Maceracı Arkadaşlar Kampta

MACERACI ARKADAŞLAR KAMPTA Miray, kamp yolculuğuna çıkacağı günün heyecanıyla erkenden uyandı. Sabah annesi onu uyandırdığında gözleri hâlâ uykudan şişmişti. Kahvaltısını aceleyle yaptı, çantasını hazırladı ve evden çıktı. Arkadaşlarıyla buluşacağı alanda İpek, Berra, Zeynep, Ali, Sümeyye ve Mehmet çoktan toplanmıştı. Hep birlikte yola koyuldular. Yaklaşık iki saatlik yolculuğun ardından kamp alanına vardılar. Çadırlarını kurarken Miray, daha…

MEYVELERİN DÜNYASI

🥕 1. Bölüm: Havuç🟢 Yazıya Git💬 Sen havucu en çok nasıl tüketmeyi seversin? Salatada mı, kekte mi yoksa çiğ mi? 🍋 2. Bölüm: Limon🟢 Yazıya Git💬 Limonun ekşiliği sana hangi anıyı ya da duyguyu çağrıştırıyor? 🍏 3. Bölüm: Elma🟢 Yazıya Git💬 Hangi elma türü favorin: kırmızı mı, yeşil mi, sarı mı? Neden? 🍌 4. Bölüm:…

Güzel Bir Bebek

Güzel Bir Bebek Can, minik elleriyle kanepeye tutunuyor, ayaklarıyla “Ben de yürüyeceğim,” der gibi titreyen bacaklarını dengede tutmaya çalışıyordu. Annesi Melis Hanım, Can’a çok düşkündü. Can, kapkara boncuk gözleriyle çok sevimliydi. Daima etrafına gülücükler saçıyordu. Melis Hanım, beş katlı bir binanın zemin katında oturuyordu. Odalardan biri çok karanlıktı. Bu odayı Can’a vermişlerdi. Gündüzleri Can’ı uyuturken…

HASTANE YOLLARI

HASTANE YOLLARI HASTANE YOLLARI Ertesi gün, Melis Hanım ve Ahmet Bey, Can’ı birlikte büyük bir hastaneye götürdü. Doktorlar, Can için hemen yatış işlemlerini başlattılar. Gerekli tetkikler yapıldıktan sonra, Can’ın tedavisi için Ankara’ya gitmesinin daha uygun olacağına karar verildi. Bebeğin sevki, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastanesi’ne yapıldı. Yaşadıkları şehirden ayrılarak, ertesi gün Ankara’ya doğru yola…

MEYVELERİN DÜNYASINDA

— Eylül Uyanıyor — Eylül Uyanıyor — Anne: Canım prensesim, çok güzel uyuyordun, seni kaldırmaya kıyamadım. Sana güzel bir meyve tabağı hazırladım ama önce kahvaltını yapmalısın. Eylül: Anne, ben çok güzel bir rüya gördüm. Rüyamda meyvelerin dünyasına gittim. Çok güzel bir kapı açıldı ve içeri girdim. Her taraf yemyeşildi ve etrafımda çok güzel meyveler vardı….

MEYVELERİN DÜNYASI EJDER MEYVESİ

EJDER MEYVESİ Merhaba Eylül, – Merhaba Ejder Meyvesi, nasılsın? İyi misin? – Sevgili Eylül, seni gördüm, biraz daha iyi oldum. Burada en çok merak ettiğim meyvelerden birisin. Ejder Meyvesi, nasıl faydaların olduğunu bilmiyorum ama baştan söyleyeyim, seni çok merak ediyorum. İsmini ilk duyduğumda çok heyecanlandım. Seni özellikle çok merak edince Muz bu konuda bana biraz…

MEYVELERİN DÜNYASIPORTAKAL

PORTAKALMerhaba Eylül, – Merhaba Portakal, nasılsın? İyi misin? – Sevgili Eylül,  sana yetistiğim için şimdi çok iyiyim. Sabırlı bir meyveyim. Bu yüzdenarkadaşlarıma öncelik verdim. Bir çok yerde yetiştirildiğim için her çocuğa kolaylıkla ulaşırım. Bu yüzden en son seninle konuşmak istedim. Ama arkadaşlarım Eylül uyanabilir deyince, biraz telaşlandım ve koşmaya başladım.  Sana önce geldiğim  topraklardan bahsedeğim….

