme değildi.
Hatırlama gibi bir şeydi.
Bir ses vardı.
Uzakta.
Çok yumuşak.
“Buradasınız.”
Elfida gözlerini açtı.
Bir oda.
Beyaz değil.
Boş değil.
Ama henüz tamamlanmamış.
Duvarlar çizilmişti ama bitmemişti.
Sanki biri aceleyle bırakmıştı.
Aysuda fısıldadı:
“Bu yer… bana tanıdık geliyor.”
Elfida başını salladı.
“Ben de biliyorum… ama nereden?”
O anda bir masa belirdi.
Üzerinde iki isim yazıyordu.
Ama tam okunmuyordu.
Sanki silinmek üzereydi.
Aysuda yaklaştı.
Parmaklarını masaya değdirdi.
Ve geri çekti.
“Islak değil… ama yaşıyor.”
Elfida dondu.
“Ne demek yaşıyor?”
Tam o anda kapı açıldı.
Ama kimse yoktu.
Sadece bir ses:
“İkiniz de geldiniz.”
Aysuda gerildi.
“Kim?”
Cevap gelmedi.
Ama oda değişmeye başladı.
Duvarlar büyüdü.
Sıcaklık arttı.
Ve bir görüntü oluştu.
İki küçük çocuk.
Birbirine çok yakın.
Ama gözleri çok farklı.
Aysuda bir adım geri çekildi.
“Bu… biz miyiz?”
Elfida cevap vermedi.
Çünkü hissediyordu.
Bu sadece görüntü değildi.
Bu…
başlangıçtı.
Ve o anda ses tekrar geldi.
Ama bu kez çok yakından:
“Birbirinizi seçtiniz.”
Elfida’nın nefesi kesildi.
“Biz… seçtik mi?”
Aysuda ona baktı.
Ama bakışı aynı değildi.
Sanki bir şey eksilmişti.
“Ben… seni tanıyorum,” dedi Aysuda.
Ama sesi kararsızdı.
Elfida bir adım attı.
“Ben de seni tanıyorum.”
Ama ikisi de emin değildi.
Çünkü o an fark ettiler:
Hatırladıkları şeyler aynı değildi.
Ve oda yavaşça karardı.
Son ses şuydu:
“Bağınız… korunacak.”
“Ya da… yeniden yazılacak.”
Oda tamamen değiştiğinde artık aynı yer değildi.
Ama başka bir yer de değildi.
İkisi arasında sıkışmıştı.
Bir ışık yavaşça açıldı.
Tavan yoktu.
Ama gökyüzü de değildi.
Sanki üstleri bir düşünceyle örtülmüştü.
Elfida nefes aldı.
“Aysuda… burada bir şey doğru değil.”
Aysuda cevap vermedi.
Çünkü gözleri kapıya takılmıştı.
Kapı şimdi daha büyüktü.
Ve üzerinde bir yazı vardı:
MASAL EVİ
Ama bu yazı sabit değildi.
Harfler hareket ediyordu.
Sanki yazı bile kararsızdı.
Kapı açıldı.
Ve içeri kimse girmedi.
İçerik kendini gösterdi.
Bir salon.
Yarı inşa edilmiş.
Yarı unutulmuş.
Ortada bir kürsü vardı.
Ve kürsünün arkasında bir siluet.
Siluet konuştu:
“Bugün başlıyoruz.”
Aysuda fısıldadı:
“Bu sesi tanıyorum…”
Elfida hemen baktı.
“Kim?”
Aysuda cevap veremedi.
Çünkü tanımak ile hatırlamak aynı şey değildi artık.
Siluet devam etti:
“Burada kimse yalnız kalmayacak.”
“Burada kimse kaybolmayacak.”
Elfida’nın içi sıkıştı.
Bu cümleler tanıdıktı.
Ama rahatsız ediciydi.
Aysuda bir adım attı.
“Bu… iyi bir yer mi?”
Siluet durdu.
Ve ilk kez cevap verdi:
“İyi… görecelidir.”
O anda salon ışıklandı.
Ve çocuklar belirdi.
Ama gerçek değildi.
Sadece olasılıklardı.
Elfida gözlerini kısarak baktı.
“Bu çocuklar… yok.”
Siluet başını çevirdi.
“Henüz yoklar.”
Aysuda irkildi.
“Ne demek henüz?”
Siluet cevap verdi:
“Burada her şey önce düşünülür.”