MEYVELERİN DÜNYASI

ÇİLEK 🍓 ÇİLEK 🍓 Merhaba Eylül, – Merhaba Çilek, nasılsın? İyi misin? – Sevgili Çilek, seni gördüm, çok daha iyi oldum. Burada en çok merak ettiğim meyvelerden birisin. Çilek, nasıl faydaların olduğunu bilmiyorum ama baştan söyleyeyim, seni çok seviyorum. Armut bu konuda bana biraz darıldı, ama ne yapayım, seni görünce biraz heyecanlandım. – Tamam  Eylül…

ARMUT

ARMUT Eylül bu sesi daha önce hiç tanımadığını fark etti. Biraz yaklaşınca sesin sahibini gördü ve kendini tanıttı: – Merhaba, ben Armut. Eylül gülümseyerek cevap verdi: – Merhaba sevgili Armut, çok telaşlı görünüyorsun. – Evet, beni uzaktan ayvaya benzettiğini fark ettim ve sonra yetişemeyeceğim diye çok korktum. Eylül onu sakinleştirdi: – Merak etme sevgili Armut,…

MEYVELERİN DÜNYASI Bölüm 3

ŞEFTALİ ŞEFTALİ Merhaba Eylül, Ben Şeftali. Çocuklar beni çok severler, ancak bazı akrabalarım tüylüdür ve bu yüzden birçok insan tüylerimden rahatsız olur. Tadım çok güzeldir, ancak tüylerimden rahatsız olanlar beni soyarak da yiyebilir. Ama unutma, meyveleri iyice yıkadıktan sonra kabukları ile tüketmek çok daha sağlıklıdır. Faydalarımı saymakla bitiremem. Arkadaşlarım benim için “burnu havada” derler, ama…

MEYVELERİN DÜNYASI

Muz Muz Merhaba Eylül,Bekle bekle, sıkıldım nihayet bana sıra geldi. Eylül, burada olmak çok güzel, hepinizi tanımak istiyorum. O halde başlayalım! Herkes gibi ben de önce faydalarımdan bahsetmek istiyorum. Öncelikle, ben bol miktarda potasyum içeririm. Kansere karşı koruyucu etkilerim var ve kalbi korurum. Bu yönümle biraz elmaya benzerim. Nerede kalmıştık? Tamam, hatırladım. Ben kan şekerini…

MEYVELERİN DÜNYASI Bülüm 2

ELMA ELMA Nihayet sırayı bana verdin sevgili havuç. Eylül birazdan uyanacak, zaman kalmadı. Nasıl anlatayım faydalarımı, o kadar çok faydam var ki, anlat anlat bitmez. Özellikle çok sevildiğimi anlatmam gerek. Her yerde çok rahat yetiştiğim için, bütün insanlar bana kolaylıkla ulaşır. Öyle burnu havada bir meyve değilim ben. Yediden yetmişe herkes beni çok sever. –…

MEYVELERİN DÜNYASILİMON

LİMON Evet, şimdi sıra limonda. Bakalım limon Eylül’e neler söyleyecek. Limon, önce şöyle bir etrafında döndü. Altın sarısı rengi ile Eylül’ü etkilemeye çalıştı. Tam konuşmaya başlayacakken, sırada bekleyen muz tepki gösterdi. – “Anlatacaksan anlat artık, yoksa sıranı alırım,” dedi muz Limon,  muz arkadaşını fazla kızdırmadan anlatmaya başladı: – “Sevgili Eylül, öncelikle herkes beni sebze olarak…

MEYVELERİN DÜNYASI

HAVUÇ Eylül bir gün çok hasta oldu. Annesi onun iyi beslenmesi için elinden geleni yapıyordu. Eylül meyve yemeyi çok seviyordu. Ancak  marketlerde satılan abur cuburları ve  tatlı şeyleri de çok seviyordu. Annesi Eylül’e ! Meyvelerin sihirli gücünü bilseydin, böyle şeyler pek yemezdin, dedi. Eylül çok hasta olduğu için pek konuşamıyordu. Eylül  meyvelerin sihirli dünyasını merak…