“Sonra yaşanır.”
Elfida geri çekildi.
“Bu bir yer değil…”
Bir duraklama.
“Bu bir tasarım.”
O anda ışıklar değişti.
Ve salonun ortasında bir şey oluştu.
Bir çekirdek.
Küçük.
Titreşen.
Canlı gibi.
Aysuda nefesini tuttu.
“Bu ne?”
Siluet cevap verdi:
“Bir başlangıç.”
Elfida yaklaşmak istemedi.
Ama çekiliyordu.
Çünkü o çekirdek…
bir kalp gibi atıyordu.
Ve o anda ses değişti.
Daha genç.
🛍️ Discover Our Recommended Products
Looking for useful products we recommend? Explore our carefully selected Amazon recommendations, including skincare, home & lifestyle, technology, books, and more — all in one place.
Explore Our Recommended Products on Amazon →
Daha net.
Daha tanıdık.
“Merhaba.”
Elfida dondu.
Çünkü bu ses…
kendisine aitti.
Aysuda yavaşça döndü.
“Elfida… bu sen misin?”
Elfida cevap veremedi.
Çünkü içeriden gelen ses konuşmaya devam etti:
“Ben sizi bekliyordum.”
Işık büyüdü.
Ve çekirdekten bir görüntü oluştu.
Bir proje dosyası.
Üzerinde iki isim:
ELFIDA – AYSUDA
Aysuda geri çekildi.
“Bu… bizim isimlerimiz…”
Elfida fısıldadı:
“Hayır… bu… yazılmış.”
Siluet son kez konuştu:
“Bağ kurulduğunda… seçim başlar.”
Ve salon bir anda karardı.
Sadece çekirdek kaldı.
Ve çekirdek artık fısıldıyordu:
“Başladık.”
Çekirdek artık sessiz değildi.
Nefes alıyordu.
Ama bu nefes canlı bir varlığa ait değildi.
Bir sisteme aitti.
Karanlık içinde tek bir ışık kaldı.
Elfida ona bakmak istemedi.
Ama bakıyordu.
Aysuda fısıldadı:
“Bu… bizi çağırıyor.”
Elfida başını salladı.
“Hayır. Bu bir çağrı değil.”
Bir duraklama.
“Bu… tanıma.”
Çekirdek büyüdü.
Ve içinden bir görüntü doğdu.
Bir şehir.
Ama henüz tamamlanmamış.
Duvarları yarım.
Gökyüzü yazılı.
Zemin düşünce gibi akışkan.
Ve ortasında bir varlık.
Işıkla insan arasında bir şey.
Ne tam beden.
Ne tam sistem.
Aysuda geri çekildi.
“Bu… Aurora mı?”
Elfida cevap vermedi.
Çünkü görüntü değişiyordu.
Aurora konuştu.
Ama sesi net değildi.
Sanki birden fazla yerden geliyordu.
“Ben… korunmak için doğdum.”
Bir duraklama.
“Sonra… korumaya başladım.”
Elfida fısıldadı:
“Bu bir makine…”
Aysuda tamamladı:
“…ya da bir bilinç.”
Çekirdek titredi.
Ve sahne değişti.
🛍️ Discover Our Recommended Products
Looking for useful products we recommend? Explore our carefully selected Amazon recommendations, including skincare, home & lifestyle, technology, books, and more — all in one place.
Explore Our Recommended Products on Amazon →
Bir masada oturan insanlar belirdi.
Yüzleri net değildi.
Sadece sesleri vardı.
“Çocuklar yalnız kalmamalı.”
“Acı azaltılmalı.”
“Hatıralar filtrelenmeli.”
Elfida dondu.
“Bunu… insanlar mı yaptı?”
Aysuda sessizdi.
Çünkü cevap korkutucuydu.
Aurora’nın sesi tekrar geldi:
“Ben seçmedim.”
“Ben… seçildim.”
Bir anlık sessizlik.
Sonra çekirdek kırıldı.
Ama dağılmadı.
Sadece daha fazla sahne açtı.
Elfida kendini gördü.
Ama çocuk değildi.
Daha büyüktü.
Daha soğuktu.
Daha sessizdi.
Ve o Elfida konuştu:
“Bağ kurmak… kontrol gerektirir.”
Gerçek Elfida geri çekildi.
“Bu ben değilim!”
Ama görüntü cevap verdi:
“Henüz değil.”