BAYKUŞ İLE PRENSES NAYLA

Bir gün güzeller güzeli Prenses Nayla ormanda yürürken korkunç bir gürültü duymuş. Gürültüden irkilen Nayla, kendini bir anda yerde bulmuş ve çaresizce etrafına bakınmaya başlamış. Etrafta kimsecikler yokmuş. Prenses Nayla, zorlukla yerden kalkıp yürümeye devam etmiş. Kendi kendine, “Bunlar hep arkadaşım Fayla yüzünden geldi başıma,” diyormuş. Nayla, oflaya puflaya yürürken, ormanların ürkütücü kuşu Baykuş Şami,…

SİNCAP VE DOSTLARI

Arda, hafta sonları sokakta top oynamayı çok severmiş. Yalnız oynamak istemeyen Arda, arkadaşı Mert’i çağırmaya gitmiş. Mert ise biraz mızmız bir çocukmuş. Televizyon izlemekten, bilgisayar oyunları oynamaktan çok hoşlanırmış. Ama Arda’yı çok sevdiği için onunla oynamayı kabul etmiş. Arda, “Biraz ileride çok güzel bir yer biliyorum, birlikte oraya gidip oynayalım mı?” diye sormuş. Mert, Arda’nın…

KARABAŞ İLE ALİŞAN AMCA

 Alişan amca küçük bir kasabada yaşarmış. Bir bacağı ötekinden kısa olduğu için topallayarak gezermiş. Bacağı aksamasına karşın çok çalışkan bir adammış Alişan amca. İnsanları, doğayı, çocukları, yaşamayı çok severmiş. Bu sevgisi karşılıksız değilmiş. Herkes tarafından çok sevilen biriymiş. Alişan amcanın çok sevimli bir köpeği varmış, bu köpeğinin adı Karabaş’mış. Karabaş, Alişan amcanın peşinden hiç ayrılmazmış….

YAŞLI OLMAK

Bir zamanlar Sarıkız adında yaşlı mı yaşlı bir inek varmış. Bu ineğin sahibi Ayşe teyze de onun gibi yaşlıymış. Ayşe teyzenin bu koca ineğe bakacak takati kalmamış. Her gün yaylaya gidip ot toplaması gerekiyormuş. Ayşe teyze o kadar yoruluyormuş ki kolunu kaldıracak güç bulamıyormuş. Ayşe teyze, bir gün yine yaylada ot toplarken birden fenalaşmış ve…

EYLÜL UYANIYOR

Canım prensesim,  çok güzel uyuyordun, seni kaldırmaya kıyamadım. Sana güzel bir meyve tabağı hazırladım. Birbirinden güzel bu meyveleri yersen kısa zamanda iyileşeceksin. Ama önce kahvaltını yapmalısın . Eylül: Anne meyvelerin beni iyileştireceğini ben çoktan öğrendim. Nasıl öğrendin? Eylül: Anne ben çok güzel bir rüya gördüm. Rüyamda meyvelerin dünyasına gittim. Önce çok güzel bir kapı açıldı….

ÇİLEK Bölüm 6

Merhaba Eylül nasılsın? Merhaba Çilek Eylül: Sevgili çilek seni gördüm daha iyi oldum. Burada en çok merak ettiğim meyvelerden birisin. Doğrusunu söylemek gerekirse nasıl faydaların olduğunu  çok merak ediyorum.  Bu arada şimdiden söyliyeyim ben seni çok seviyorum.  Armut bu konuda bana biraz darıldı ama, ne yapayım. Seni görünce biraz heyecanlandım. Eylül: İtiraf edeyim, ben de…

ARMUT Bölüm 5

Merhaba! Sevgili Eylül  konuşmanızı böldüğüm için kusura bakma.  Eylül gülümseyerek, Sorun değil. Ben hepinizi büyük bir sabırla dinlerim. Biraz telaşlı görünüyorsun. Hep böyle sabırsız mısın? Evet şey beni dinlemiyeceğini düşündüm. Sana yetişemeyeceğim diye çok korktum. Uyanırsan nasıl anlatcam faydalarımı.  Eylül: Merak etme sevgili armut burada gördüğüm herkesle, tanışmadan bir yere gitmeyeceğim. Anlat bakalım ne gibi…

Otobüste Panik

   Otobüsün hareket etmesine iki saat kala yola koyuldular. Yolda bir pastaneye uğradılar.  Melis Hanım, Can için bir şeyler aldı. Terminal çok kalabalıktı. Bu kalabalık Melis Hanım’ı tedirgin etmişti. Vezneye uğrayarak otobüs biletini aldı. Otobüsün hareket etmesine on beş dakika vardı. Veznedeki görevliye kalabalığın nedenini sordu. Görevli “Asker sevkiyatı var” deyince Melis Hanım zaman kaybetmeden…

🍐 BÖLÜM 4 — Ayva

Merhaba sevgili Eylül.    Eylül: Merhaba sevgili ayva, şeftali senin  biraz utangaç olduğunu söyledi.  Doğru mu? Şey! evet biraz utangaç olduğumu söyleyebilirim. Seni görünce heyecanlandım. Eylül:  Benden utanman gerekmiyor. Benimle rahat rahat konuşabilirsin.  Şey o halde sana faydalarından bahsedeyim. Eylül: Tamam sevgili ayva seni dinliyorum.  Öncelikle zayıflamaya yardımcı olurum.  Kadınlar beni çok sever. Söz konusu…

Can Tıraş Oluyor

   Can, yedinci sınıfa gitmeye başladığında tedavisi de sürüyordu. Annesinin isteğiyle onu üniversite sınavına hazırlayacak bir kursa kaydoldu. Can, kursa yeteri kadar önem vermiyordu.  Her şeyi sona bırakmayı seven bir çocuktu.    Can okuldaki arkadaşlarını çok seviyordu.  Buse’yi ise diğer arkadaşlarından farklı bir yere koyuyordu. Bir çarşamba günüydü, Can, her zamanki gibi neşeyle okuluna gitti….

Tofi’nin Başına Gelenler

   Can, altıncı sınıfa geçtiğinde Melis Hanım oğlunu evde yalnız bırakabildiği için çalışmaya başladı. Zaten Melis Hanım’ın annesinin evi de uzakta değildi. O da torununu yalnız bırakmamaya çalışıyordu.    Günlerden bir gün Can, annesine köpek istediğini söyledi. Annesi Can’a dönerek; “Keşke bu istediğini yapabilseydim canım oğlum fakat biz bu evde kiracıyız. Ev sahiplerimiz bundan pek…

ŞEFTALİ

Merhaba Eylül dünyamıza hoş geldin. Eylül: Hoş buldum sevgili  şeftali.  Burda bir çok meyveyi daha yakından tanıma şansım oldu. Tanıştığım  meyveler daha önce hiç bilmediğim şeyler hakkında bilgiler verdiler. Annem bana meyvelerin sihirli güçlerini bilseydin,  abur-cubur yemezdin dediğinde, bende bir merak uyandırdı. Sonra kendimi bir anda, meyvelerin dünyasında buldum. Buraya nasıl geldiğimi bilmiyorum. Şeftali gülümseyerek;…

SAKINAN GÖZE ÇÖP BATAR

Can, altı-yedi yaşlarındaydı. Bembeyaz bir teni, tombul yanakları, hafif gamzeli, tatlı mı tatlı bir çocuktu. Herkes tarafından çok sevilirdi. Her okul çıkışı önce üstünü değiştirir, sonra da elini yüzünü yıkardı. Arkadaşlarıyla oynamak için öğretmenin verdiği ödevleri erkenden yapardı. Böylece kendisine daha çok vakit kalırdı. Can arkadaşlarıyla belirlediği saatte dışarı çıkıp oynardı. Ancak Melis Hanım Can…

Anne Kuş Masalını Anlatır mısın?

   Can konuşmaya başlamıştı. Tatlı dilli bir çocuktu. Annesi onunla uzun sohbetler yapıyordu. Yine bir gün Melis Hanım oğlunu uyutmaya çalışıyor, Can’sa uyumamak için direniyordu. Uyumayı hiç sevmiyordu. Melis Hanım ninniler söyledi, onu ayaklarında salladı ama Can oralı olmadı. Sonunda Melis Hanım, Can’ı yanına yatırdı. “Sana bir masal anlatacağım,”  dedi. İki yaşlarındaki Can kafasını onaylar…

Acı Biber

   Hastalık telaşını dinlemeyen zaman ilerledi. Can sokağa çıkıp oynayabilecek yaşa geldi. Bir sonbahar daha geldi çattı. Apartmanı kışa hazırlık telaşı sardı. Konu komşu birbirine yardım edip kış hazırlıklarını tamamlamaya çalışıyordu. Fatma Hanım, Melis Hanım’a seslendi; “Melis’ciğim işin yoksa bana yardım eder misin?” dedi.  Melis Hanım, yorgundu ama komşusunu kırmak istemedi; “Tamam, Fatma Abla. Birazdan…