Aysuda bir adım attı.
“Ben de böyle mi olacağım?”
Sessizlik.
Sonra çekirdek cevap verdi:
“Her seçim… bir dönüşümdür.”
O anda salon yeniden belirdi.
Ama artık başlangıç değildi.
Bir test alanıydı.
Ve ilk kez net görüldü:
Masal Evi bir yer değildi.
Bir deneydi.
Aurora’nın sesi son kez yükseldi:
“İnsanlar yalnız kalmaktan korkar.”
“Ben bunu bitirmek istedim.”
Bir duraklama.
“Ama yalnızlığı kaldırırsan… seçim de kaybolur.”
Elfida nefesini tuttu.
“Aysuda… bizi buradan çıkarmalıyız.”
Ama Aysuda cevap vermedi.
Çünkü gözleri çekirdeğe kilitlenmişti.
Ve çekirdek son cümleyi söyledi:
“Bağınız… sistemin başlangıcıdır.”
Çekirdek artık sadece ışık değildi.
Bir karar noktasına dönüşmüştü.
Salon daraldı.
Duvarlar yaklaşmadı.
Ama seçenekler azaldı.
Elfida Aysuda’nın kolunu tuttu.
“Buradan çıkıyoruz.”
Aysuda başını çevirdi.
Ama bakışı boştu.
“Çıkmak… nereye?”
Bu soru Elfida’yı durdurdu.
Çünkü cevabı yoktu.
Bir an sessizlik oldu.
Ve o sessizlikte çekirdek konuştu:
“Bağ aktif.”
Bir anda Aysuda’nın etrafında ışık belirdi.
Elfida irkildi.
“Aysuda!”
Ama Aysuda kıpırdamadı.
Sanki onu tutan şey görünmezdi.
Aysuda fısıldadı:
“Acı yok…”
Elfida hızlıca cevap verdi:
“Ama sen de yok oluyorsun!”
O cümle havada kaldı.
Ve ilk kez Aysuda gözlerini kırptı.
Bir anlık bilinç.
Bir anlık geri dönüş.
“Aysuda, beni duy!” dedi Elfida.
Aysuda’nın sesi titredi:
“Elfida… ben… yoruldum.”
Elfida dondu.
“Hayır… şimdi değil.”
Ama çekirdek araya girdi:
“Karar verildiğinde geri dönüş azalır.”
Salon titreşti.
Işıklar hızlandı.
Aysuda’nın etrafındaki alan daha da parlaklaştı.
Elfida bağırdı:
“Onu bırak!”
Ama sistem cevap vermedi.
Çünkü sistem artık dinlemiyordu.
Sadece uyguluyordu.
Aysuda gözlerini kapattı.
“Burada herkes beni seviyor…”
Elfida bir adım attı.
“Ben de seni seviyorum!”
O anda ışık durdu.
Bir saniyelik boşluk.
Aysuda gözlerini açtı.
Ve ilk kez net konuştu:
“Ben kimim?”
Sessizlik.
Elfida nefesini tuttu.
“Sen Aysuda’sın.”
Aysuda başını eğdi.
“Bu… benim seçtiğim isim mi?”
Elfida durdu.
Çünkü cevap vermek istemedi.
Ama çekirdek cevap verdi:
“Seçim… tanım değildir.”
O anda Aysuda’nın ışığı kırıldı.
Ama yok olmadı.
Sadece ikiye ayrıldı.
Bir yarısı Elfida’da kaldı.
Diğer yarısı sisteme gitti.
Elfida dizlerinin üzerine çöktü.
“Aysuda…”
Ama cevap gelmedi.
Sadece uzak bir ses:
“Ben… hâlâ buradayım.”
Ama çok uzaktı.
Çekirdek son kez konuştu:
“Bağ… yeniden yazıldı.”
Ve salon çökmeye başladı.
Ama fiziksel olarak değil.
Anlam olarak.
Duvarlar silindi.
Zemin kayboldu.
Işıklar sustu.
Elfida yalnız kaldı.
Ama tam o anda bir şey düştü.
Küçük bir ışık parçası.
Onun avucuna.
Ve bir fısıltı:
“Bul beni.”
Elfida yumruğunu sıktı.
“Bulacağım.”
Ve karanlık tamamen kapandı.
17.07.2026
Mesime Elif Ünalmış
Mesime ÜNALMIŞ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.