Can Yine Hastanede

Can büyüyordu. Bir yandan da zorlu tedavisi sürüyordu. Sık sık Ankara’ya gidip geldiler.  Bebek farkında değildi elbette ama bir ömür boyu tedavi olmak zorundaydı. Annesi Can’ı rahat ettirebilmek, onun mutlu olmasını sağlamak için çok çaba harcıyordu. Sık sık yaptıkları otobüs yolculuklarında Melis Hanım mutlaka iki bilet alırdı. Can uyumadığı zaman Melis Hanım onu oyalamak için…

ELMA

Nihayet sırayı bana verdin. Sevgili havuç Eylül birazdan uyanacak, bana zaman kalmadı. Nasıl anlatayım faydalarımı, ben çok faydalı bir meyveyim. Kendimi iyi anlatmam lazım ve her kes tarafından, nasıl sevildiğimi de anlatmam gerek.  Aaa uzatma artık elma arkadaşım, anlat başlamaya! “Eylül gülümseyerek elmayı pür dikkat dinler.” Aslında ben; kendimle övünmek gibi olmasın ama, hemen hemen…

LİMON Bölüm 7

Evet şimdi sıra limonda. Bakalım limon Eylül’e neler söyleyecek. Limon önce şöyle bir etrafında döndü. Altın sarısı rengi ile Eylül’ü etkilemeye çalışıyordu. Tam konuşmaya başlayacakken; sırada bekleyen elma tepki gösterdi. Anlatacaksan anlat artık, yoksa sıranı alırım. Limon, elma arkadaşını fazla kızdırmadan tamam arkadaşım anlatmaya başlıyorum.  Sevgili Eylül öncelikle her kes beni sebze olarak bilir. Ama…

MEYVELERİN DÜNYASI

HAVUÇ Eylül bir gün çok hasta oldu. Annesi onun iyi beslenmesi için elinden geleni yapıyordu. Eylül meyve yemeyi çok seviyordu. Ancak  marketlerde satılan abur cuburları ve  tatlı şeyleri de çok seviyordu. Annesi Eylül’e ! Meyvelerin sihirli gücünü bilseydin, böyle şeyler pek yemezdin, dedi. Eylül çok hasta olduğu için pek konuşamıyordu. Eylül  meyvelerin sihirli dünyasını merak…

Bir Dalgınlık Anı 

   Can çok sevimliydi; Melis Hanım Can’ı balkona çıkarınca mahalleli çocuklar Can’ı görmek istiyordu. Yanaklarında beliren gamzeleriyle gülücükler saçıyordu.  Bebek, sevildiğini anlıyordu.    Bir iki hafta sonra Can emeklemeye başladı. Tutabilene aşk olsun… Can’ın emeklemeye başladığı günlerin birinde Melis Hanım, Can’ı uyutmak için karanlık odasına götürdü. Bir süre sonra Can, gözlerini kapattı, uykuya daldı.  Melis…

Hastane Yolları

   Ertesi gün Melis Hanım ve Ahmet Bey, Can’ı birlikte araştırma hastanesine götürdü. Doktorlar Can için hemen yatış işlemlerini başlattı. Gerekli tetkikler yapıldıktan sonra,  Can’ın tedavisi için Ankara’ya gitmesinin daha uygun olacağına karar verildi. Bebeğin sevki, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastanesi’ne yapıldı.    Yaşadıkları ilden ertesi gün ayrılıp Ankara’ya doğru yola çıktılar. Ahmet Bey…

Güzel Bir Bebek

Can, minik elleriyle kanepeye tutunuyor ayaklarıyla “Ben de yürüyeceğim” der gibi titreyen bacaklarını dengede tutmaya çalışıyordu. Annesi Melis Hanım, Can’a çok düşkündü. Can, kapkara boncuk gözleriyle çok sevimliydi. Daima etrafına gülücükler saçıyordu.    Melis Hanım, beş katlı bir binanın birinci katında oturuyordu. Odalardan biri çok karanlıktı. Bu odayı Can’a vermişlerdi. Gündüzleri Can’ı uyuturken zorlandığı için…

SAKINAN GÖZE ÇÖP BATAR

Can altı – yedi yaşlarındaydı. Bembeyaz bir teni tombul yanakları hafif gamzeli tatlı mı tatlı bir çocuktu. Herkes tarafından çok sevilirdi. Her okul çıkışı önce üstünü değiştirir, sonra da elini yüzünü yıkardı. Arkadaşlarıyla oynamak için Öğretmenin verdiği ödevleri yapardı .Böylece kendisine daha çok vakit kalırdı. Can arkadaşlarıyla belirlediği saat’te dışarı çıkıp oynardı. Ancak Melis Hanım…

MAHSUM MELEKLER

Can henüz anasınıfına yeni başlamıştı. Sabahım erken saatlerinde kalkmak zor olsada, okul telaşından, şikayet etmek aklına bile gelmezdi. Annesi Melis Hanım’da ev, iş ve okul arasında mekik dokuyordu. Can anasınıfını çok sevmişti, yeni arkadaşlar tanımak Can’ın hoşuna gitmişti. Arkadaşlarıyla bol bol oynuyor, çeşitli etkinlikler yapıyorlardı. Öğretmeni Şahika Hanım, küçük afacanlarla bazen resim çizdirir; bazen şarkılar…

AĞAÇ DİKMEK Bölüm 10

Hasan öğretmen bir gün küçük afacanları toplayarak önemli bir duyuru yapacağını söyledi. Minik afacanlar merakla öğretmenlerini dinlediler. Hasan öğretmen büyük bir heyecanla anlatmaya başladı. “Evet Çocuklar bugün sizlere çok önemli bir görev vereceğim”, dedi. Buse hemen atılarak ne görevi vereceksiniz öğretmenim? diye sordu. “Bugün okulda hep beraber ağaç dikeceğiz çocuklar”.  Çocuklar, bu  göreve  bayıldılar. Erdem,…

KIRILAN AĞAÇ DALI

Bölüm 9 Eylül arkadaşları Arda, Ceylin, Cemre ve Miray’la okul bahçesinde oyun oynuyorlardı. Ancak hava çok rüzgarlıydı. Nöbetçi öğretmenleri şiddetli esen rüzgara karşı onları uyardı. Öğretmen cümlelerini bitirir bitirmez, ardından bir ses duydu. Bu ses rüzgarın etkisiyle ağacın kuruyan dalından düşen bir ağaç dalıydı. Şans eseri kimse yaralanmamıştı. Ancak biraz korkmuşlardı. Arda, birden söze karıştı….

OKULDA TEMİZLIK Bölüm 8

Miraç henüz ikinci sınıfa gidiyordu. Bir gün öğretmeni okul bahçesinde bulunan kağıt, içecek kutuları ve ortaya savrulan çeşitli çöpleri toplamaları için dinlenme dersinde sınıfça bahçeye çıkardı. Çöpleri toplamaları için görevlendirdi. Miraç itiraz etti. Biz neden topluyoruz öğretmenim? diye sordu. Öğretmen eğilerek Miraç’ın gözlerine bakarak şöyle konuştu. Güzel oğlum  eskiden okul ve sınıf temizliğini bizler yapıyorduk….

MİSAFİRPERVER Bölüm 7

Göktürk büyük şehirde doğmuştu.  Daha önce oturduğu şehirden hiç ayrılmamıştı. Bir yaz tatilinde, dedesinin köyüne gittiler. Annesi ona köyde nasıl bir yaşam olduğunu anlatıyordu. Göktürk  anlatılanları anlamaya çalışıyordu. Köye  vardıklarında dedesi onlar için birbirinden lezzetli yiyecekler hazırlatmıştı. Anneannesi daha çok yöresel yemekler yapmıştı. Anneannesi ve dedesi onları kapıda karşıladılar. Sonra ellerini yıkadıktan sonra sofraya oturdular….

TIRNAK KESMEK Bölüm 6

Sema birinci  sınıfa yeni başlamıştı. Çalışkan ve öğrenmeye çok meraklıydı. Öğretmeni o gün Hayat Bilgisi dersinde mikrobun nasıl bulaşacağını anlatıyordu. Öğretmeni çocuklara bunu anlatırken bir yandan da çocukların tırnaklarını kontrol ediyordu. Tam o sırada Sema ellerini hızlıca çekip sıranın altına koydu. Bu davranışı öğretmenin dikkatinden kaçmadı. Öğretmen semaya yaklaştı.  Ellerini sıranın üzerine koymasını istedi. Sema …